TÜP BEBEK SÖZLÜĞÜ

Abortus: Gebeliğin 20. haftadan önce kaybedilmesidir. Boş kese, bebeğin kalp atışlarının durması ya da kanama ile seyreden düşüklerin tümü bu sınıfa girmektedir.

Açıklanamayan İnfertilite: Kadın ve erkeğe ait, gebe kalamamayı açıklayacak bir sorun olmamasına ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin elde edilememesidir.

Adenomyozis: Rahim iç yüzeyini döşeyen, her ay adet kanaması ile dökülerek yenilenen ve yapışma yeteneğindeki hücrelerin (endometrial hücreler) rahim kas tabakası (myometrium) içinde yerleşmesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Adenomyozis varlığında en sık görülen yakınma, adet miktarında artma ve ağrılı adet görmedir. Bazı çalışmalarda gebe kalmakta sıkıntıya yol açabileceği ya da düşük riskini arttırabileceği de raporlanmıştır.

Adezyon: Fibröz skar dokusunun, bantlar halinde organlar arasında yapışıklığa neden olmasıdır. Geçirilmiş karın içi ameliyatlar ya da çikolata kisti varlığına bağlı olarak, karın içi organlar arasında (rahim, tüp, yumurtalık ve barsaklar) ya da geçirilmiş kürtaj ve rahim içi müdahaleler sonucunda rahim iç yüzeyinde oluşabilir.

Amenore: Adet görmeme demektir. Ergenlik döneminden itibaren hiç adet görmeme yani primer, ya da öncesinde adet görürken sonradan adet görmeme (sekonder) olabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), beyindeki hipofiz bezinden FSH ve LH hormonlarının salgılanmaması nedeniyle (hipogonadotropik hipogonadizm) ya da ileri derecede yumurtalık rezerv azalması nedeniyle olabilir.

Amniosentez: Gebelik sırasında yapılan rutin taramalar sırasında kromozomal (yapı taşlarımız olan genleri taşıyan yapılar) anomaliler açısından riskin yüksek çıktığı, ya da genetik hastalık öyküsü olan ailelerde, mevcut gebelikte, bebekte genetik hastalık olup olmadığının anlaşılması için, fetüsün içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınarak bebeğe ait hücrelerin tahlil edilmesi işlemidir.

Androjen: Androjen hormonu her iki cinste de bulunmakta olan ve özellikle erkeklerin üreme sistemlerinin gelişmesinde ve de sağlıklı bir şekilde büyümesinde en fazla rol oynayan hormon gruplarının ortak ismidir. En önemli androjen hormonlarından biri testosterondur. Kadında da bir miktar androjen hormonu bulunmaktadır. Ancak düzeylerinin aşırı yükselmesi kıllanma, kilo artışı ve sivilceye neden olabilir ve yumurtlama fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir.

Androlog: Erkek infertilitesi uzmanı (ürolog-bevliye uzmanı ya da jinekolog-kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olabilir).

Anovulasyon: Kadında yumurtlamanın olmamasıdır. Polikistik over sendromu (PCOS), beyindeki hipofiz bezinden FSH ve LH hormonlarının salgılanmaması nedeniyle (hipogonadotropik hipogonadizm) ya da ileri derecede yumurtalık rezerv azalması nedeniyle olabilir.

Anöploidi: Hücrelerimizde yer alan ve kalıtımsal bilgiyi taşıyan yapı taşlarımıza kromozomlar denilmektedir. İnsanlarda 46 adet kromozom bulunur ve bunların 22 çifti vücut yani somatik kromozomlar iken, 2 tanesi X ve Y olmak üzere cinsiyet kromozomlarıdır. Kadınlarda kromozom dizilimi 46, XX iken, erkeklerde 46, XY’dir. Hücrelerde normalden farklı sayıda kromozom bulunmasına anöploidi denilmektedir.

Assisted Hatching: Döllenme aşamasından sonra oluşan embriyonun etrafında, zona pellucida adı verilen koruyucu bir zar oluşmaktadır. Zona pellucida, embriyo blastokist aşamasına geldiğinde kendiliğinden delinmektedir. Zarın delinmesiyle birlikte blastokist zarın dışına çıkarak endometrium dokusu ile doğrudan temas etmekte ve rahime tutunmaktadır. Bazı kadınlarda bu olayın zorlaştığı veya gerçekleşemediği düşünülmektedir. Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferi yapılmadan önce embriyonun etrafındaki dış zarın inceltilmesi veya tam olarak delinmesi işlemine Assisted Hatching denilmektedir. 

Astenospermi: Sperm hareketliliğinin, normalden az olmasıdır.

Aşılama (intrauterin inseminasyon): Yumurtalamayı uyarıcı hap (Clomen, Serofen, Femara) ya da gonadotropin adı verilen günlük iğne kullanımı (Gonal F, Merional, Menopur, Fostimon, Merional) ile yumurtalıklarda 1 yada 2 yumurta kesesi (folikül) gelişiminin sağlanması ve çatlatıcı iğne uygulaması ardından, yıkanmış ve konsantre edilmiş hareketli spermin rahim içine enjekte edilmesidir.

Azospermi: Erkeğin meni sıvısında hiç sperm bulunmamasıdır.

Biyokimyasal Gebelik: Gebelik testinin kanda yükselmesi ancak rahim içinde gebelik kesesinin ya da fetüsün görülme döneminden önce, değerin düşmesi ve negatifleşmesidir.

Biyopsi: Vücutta bir dokudan, patolojik inceleme amaçlı örnek alınmasıdır.

bhCG: Gebeliğin varlığını tespit etmek için kullanılan ve embriyodan salgılanan bir hormondur.

Blastokist: Mikroenjeksiyon sonrasında beşinci ya da altıncı güne ulaşmış olan embriyodur. Blastokist evresindeki embriyonun orta kısmı blastosel adını verdiğimiz bir sıvı ile doludur. Ayrıca dış hücre tabakası trofoektodermi oluşturan hücreler ve iç hücre tabakası inner cell massi oluşturan hücreler de ayrımlaşmışlardır.

Blastomer: Mikroenjeksiyon sonrasında 2 hücreli evreden morula dönemine kadar embriyonun içerdiği her bir hücreye blastomer denilmektedir.

Çikolata Kisti (Endometrioma): Rahim iç yüzeyini döşeyen, her ay adet kanaması ile dökülerek yenilenen ve yapışma yeteneğindeki hücrelerin, tüplerden geri akımla karın boşluğuna dökülerek yumurtalık yüzeyi üzerine yerleşmesi ve ardından yumurtalık içinde kistleşmesi ile oluşurlar. Bu hastalarda aynı zamanda karın içinde, yumurtalık, barsaklar ve rahim dış yüzeyinde de odaklar oluşabilir ve bu rahatsızlığa da endometriozis denir. Sıklıkla belirtisi, adet ya da adet dışı dönemde karın ağrısı, cinsel ilişki esnasında ağrı ya da gebe kalmakta sıkıntıdır.

Çatlatıcı İğne: Yumurtalık uyarımı yapıldıktan sonra gelişen yumurta keseleri yani foliküller istenilen boyuta ulaştığında uygulanan ve yumurtanın son olgunlaşmasını yapmasına aracı olan ilaçlardır. Bu amaçla Ovitrelle, Choriomon ya da Gonapeptyl kullanılabilir.

Dış Gebelik (Ektopik gebelik): Rahim dışında (tüpler, yumurtalık yüzeyi ya da karın boşluğu) gebelik kesesi oluşmasıdır.

Doğumsal iki taraflı vas deferens yokluğu (CBAVD): Spermleri testisten, penis içindeki üretraya kadar ileten toplayıcı kanallara vas deferens denilmektedir. Bu kanalların doğuştan olmaması durumunda menide sperm görülmeme yani azospermi gelişmektedir. Aynı zamanda bu durum kistik fibrozis denilen, ciddi akciğer sorunları ile seyreden bir rahatsızlıkla beraber de görülebildiğinden, çiftin bu açıdan değerlendirilmeleri ve gerekli hallerde, preimplantasyon genetik tanı (PGD) yapma gereği de olabilmektedir.

Döllenme: Dişi (yumurta) ve erkek (sperm) üreme hücrelerinin birleşerek tek hücre haline gelmesidir.

Düşük Over Rezervi: Kadında yumurtalıklarda yer alan yumurta sayısının azalmış olmasıdır. Diğer bir deyişle, yumurtalıkların çoklu yumurta üretme kapasitesinin azalmış olmasıdır. Ancak yumurta kalitesinin bir göstergesi değildir.

Ejakülasyon: Erkeğin mastürbasyon ya da cinsel ilişki yolu ile boşalmasıdır.

Ejekulat: Erkeğin mastürbasyon ya da cinsel ilişki yolu boşalması ile dışarı atılan ve içinde sperm bulunan sıvıdır.

Embriyo: Fetüsün, yumurtanın spermle döllenmesinden sonra bölünmesi ile oluşan ilk halidir.

Embriyo dondurma: Tüp bebek tedavisi ile elde edilen ve o ay transfer edilenler dışında kalan ve kalitesi dondurmak için uygun düzeyde olan embriyoların vitrifikasyon adı verilen özel bir yöntemle, -196 °C’ye kadar soğutularak, sıvı nitrojen tanklarında tekrar kullanıma kadar saklanmasıdır.

Endometrium: Rahim içini döşeyen, her ay adet kanaması ile atılıp, tekrar yenilenen fonksiyonel tabakanın ismidir.

Endometriozis: Rahim iç yüzeyini döşeyen, her ay adetle atılan ve yapışma yeteneğindeki hücrelerin, tüplerden karın boşluğuna da akarak, karın içinde, yumurtalık, barsaklar ve rahim dış yüzeyinde odaklar oluşturarak yerleşmesi ile oluşan bir rahatsızlık olup, adet sırası ya da adet dışı dönemde ya da cinsel ilişki esnasında ağrı şikayeti ile gebe kalmakta sıkıntı nedeni olabilirler.

Erkek Faktörü: Erkeğe ait bir sorundan ötürü çiftin gebelik elde etmesinde sıkıntı yaşanmasıdır.

Estrojen:  Kadınlık hormonudur. Çok az miktarda erkekte de bulunur.

Embriyo Transferi: Tüp bebek yolu ile elde edilen embriyo/embriyoların, yumuşak bir kateter yardımı ile rahim içine nakledilmesidir.

Fallop Tüpleri: Kadın vücudunda, bir ucu rahimle bağlantılı, diğer ucu karın boşluğuna açılan yaklaşık olarak 7-10 uzunluğunda bir organdır. Yumurtalıktan atılan yumurtayı yakalar ve sperm ile yumurtanın karşılaşması ve döllenme burada olur. 

Fertilizasyon: Spermin yumurta ile birleşerek, yeni bir canlı olan embriyoyu oluşturmasıdır.

Folikül: Yumurtalıklarda kendiliğinden doğal bir ayda ya da yumurtalık uyarımı ile gelişen, içinde yumurta bulunan sıvı dolu kese.

FSH (Follikül uyarıcı hormon): Beyindeki hipofiz tarafından salgılanan ve kadınlarda folikülün olgunlaşmasını, erkekte spermatogenezi (sperm üretimini) sağlayan hormondur.

Globozoospermi: Spermlerde baş kısmında bulunan ve dölleme fonksiyonunu gerçekleştiren akrozom yapısının olmamasıdır. Bu durum eğer tüm spermler için söz konusu ise, tüp bebek denemelerinde döllenme problemi yaşanabilmektedir.

GnRH (Gonadotropin Releasing Hormone): Beyinde hipotalamus denilen bezden salgılanan ve hipofiz bezinden FSH ve LH hormonlarının salınımını kontrol eden bir hormondur.

Heterotopik Gebelik: Aynı anda hem rahim içi hem de rahim dışında (tüpler, yumurtalık yüzeyi ya da karın boşluğu) gebelik kesesi oluşmasıdır.

Hidrosalpinks: Fallop tüplerinin, karın boşluğuna açılan kısmının yapışıklık ya da enfeksiyon nedeniyle kapanması sonucunda içine sıvı dolarak genişlemesidir. Hem kendiliğinden gebelik şansını azaltması hem de dış gebelik ve düşük riskini arttırması nedeniyle önemlidir.

Hipofiz: Vücuttaki iç salgı bezlerinin çoğunun (tiroid, yumurtalık, testis, böbrek üstü bezi vs) hormon salgılama fonksiyonlarını kontrol eden, beyinde yer alan bir endokrin organdır.

Histerosalpingografi (HSG): Rahim ve fallop tüplerinin iç yapısı ve geçirgenliği  hakkında bilgi sahibi olmak için yapılan bir görüntüleme yöntemidir. Rahim ağzından verilen ve radyoopak madde olarak tanımlanan özel ilaçlarla, aynı esnada radyolojik yöntemle grafi çekilerek yapılmaktadır. Yapılması için en uygun dönem adet bitiminden sonraki ilk 1 haftalık süredir.

Histeroskopi: Rahim içinin, rahim ağzındaki adet kanının aktığı doğal açıklıktan girilerek, bir kamera aracılığı ile görüntülenmesi işlemidir. Bu yolla rahimin doğuştan anomalileri, polip ya da rahim içine baskı yapan myomlar saptanabilir ve septum (rahim içi perde), polip ve myomların tedavisi sağlanabilir.

ICSI (Mikro enjeksiyon): Mikromanipülatör denilen özel cihazlar kullanılarak, döllenmeyi sağlamak amaçlı, tüp bebek uygulaması ile elde edilen her bir olgun (matür) yumurtanın içine, bir spermin enjekte edilmesi işlemidir.

IVF (Invitro fertilizasyon): Tüp bebek uygulaması ile elde edilen her bir olgun yumurtanın çevresine 10-15 bin hareketli sperm konmasının ardından, 19 saat sonra döllenmenin değerlendirmesi işlemidir. Döllenme oranları, mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemine göre daha az olduğu için, merkezimizde hemen daima mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini kullanılmaktayız.

İmplantasyon: Embriyonun rahim iç tabakasına yuvalanmasıdır.

İnferfilite: Gebe kalmakta sıkıntı yaşanmasıdır. Halk arasında kısırlık olarak da tanımlanır. İnfertilite tanımı, 35 yaş altında 1 yıl, 35 yaş üstünde ise 6 ay düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi olarak yapılmaktadır.

İnkübatör: Tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyoların, embriyo transferi ya da embriyo dondurma gününe kadar muhafaza edildiği, içindeki gaz oranlarının (CO2 ve O2), nem ve ısının kadın vücut içi ortamına en yakın olacak şekilde ayarlandığı özel cihazlardır.

İntramural miyom: Rahimin kas tabakası içinde yer alan, hemen daima iyi huylu olan tümörlerdir.

Jinekolog: Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı.

Kist aspirasyonu: Yumurtalıklarda yer alan içi sıvı dolu yapıların (kist) içeriğinin, transvajinal ultrasonografi eşliğinde ilerletilen bir iğne yardımı ile boşaltılması işlemidir.

Klinik Gebelik: Ultrasonografi ile  kesenin tespit edilmesidir. Dış gebelikler de bu sınıfa girmektedir.

Klivaj Evresi Embriyo: Mikroenjeksiyon sonrasında embriyonun, 2 hücreli evreden morula dönemine kadar olan gelişimine klivaj evresi denilmektedir.

Kordosentez: Anne karnındaki fetüsün göbek kordonundan tetkik amacıyla (kromozom analizi ya da genetik hastalık araştırlması) kan örneği alınmasıdır.

Kromozom: Hücrelerimizde yer alan ve kalıtımsal bilgiyi taşıyan yapı taşlarımızdır. İnsanlarda 46 adet kromozom bulunur ve bunların 22 çifti vücut yani somatik kromozomlar iken, 2 tanesi X ve Y olmak üzere cinsiyet kromozomlarıdır. Kadınlarda kromozom dizilimi 46, XX iken, erkeklerde 46, XY’dir.

Kültür Ortamı: Tüp bebek laboratuvarında, embriyonun transfer ya da embriyo dondurma gününe kadar içinde bekletildiği, besleyici maddeler içeren özel sıvıdır.

Kürtaj: Gebeliğin sağlıklı gelişimine devam etmemesi ya da 10 haftadan küçük gebeliklerde çiftin gebeliğin devamını istememesi nedeniyle plastik kanüller yardımı ile rahim içinin boşaltılmasıdır.

Laparoskopi: Karın içi organların görülmesini sağlayan cerrahi bir yöntemdir. Göbek deliğinden ve kasık bölgesinden girilen trokar denilen 5-10 mm çapındaki aletlerin içinden geçirilen kemera ile karın içi organlar görüntülenir ve gerekli hallerde cerrahi müdahale (yumurtalıklardan kist çıkarılması, myom alınması ya da karın içi yapışıklıkların açılması vb) yapılabilir.

Mastürbasyon ile sperm verilmesi: Tüp bebek uygulamalarında kullanılması için, cinsel ilişkiye girilmeksizin ve herhangi bir kayganlaştırıcı kimyasal madde ya da sabun kullanılmaksızın, elle uyarım yapılarak erkeğin steril bir kaba boşalmasının sağlanmasıdır.

Menopoz: Yumurtalık fonksiyonlarının bitmesi sonucunda hormon üretiminin olmaması ve adet döngülerinin sonlanmasıdır. Tanısı 1 yıl adet görmeme sonrasında geriye dönük olarak konulur.

Menstrüel Siklus: Adetin ilk gününden, diğer adet başlayana kadar geçen süredir. Genellikle uzunluğu 27-28 gündür. Ancak 21-35 gün aralığında olması normal kabul edilir.

Mikro-TESE (Testiküler sperm ekstraksiyonu): Erkeklerde meniye sperm atılamaması yani azospermi varlığında, tüp bebek tedavisinde kullanılmak üzere erkeğin testislerinden mikroskop altında değerlendirme eşliğinde ufak parçalar alarak sperm aranması yöntemidir.

Miyoma Uteri: Rahim kas tabakasından gelişen ve hemen daima iyi huylu olan tümörlerdir. Rahim kas tabakası içinde (intramural), rahim iç tabakasına (endometrium) baskı yapan yerleşimde (submüköz) ya da rahim dışına doğru (subseröz) büyüme gösterebilirler.

Morfoloji: Spermin, yumurtanın ya da embriyonun dış görüntüsüne göre değerlendirilmesidir.

Oligospermi: Erkeğin sperm analizinde, hareketli sperm sayısının normalden az olmasıdır.

Oosit: Kadın yumurtasıdır.

OPU: Yumurtalık uyarımı sonucunda, büyütülen yumurta keselerinin (folikül) hafif bir genel anestezi altında, ultrason eşliğinde yerleştirilen bir iğne yardımı ile toplanması işlemidir.

Over: Kadının, estrojen hormonu salgılanmasının olduğu ve yumurta üretiminin gerçekleştiği üreme organlarından biridir.

Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS): Yumurtalıkların gonadotropin (Gonal F, Menopur, Merional, Fostimon, Menogon) adı verilen ilaçlarla uyarımı sırasında yumurtalıklarda çoklu yumurta kesesi yani folikül gelişimine ikincil olarak, bu yapılardan salgılanan VEGF adı verilen bir madde nedeniyle damar geçirgenliğinin artması ve karın ve göğüs boşluğunda sıvı toplanması ile karakterize bir durumdur. Günümüzde aldığımız önlemler sayesinde bu durumla hemen hiç karşılaşmamaktayız.

Ovulasyon: Kadında kendiliğinden ya da ilaç tedavisi ile yumurtlamanın sağlanmasıdır.

Ovülasyon indüksiyonu: Kendiliğinden yumurtlama fonksiyonu olmayan kadınlarda, dışardan ilaç kullanarak yumurtlamanın sağlanmasıdır.

PESA (Perkütan sperm aspirasyonu): Doğuştan gelişen anomaliler, geçirilmiş enfeksiyonlar ya da cerrahi müdahaleler nedeniyle sperm toplayıcı kanallarında tıkanıklık olması sonucunda meniye sperm atılamayan yani azospermisi olan erkekte, tüp bebek tedavisinde kullanılmak üzere, erkeğin sperm toplayıcı kanallarından enjektör ile sıvı çekilmesi işlemidir. Alınan sıvının mikroskop altında değerlendirilmesi ile var olan spermler toplanarak, tüp bebek işleminde kullanılabilir.

PGD (Preimplantasyon genetik tanı): Ailede mevcut olan ve genetik geçiş gösteren bir tek gen hastalığı varlığında, tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyolardan, 5. ya da 6. günde hücre örneği alınarak hastalık durumunun analiz edilmesi yöntemidir.

PGT (Preimplantasyon genetik tarama): İleri kadın yaşı (38 yaş üstü), tekrarlayan gebelik kaybı ya da tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan hastalarda, tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyolardan, 5. ya da 6. günde hücre örneği alınarak, yapı taşlarımız olan tüm kromozomlar (22 çift vücut, 2 adet cinsiyet kromozomu) açısından analiz edilmesi yöntemidir.

Polikistik Over Sendromu (PCOS): Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluktur. Yumurtlama fonksiyonunda bozulma, vücutta kıllanma artışı, kilo almaya meyil ve kendiliğinden gebe kalmakta sıkıntı ile karakterize olabilir. Bu hastalarda aynı zamanda yaşamın ilerleyen dönemlerinde şeker, koroner kalp hastalığı ve yüksek tansiyon görülme riski de artmaktadır.

Polip: Estrojenik uyarım sonucunda, rahim içinde endometrium tabakasından köken alan ya da rahim ağzında oluşabilen hemen daima iyi huylu et beni şeklindeki yapılardır.

Progesteron: Yumurtlama sonrasında yumurtalıklardan salgılanan ve rahim içine embriyonun tutunabilmesi için gerekli olan hücresel değişimlerin gerçekleşmesini sağlayan bir hormondur. Gebelik oluştuğu takdirde, 7-8. gebelik haftasından itibaren plasenta yani bebeğin eşi progesteron üretimini devralmaktadır.

Primer İnfertilite: Çocuk isteği olan bir çiftin, hiç gebelik elde edememiş olması durumudur.

Sekonder İnfertilite: Daha önceden düşük ya da kürtajla sonlanmış olsa bile bir gebelik ve/veya doğum elde etmiş ancak ardından gebelik oluşmamış olan hasta grubudur.

Semen: Erkekten boşalma esnasında gelen ve sperm içeren sıvıdır.

Semen Analizi (Spermiogram): Erkeğin verdiği semen örneğinde, spermin sayısının ve hareketliliğinin laboratuvar ortamında, mikroskop altında analiz edilmesidir.

Serviks: Rahim ağzı.

Sonohisterografi: Ultrasonografi eşliğinde, rahim ağzından verilen serum fizyolojik denilen steril sıvı ile rahim içinin şişirilerek polip veya rahim içi miyom varlığının değerlendirilmesidir.

Spermatozoa: Erkek üreme hücresidir.

Sperm kanalları: Erkekte testislerde üretilen spermin, penisin ucuna kadar ulaşmasını sağlayan kanallardır.

Step Down Protokolü: Yumurtalıkların uyarılması amacıyla kullanılan ilaç dozlarının, başlangıç dozuna göre kademeli olarak azaltılmasıdır.

Step Up Protokolü: Yumurtalıkların uyarılması amacıyla kullanılan ilaç dozlarının, başlangıç dozuna göre kademeli olarak arttırılmasıdır.

Steril: Mikroorganizmadan arındırılmış demektir.

Submükoz Myom: Myomun, rahim iç duvarından (endometrium) köken alması ya da rahimin kas tabakasında yerleştiği halde endometrium tabakasına da uzanmasıdır. Gebelik oluşumu ihtimalini düşürebilecekleri ya da oluşan gebelikte düşük gelişimine neden olabilecekleri için, tedavi ya da gebelik planlaması öncesinde, histeroskopik yolla alınmaları önerilir.

Subseroz Myom: Rahimin kas tabakasından kaynaklanan myomun, karın boşluğuna doğru büyümesidir. Gebe kalınabilirliğe ya da gebeliğin devamına olumsuz etkileri yoktur.

Teratospermi: Semen örneğinde incelenen spermlerde şekil bozukluğu  bulunmasıdır.

Testesteron: Erkek üreme hormonudur.

Testis: Erkeklerde testosteron salgılanması ve sperm üretiminin yapıldığı üreme organlarından biridir.

TESA (Testiküler sperm aspirasyonu): Doğuştan var olan sorunlar, geçirilmiş enfeksiyonlar ya da cerrahi müdahaleler nedeniyle sperm toplayıcı kanalların yoluğu ya da tıkanıklık olması ile seyreden hastalıklar sonucunda meniye sperm atılamayan yani azospermisi olan erkekte, tüp bebek tedavisinde kullanılmak üzere erkeğin testislerinden enjektör ile sıvı çekilmesi işlemidir. Alınan sıvının mikroskop altında değerlendirilmesi ile var olan spermler toplanarak, tüp bebek işleminde kullanılabilir.

Tubal Faktör: Tüplerdeki doğumsal, geçirilmiş enfeksiyon ya da cerrahiler nedeniyle oluşan sorundan dolayı gebeliğin elde edilememesidir.

Tüp Bebek: Gonadotropin adını verdiğimiz ilaçlarla (Gonal F, Menopur, Fostimon, Merional ya da Menogon) yumurtalıkların uyarılıp, büyütülen yumurta keseleri istenilen büyüklüğe ulaştığı zaman yumurtanın son olgunlaşma bölünmesini tamamlaması için çatlatıcı iğne (Ovitrelle, Gonapeptyl ya da Choriomon) yapılmasının ardından yumurtaların hafif anestezi altında toplanması ile süreç başlar. Yumurta toplama günü, eşden alınan spermler, her bir olgun yumurtanın içine bir sperm enjekte edilecek şekilde mikroenjeksiyon yöntemi ile işleme alınır ve ardından 16-18 saat sonrasında döllenme ve ileriki günlerde bölünme takip edilerek embriyo sayı ve kalitesine göre toplamadan 3 ya da 5 gün sonra embriyo transferi ya da dondurulması planlanır. Bu yönteme tüp bebek denilmektedir.

Ultrasonografi: Ses dalgaları yayan bir makina yardımı ile, iç organların görüntülenmesi yöntemidir. Karından, vajinal ya da gerekli hallerde rektal yolla yapılabilir.

Ürolog: Böbrekler, idrar yolları ve erkek cinsel hastalıkları uzmanı.

Uterus: Rahim.

Varikosel: Erkeğin testislerinde, toplayıcı kan damarlarının genişleyerek varisleşmesidir.

Yumurtalıkların Uyarılması: Kadında çoklu yumurta gelişiminin sağlanması için ilaç tedavisi uygulanması.

TÜP BEBEK SÖZLÜĞÜ
Teşekkür ederiz
Gönderdiğiniz form tarafımıza ulaşmıştır. En kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir.
Hata! Formunuz gönderilirken bir hata oluştu.
Soru Sormak İstiyorum
Yorumunuzu Yazınız