Sizlerden Gelen Mektuplar

#HikayemeOrtakOl


20.06.2017

"Çocuğunuz olursa mucizenin ta kendisi olur" diyerek hastaneye kabul edilmemiş bir hastaydım. Hakan beye gittiğimde duymak istediğim şey sadece gerçekleri bilmekti. Boş umutlara kapılmak istemiyordum. Sağolsun tam da istediğim gibi yaklaştı, gerçekçi oldu, boşa vaatlerde bulunmadı, durum neyse açıkça izah etti. Zordu ama denemek lazımdı. Ve olmaz diyenlere inat oldu. Mucize bir değil 2 oldu. Şu anda allaha çok şükür bebeğimiz kucağımızda diğer embriyomuza kavuşmak içinse gün sayıyoruz. Bir yanımız Ankara da kaldı :) ASİL bebek biraz büyüsün tekrar görüşeceğiz.. Sivas'tan selamlar... :)

Rabia Kaygusuz


20.06.2017

Merhaba Anatolia Tüp Bebek, geçen sene bu zamanlarda yaptırdığımız tüp bebegimiz önce Allah'ın sonra Hakan Yaralı ve Mehtap Polat hocalarımızın sayesinde bu sene çok şükür kucağımızda. Değerli hocalarımıza ve tüm çalışanlarına, emeği geçen herkese canı gönülden eşim adına ve ben çok teşekkür ediyoruz ... Merhaba Mustafa Aras


17.06.2017

İlk önce Hakan Hocamıza ve degerli çalışanlarına çok teşekkür ederiz. Bize bu mutluluğu tatırdıkları için. 18 seneden sonra 1 oğlumuz oldu ve Turkiye'de her yeri gezdik evlat sahibi olmamız için denemedigimiz hiç bir şey kalmamıştı ve Ankara'da buldum çaremizi. Ve şimdi herkeze söylüyorum evlat sahibi olmak isteyenlere Ankara' ya gidin diyorum gerçekten çok başarılı bir ekip. Anatolia'ya gidip bebeği olmayan duymadım.

Fatma uslu


31.05.2017

 Merhaba. 12 yıl önce merkezinizde Hakan hocamda tüp bebek denememiz olmuştu.Çok güzel bir merkez ve çok disiplinli çalışıyorlar. Gördüğüm 4 tüp merkezinin içinde en iyileriydi.Başarılarınızın devamını dilerim.SİZLER UMUT KAPTANLARISINIZ Dilek Özdemir


15.05.2017

Hakan hocama saygılar sunuyorum bizimkiler on yaşına bastı. Çok başarılı bir ekibiniz var hepsi birer sizin gibi böylesi görmedim gerek yaklaşım gerek de başarıda. Onlar sizin eseriniz her zaman sizinleyiz...


15.05.2017

Bize bu mutluluğu yaşattığınız için en başta çok sevgili Hakan hocama, Mehtap hocama, Zuhal hocama, sımsıcak tüüümmm ekibinize teşekkür ediyoruz. Sizlere minnettarız...Çiğdem&Güven&Genco Karademir


20.03.2017

"Önce Allah sonra sizin sayenizde 10 sene sonra Hira oldu. Rabbim Hakan Hocam' dan ve ekibinden razı olsun. İyi ki varsınız iyi ki sizinle yolumuz karşılaşmış."  


24.02.2017

Merhaba ben Emir Eymen Yüncüoğlu bende Hakan Hocamın bebeklerindenim en yakın zamanda yanaklarından öpmek için geleceğim resmimi sayfanızda paylaşırsanız benim içinde güzel bir hatıra olacak sizleri seviyorum...


22.02.2017

Benim can doktorum, canım doktorum... Kelimeler kifayetsiz neyim olduğunuzu bizim için ne demek olduğunuzu anlatmak isterken.can diyorum canım diyorum yerine başka kelime bulamadığımdan.bir bebek sahibi olacağımız için mi bunları yazıyorum size.kesinlikle hayır.çocuğum olmasaydı yazmaz mıydım?kesinlikle hayır.toplumun yarısından fazlası hatice ye değil neticeye bak mantığındayken ben bunu sizin için asla diyemem.çünkü bana bunları yazdıran sonuç değil SÜREÇ tir.Beraberce çıktığımız yolda gördüklerimiz dir.öyle konforlu bir araçla çıktık ki yola.şoför koltuğunda siz,yanınızda kübra ve mehtap hanım,arka koltukta ben ve eşim.yol dümdüz değil engebeli hele ki o yol bizim yolumuz olunca bayağı bi engebeli.şoförümüz öyle usta ki bu işte her türlü zorluğu engin tecrübesi ve ekibiyle yeniyordu.peki o bilgisi ile yönlendirirken arabayı biz ne oluyorduk?bizde bilimsellik değil duygusallık ağır basıyordu ciddi bir anksiyete yaşıyorduk arka kolTukta.onun da çaresi benim canım doktorumdu.biz hakikaten bu yolda birlikteydik,hiç yalnız hissetmedik kendimizi.hakikaten her aradığımda ulaştım,her zor durumda bir muhatap buldum.ilgi ve alakasız kalmadık hiç.allah biliyor ya hep bu kez kızacak,bu kez soğuk davranacak dedim içimden bazen aramaya çekindim.ama yok hep aynı ses tonu sakin ılımlı..sadece kendisi değil çalışanları da öyle.bir gün sokakta ağlayarak yürüyorum çaresizim.yolda anatolia çalışanlarından biri ile karşılaştım.sımsıkı sarıldı ne oldu dedi yürekten.anlattım.hiç tanımadığım sadece merhaba dediğim o çalışan beni dinliyor ve çözüm bulmaya çalışıyordu.canım doktorum sizin adınız derman..siz bizim derdimize derman oldunuz.şimdi çoook uzun zamandır düşünüyorum,nasıl nasıl göstersem sevgimi,nasıl anlatsam bu yüce duyguyu size?en değerli şeyi vermek istiyorum size bu dünyadaki.ama bulamıyorum.küçük bir kız çocuğu olsam bebeğimi verirdim,erkek çocuğu olsam arabamı.en pahalı hediyeyi versem yetmez ki sınırı yok.en sevdiğim sözleri söylesem:derman,özen,sevgi,hoşgörü,içtenlik,şefkat...hepsi sizde var.öyle mutluyuz ki,öyle heyecanlıyız ki sayenizde ne versek ne desek az kalır.%50-55 şansla çıktığımız yolda bide 9 luk şanssızlık bizi buldu.yüreğimiz ağzımızda geçen 6 ay.neredeyse bir ara her hafta sonu sizin yanınızdaydık.artık yeter deyip bırakacakken kendimi hep dimdik çıktım yanınızdan sayenizde.biliyorum bu bebeği kucağıma siz vereceksiniz,boynunuza sarılıp hüngür hüngür ağlayacağım.çünkü düşünürken bile ağlıyorum.arkadaşlarınız demiş ki eınsteın öldü diye üzülmeyin,çünkü o var.ben de diyorum ki.eınsteın dA bile bukadar engiiin bir yürek yoktu.SİZİ ÇOOOK SEVİYORUZ.SİZİN BİZİ SEVDİĞİNİZDEN DAHA ÇOK.SİZİ SEVEN BİNLERCE İNSAN TOPLAYABİLİRİM:)  AYŞE AKKOÇ


22.02.2017

Eşimle çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde 5 yıllık evliydik. Eşim de ben de, korunmayı bırakınca, ilk doğal yolla denememizde; ya da en fazla 2-3.denemelerde hamile kalacağımı düşündük. Ne var ki, yaklaşık 1 sene doğal yolla denememize rağmen, çocuk sahibi olamadık. Bu arada, 1 yıllık süreç içinde, eşim ve ben tüm kontrol ve testlerimizi yaptırmış, benim yumurtalarım ve rahmim, eşimin spermleri her açıdan incelenmiş, hsg, ofis histereskopi gibi tetkikler, kan testlerimiz, hormonlarımız ve diğer birçok testi yaptırmış idik. Bu testlerde, ne eşimde ne de bende herhangi bir sorun tespit edilmiş idi. Bu durum bizi bir yandan mutlu ediyor, ancak diğer yandan da, bilinmez bir grup hasta içinde olmaktan dolayı korkutuyordu. Derken, doktorumuz tarafından zar zor ikna edildiğimiz bir aşılama sürecine girdik. Bu arada, o dönemde bizim için aşılama, tüp bebek ya da diğer alternatif yöntemler çok uzak ve “yok artık” dedirtecek cinstendi. Çünkü insan çocuk sahibi olmak isteyince, birincisi “hemen olsun” istiyor; ikincisi de kendisinde herhangi bir olumsuzluğu kabul etmek zor geliyor. Biz bu kaygıları yaşarken, üç aşılama denememizin 3’ü de olumsuz sonuçlandı. Şaşkındık ve bizi zor bir dönemin beklediğini anlayarak, yavaş yavaş durumu kabullenip tüp bebek sürecine girmeye başlamıştık. Doktorumuz bizi Ankara’da bir hastanenin tüp bebek merkezine yönlendirdi. Orada yapılan muayene ve tetkiklerimizde, “kolay hasta” grubuna girmiş, ilk denemede tutma şansı yüksek kabul edilmiştik. Bu bize çok güç vermişti ve iyi bir moral ile ilk denememizi yapmıştık. Herhangi bir sorun tespit edilmemiş hasta grubuna girdiğimiz için, ilk tüp bebek denemesinde hamile kalacağım bekleniyordu. Biz de çok umutluyduk. Ne var ki, o klinikte 2 kez deneme yapmış olmamıza rağmen, olumlu sonuç alamadık. Üstelik bir de dondurulmuş embriyo transferi yaptırmış, bunda da başarı elde edememiş idik. Eşimle artık umutlarımızı iyice kaybetmeye başlamıştık. Başka hastaların hikayelerini duyuyorduk; bilmem kaçıncı denemesinde hamile kalmışlar, umutlarını kestikleri anda olmuş, tek yumurtası varmış hamile kalmış, hiç olmaz demişler tutmuş, rahmi yokmuş çocuk doğurmuş gibi bizden daha olumsuz durumda olanların hikayeleriydi...onlarda başarı elde edilebiliyorken, bizde olmuyordu. İnsan bu sürece girince ve üstelik ardarda negatif sonuç alınca, iyice umutsuzluğa kapılıp, kendisinde güzel mucizelerin gerçekleşmeyeceğini düşünüyor ve maalesef istemeyerek de olsa isyan da etmeye başlıyor. Bu zor sürecimizde, eşimle birlikte herşeye yeniden başlamaya karar verdik. Çılgınca araştırmalar yapıyor, okuyor, soruyor, Türkçe-yabancı tüm kaynaklardan, bu gibi durumlarda sorunun ne olabileceğini, nelere dikkat edilmesi gerektiğini, tüp bebek başarısına etki eden faktörlerin neler olduğunu, embriyo kalitesinin önemi vb. gibi, belki de en başta edinmemiz gereken farkındalığa şu aşamada sahip olmaya çalışıyorduk. Bu arada, artık yeni bir denemenin yeni bir klinikte olması gerektiği konusunda da eşimle mutabık kalınca, ilk olarak İstanbul’a gittik. İstanbul’da bilinen en ünlü tüp bebek merkezlerinden randevu aldık ve uzunca bir süre bekledikten sonra, en yetkili doktorlarla tek tek görüştük. Hepsi bize laboratuvarlarından ve teknolojilerinden bahsediyor; kimse hikayemize; yani Bize önem vermiyordu. Kendimizi bir nesne, metaa gibi hissetmeye başlamıştık. Yaptığımız 3 ayrı görüşme sonrasında, eşim de ben de, İstanbul’a gelirsek, yüzlerce hastadan biri olmayı kabul etmemiz ve bize önerilecek birçok yeni yöntem ve tetkiklere güvenmemiz gerektiğini hissettik. Bu ise bizim o an ihtiyacımız olan son şeydi. Çünkü yorucu bir süreçten çıkmıştık ve istediğimiz en önemli şey, sonuna kadar güvenebileceğimiz ve bizim hikayemizi sahiplenecek bir klinikti. İşte tam bu süreçte, eşim, internette gezinirken, Anatolia Tüp Bebek Merkezi’nin web sayfasında Emel’in sıcacık yazısına rastlamıştı. Hemen Emel’i aramış ve randevu istemişti. Aslında Anatolia ile hikayemiz tam da burada başlamıştı. Yaklaşık 1-1.5 ay boyunca Emel ile görüşmeler yaptık. Emel bize kaybettiğimiz inancımızı ve güvensizliğimizi yeniden kazanmamıza büyük destek oldu. Kendimizi iyi hissetmeye başlayınca, yeni bir deneme süreci için Prof. Dr. Hakan YARALI ile görüşmeye karar verdik. Hakan Hoca ile henüz ilk randevumuzda, sanki bugüne kadar dalgalı denizlerde mücadele ediyormuşuz da, sakin bir limana gelmişiz gibi hissetmiştik. Hakan Hoca’nın durumumuza bakış açısı, açık, net ve dosdoğru bir şekilde konuyu ele alışı, en önemlisi de bizim hikayemizin içine girmesi bizi çok iyi hissettirmişti. İçimiz son derece rahat, kafamız net bir şekilde Hakan Hoca ve Anatolia ekibi ile yeni bir deneme sürecine başladık. Bir insanın tedavi sürecinde, doktoruna güvenmesi kadar önemli hiçbir şeyin olmadığını Hakan hoca ile her görüşmemizde hissediyorduk. İçimiz o kadar rahattı ki, bu yeni süreçte ilk kez hiçbir şey düşünmüyor, doğada yürüyüş yapıyor, yeni CD’ler-kitaplar alıyor, kısacası huzur bulduğumuz şeylerle ilgileniyorduk. Çünkü biliyorduk ki, bizi bizden daha iyi düşünen ve yapılabileceklerin en iyisini yapacak bir doktorumuz vardı. Gayet huzurlu bir tedavi döneminden sonra transfer günü geldi. Doktorumuz Hakan Hoca, transferden hemen önce bizimle yapmış olduğu görüşmede, 3.gün 12 adet olan  embriyomuzun her biri hakkında (embriyonun şekli, bölünmesi, gelişimi ve kalitesi gibi) embriyologlarıyla birlikte tek tek detaylı bilgi vererek, hangi embriyonun transfer edileceğini nedenleriyle birlikte açıklayarak,  bu konudaki hassasiyetini, dikkatini ve işine verdiği önemi bizlere derinden hissettirmişti. Bu şekilde bilgilendikten sonra transfere girdik. Önceki denemelerde, transfer esnasında kendimi çok kasmama rağmen, ilk kez çok rahat bir transfer geçirmiştim. Tabi ki bunda, Hakan Hoca’nın yaklaşımı ve sürece hakimiyetindeki başarısından sonra, beni transfer esnasında da yalnız bırakmayıp, elimi tutup başımda beni (onun deyimi ile vokal anesteziyle )  rahatlatmaya çalışan Emel’in de çok büyük katkıları var. Huzurlu ve rahat bir transferinden sonra, 12 günlük bekleme sürecine girdik. İlk kez bu süreci de inanılmaz rahat atlattık. Çünkü bu kez olmazsa, herkesin elinden gelenin en iyisini yaptığına inanıyorduk. Bu, insana nasıl bir huzur veriyorsa artık, çok rahat bir 12 gün atlattık. Bu süreçte Anatolia ekibi de bizi yalnız bırakmadı. Kan verme gününde, biraz kaygılanıp umutsuzluğa kapıldığımı itiraf etmeliyim. Ancak, her ne olursa olsun, duyacağımız olumsuz bir haberde üzülmeyecektik. Eşimle arabada beklerken telefon geldi, Anatolia’dan aranıyorduk, birden heyecanlandık. Ne konuşulduğunu duymuyordum ama eşimin yüzünün gülmeye başladığını gördüğümde anladım, inanamadım, telefonu kapattı ve “karıcım hamilesin” dedi. Sonuç pozitifti ve bizi hemen kliniğe bekliyorlardı. İnanamadık. Kliniğe gittiğimizde herkes bizi gülen yüzlerle karşıladı, hatta kan sonucumuz çıkınca kimin bizi arayıp haber vereceği hususunda dahi aralarında tatlı bir rekabet olmuş  Herkese sarıldık, şaşkındık, çok mutluyduk.  Hakan Hocayı görünce ona kocaman sarıldık. Son derece profesyonel ve soğuk kanlı olan doktorumuzun, bizim sevincimize tüm kalbiyle ortak olduğunu görünce, bir kez daha doğru yerde olduğumuzu anlamıştık. Şu anda 5 haftalık hamileyim ve eşimle dünyanın en mutlu çiftlerinden biriyiz. Yaşadığımız tüm bu süreçte eşim de ben de şunu anladık ki; bir doktorun hastasına her anlamda güven verebilmesi, hastanın doktoruna güven duyması çok önemliymiş. Biz Anatolia’da bunu gördük. Doktorumuzun işini büyük bir titizlikle yaptığını, yüreğini ortaya koyarak, bizleri kendi eşi-çocuğu-kardeşi gibi düşünerek doğru kararlar verdiğini gördük ve bu bizde inanılmaz bir güven ve huzur yarattı. Bu süreçte özellikle kadının psikolojisinin çok önemli olduğu düşünüldüğünde, doktorumuzun bize verdiği güven duygusunun başarıda muhakkak katkısının olduğunu düşünüyoruz. Hakan Hoca’nın bilgisinden, tecrübesinden, yeteneklerinden, başarısından ve hepsinden önemlisi o soğukkanlılığının arkasında gizlediği güzel yüreğinden faydalanabildiğimiz için çok şanslıyız. Başta Hakan Hoca’ya, Emel’e ve tüm ekibe herşey için çok teşekkür ederiz. Son olarak, bu konuda eşimle fazlasıyla okuyup araştırdığımız, İstanbul dahil birçok klinik ile görüşerek tecrübe edindiğimiz için  bu yolda mücadele eden tüm çiftlere şunu tavsiye etmek istiyoruz; bizler bu süreçte canımızı, kanımızı, umutlarımızı, hayallerimizi doktorumuza emanet ediyoruz. Bunlar çok önemli değerlerdir. Bu süreçte, sırtımızın sıvazlanmasına değil, bu değerlerimizi en iyi şekilde sahiplenecek, işini İYİ yapan bir ekibe ihtiyacımız var. Çünkü hiçbir zaman unutmayınız ki, herşey mükemmel gitse de, başarı ihtimali hiçbir zaman %100 değildir, dolayısıyla bizlerin başarımızı arttırmak için yapabileceğimiz tek somut şey, iyi bir ekip ile çalışmaktır. Ben ve eşim, Hakan Hoca’nın ve ekibinin,  değerlerimizi sahiplendiğine, işini somut, gerçekçi, bilimsel yöntemler kullanarak, büyük bir titizlikle ve kaliteyle yaptığına gözlerimizle, yüreğimizle şahit olduk. Bu nedenle bu yolda mücadele edenlere tüm kalbimizle, kendilerini Hakan Hoca’nın bilgisine ve tecrübesine emanet etmelerini ve gerisini de düşünmemelerini tavsiye ediyoruz. Ayrıca lütfen, olumsuz sonuç alsanız da, bizim gibi mücadeleye devam edin, yılmayın, öyle ya da böyle bu iş olacaktır... ELA ERTURAN