/

JİNEKOLOJİK KANSERLİ OLGULARDA TÜP BEBEK

Rahim kanseri gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Çoğunlukla menopoz sonrası dönemde görülmekle birlikte (sıklığı 100.00’de 80’dir), hastaların %5’inde rahim kanseri 40 yaşından önce rastlanmaktadır.

Rahim kanserinde standart tedavi rahim ve yumurtalıkların alınması ve gerekli olgularda operasyon sonrasında kemoterapi ya da radyoterapinin eklenmesidir. Ancak özellikle genç yaş gurubunda olan, çocuk istemi bulunan hastalarda hastalığın evresi incelenerek doğurganlığı korumaya yönelik tedavi seçimi yapılabilir.

Ancak bu yaklaşımdan önce mutlaka tümörün yayılımı (tümörün rahim içinde yayılımının düzeyi, lenf bezlerinin tutulumu, komşu organlar olan idrar torbası, bağırsaklar ya da vajina tutulum varlığı) belirlenmelidir. Elbette ki hayati önemi olan bir rahatsızlık olması dolayısıyla hastaya mevcut riskler anlatılmalı ve onayı alınarak doğurganlığı koruyucu cerrahi tedavi ve ilaç tedavisi yapılmalıdır.

Yumurtalık kanserleri de sıklıkla 70 yaş üstünde görülmekle birlikte olguların %1’i tanı konduğunda 20 yaşın altında olmaktadır. Standart tedavi olarak yumurtalık kanserinde rahim ve yumurtalıklar ile karın lenfatik yapılar alınmakta ve tedaviye kemoterapi eklenmektedir. Ancak uygulanacak tedavi elbette genç yaş gurubunda, özellikle çocuk istemi olan hastalarda önem kazanmaktadır. Erken tanı alan hastalarda (yapılan tetkiklerle tümörün sadece bir yumurtalıkta sınırlı olduğu saptanan olgularda) tek yumurtalık ve rahim korunarak cerrahi tedavi yapılabilmektedir.

Jinekolojik kanserli olgularda zamanın büyük öneminin olması nedeniyle çocuk sahibi olunabilmesi için tüp bebek yöntemine başvurulması doğru olacaktır. Literatüre bakıldığında rahim kanseri sonrasında tüp bebek yöntemi ile gebelik elde edilen 10’dan az vaka bildirimi bulunmaktadır ve bunların çoğu da tek vakalık bildirimlerdir.

Biz de kendi pratiğimizde daha önceden erken evre rahim kanseri nedeniyle tedavi görmüş 4 hastaya tüp bebek uygulaması yaptık. Bu 4 hastaya yapılan toplam 6 tüp bebek denemesinde 3 gebelik elde edilmiştir. Bu gebeliklerin hepsi doğumla sonuçlanmış olup bir hastamızın ikiz, diğer iki hastamızın tekiz çocukları olmuştur. Biz de olgularımızı yakın zamanda yurtdışında yayınlamak niyetindeyiz.

Literatürde tek olgu sunumu olan yumurtalık kanserli hastalarda tüp bebek uygulaması ile ilgili bizim pratiğimizde de bir hastamıza yaptığımız uygulama sonucunda rahim için gebelik elde edilmiş ancak maalesef yaklaşık 6. gebelik haftasında düşükle sonuçlanmıştır.

Ayrıca kliniğimizde (daha önce başka bir organ tümörü nedeniyle radyoterapi gören) yumurtalıkları radyoterapinin olumsuz etkilerinden korumak için operasyonla yumurtalık yeri karın içinde daha yukarıya alınan ve sonra tedavi bitiminde yine operasyonla normal yerine indirilen bir hastaya tüp bebek uygulaması yapılmıştır. Ancak bu hastamızda transfer sonrasında gebelik elde edilememiştir.

Elbette bu hastalar hem mevcut rahatsızlıkları nedeniyle hem de geçirilen tedavileri nedeniyle tüp bebek kapsamında zor hastalardır. Her basamağın titizlikle değerlendirilmesinin başarı için olmazsa olmaz olduğu tüp bebek uygulamalarında, zor hastaların gebe kalması biz hekimler için gurur vericidir. Ancak aldığımız sonuçlar göstermektedir ki doğurganlık çağında tanı konan jinekolojik kanser varlığında hasta mutlaka detaylı olarak incelenmeli, tümörün yayılımı belirlenmelidir. Tüm değerlendirmeler sonucunda erken evre hastalık saptanan olgularda, hastanın da onayı alınarak, doğurganlığı koruyucu tedavi yapılır.

Jinekolojik kanserli olgularda tüp bebek