12 Eylül 2006 / Zaman Gazetesi

ENDÜSTRİ HALİNE GELEN TÜP BEBEK YÖNTEMİ UMUT TACİRLİĞİNE DÖNÜŞTÜ

Türkiye’de her yüz çift on beşinin çocuğu olmuyor. Bu nedenle yaklaşık 150 bin çift kısırlık tedavisi görürken, hastaların önemli bir kısmı tüp bebek merkezlerine başvurarak evlat sahibi olmayı umut ediyor. Ancak büyük hayaller kurarak gelen çiftlerin umutları ruhsatsız ve ehliyetsiz merkezler nedeniyle yok oluyor. Bazı merkezler ise Avrupa ve Amerika’da deneme aşamasında olan deneysel yöntemleri ailelere vaat ederek Çiftleri yanıltıyor.

Üreme endokrinolojisi, İnfertilite ve Yardımla Üreme Teknikleri Derneği TSRM (Ulusal Üreme Endokrinolojisi kongresi) Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, ailelerin merkez seçiminde çok dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Ruhsatlı çalışan bazı merkezlerin de ticari kaygılarla başarı kriterlerini değiştirdiğine dikkat çeken Yaralı, “Maalesef birçok merkez başarı ölçütü olarak gebe kalmayı alıyorç bu çok yanıltıcı ve yanlış bir yöntem; çünkü önemli olan gebelik değil bunun canlı doğumla sonuçlanabilmesidir” Diyor. Ailelerin çok seçici ve dikkatli davranması gerektiğini ifade eden TSRM Başkanı Prof. Dr. Yaralı, şunları anlatıyor:

“Tüp bebek merkezlerinde son dönemlerde büyük bir artış oldu. 2 yıl içinde sadece büyük şehirlerde değil Anadolu’nun birçok şehrinde yeni merkezler açıldı. Ancak merkez sayısının artması başarı oranlarını değil, ulaşılabilirliği arttırdı. Aileler bir merkeze adımını atmadan önce bazı konularda bilgi sahibi olmalıdır.” Çocuğu olmayan ailelere tek seçenek olarak tüp bebek yönteminin önerilmesini de eleştiren Yaralı, geleneksel tedavi yöntemlerinin göz ardı edilmemesini, 30 yaş altındaki çiftlere başka alternatifler sunulmasını istiyor.

Endüstri haline gelen tüp bebek yöntemi umut tacirliğine dönüştü