Cinnah Cad. No:54 Çankaya Ankara Türkiye
+90 312 442 5656   +90 530 151 5330

ERKEK KISIRLIĞI

Erkeğe ait gebe kalmakta sıkıntı nedenleri arasında en önemli 3 tanesi:
 
  1. Nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklar (idiopatik oligoasthenoteratospermi-idiopatik OATs)
  2. Testislerden kirli kanı taşıyan damarların yetmezliği (varikosel).
  3. Menide hiç sperm olmamasıdır (azospermi)
 
Varikosel site içindeki diğer yazımızda detaylı olarak irdelenmiştir.
Spermin nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklarının tedavisi için bugüne kadar çok sayıda tedavi seçeneği denenmiştir. Bunların arasında antiöstrojenler (klomifen sitrat), androjenler (testosteron), antioksidanlar (E ve C vitaminleri), kortikosteroidler ve hareketlilik artırıcı ajanlar (Padutin, Kallikrein) sayılabilir. Yapılan kontrollü ve plasebo karşılaştırılmalı (bir gruba etkin madde diğer gruba ise aynı görsellikte hazırlanmış nişasta veya şeker verilmesi) çalışmalarda yukarıda sayılan bu ajanların hiçbirinin faydalı olduğu gösterilememiştir. Bu nedenle kullanımları önerilmemektedir. Peki nasıl tedavi edeceğiz?
 
  • Düzensiz beslenen ve sigara içen erkeklerde E vitamini kullanımı önerilebilir.
  • Sigara içimin azaltılması veya tercihen kesilmesi,
  • Dar iç çamaşırlarının giyilmemesi,
  • Uzun süreli hareketsiz kalınmaması ve daha sağlıklı bir yaşam biçiminin benimsenmesi önemlidir.
 
Bugün için kabul gören görüş erkeği tedavi etmek değil mevcut spermini kullanmak şeklindedir. Eğer kendiliğinden gebeliğe olanak tanıyan bir sperm analizi varsa, kadının yaşı genç ve evlilik süresi kısa ise bir süre daha beklenebilir. Menide toplam hareketli sperm sayısı 10 milyonun üzerinde ise aşılama yapılabilir. Aşılama uygulaması tüp bebeğe göre basit, ucuz ama başarı şansı da düşük bir seçenektir; uygulama başına başarı şansı %15–17 civarındadır. Bir başarısız uygulama sonrası 2 ay ara verilir ve çalışmalarda en fazla 3–4 kez uygulamanın etkin olduğu sonucuna varılmıştır.
 
Ağır sperm problemi varlığı veya hafif olgularda aşılama başarısızlığında mikoenjeksiyon işlemi uygulanır. Erkeğe bağlı nedenlerle gebe kalmakta sıkıntı durumunda, gerçekte  en etkin tedavi mikroenjeksiyondur. Kadının da genç olduğu ve yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu durumlarda başarı çok yüksektir. Başarı böyle çiftlerde %50-60’lara kadar çıkmaktadır.
 
 
 
 

SEMEN ANALİZİ

Semen analizi değerlendirmesi hastanın tedavisinde yol gösterici ve yönlendirici bir öneme sahiptir.

Semen analizi işlemi, tüp bebek merkezinde ejekülasyon yolu ile  verilen örneğin incelenmesi esasına dayanır. Bu incelemenin yapılacağı gün, hastanın 2-6 günlük cinsel perhizli olması gerekmektedir. Semen örneği  verme işleminde sabun veya benzeri kayganlaştırıcı maddeler, sperm hareketliliğine ve canlılığına zarar verebileceği için  kullanılmamalıdır. Gelen meninin tamamının steril kabın içine verilmesi gereklidir.

Semen örneği, likefaksiyon (çözünme) süresi  geçtikten sonra mikroskop altında  incelenir, sperm sayısı ve hareketliliği (motilite) açısından özel kamaralarda sayım yapılarak raporlanır. Ejekülat volümünün 2-6 ml arasında olması normal kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün en son kabul ettiği (WHO)  kriterlere göre;  sperm sayısının, mililitrede  15 milyondan  yüksek  ve hareketliliğin %40’ ın üzerinde olması normal kabul edilmektedir. Hareketli spermlerin de en az  %32’sinin ileri hareketli olması normal kabul edilmektedir.

Semen analizinde değerlendirilen bir diğer parametre de spermlerin şekilsel yani morfolojik olarak değerlendirilmesidir. Spermler baş, boyun ve kuyruktan meydana gelmiş hareketli hücrelerdir. Şekli normal olmayan  spermlerin dölleme yeteneği düşüktür. Düzgün kenarlı ve oval şekilli bir baş ve baş alanının %40-%70’ini kaplayan belirgin bir akrozoma sahip olmalıdır. Boyun, orta kısım ve kuyruğa ait herhangi bir defekti bulunmamalıdır.

Mikroenjeksiyon (ICSI) uygulamalarında sperm sayısı ve morfolojisi  kendiliğinden gebelik ya da invitro fertilizasyon (IVF) uygulamalarına göre daha az önem arz etmektedir. ICSI yöntemiyle mikroskop altında büyütülerek morfolojisi normal olan sperm seçilir, yumurta hücresine enjekte edilir. Bu sayede sayı ve morfolojik problem yaşayan hastalarda IVF ile olabilecek olası döllenme düşüklüğü önemli ölçüde aşılmış olur. Biz merkezimizde bu sebeplerle yalnızca ICSI tekniğini kullanmaktayız.