Tüp Bebek

Tüp bebek, kadına veya erkeğe bağlı bir sebep nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftlere, uyguladığımız bir tedavi yöntemidir. Bu sayfada, tüp bebek nedir, tüp bebek tedavisi kimlere uygulanır, aşamaları nelerdir, güncel tüp bebek fiyatları nasıldır gibi başlıkların yanında sayfanın son kısmında sık sorulan sorular bölümünde tüp bebek tedavisi ile ilgili akla takılan soruların cevaplarını bulacaksınız.

Tüp bebek konusundaki Anatolia Tüp Bebek Merkezinde yapılan uygulamaları görmek için ise aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.

Tüp Bebek Uygulamalarımız

 

TÜP BEBEK NEDİR?

Tüp Bebek, kadına veya erkeğe bağlı kısırlık sebebiyle çocuk sahibi olamayan anne/baba adaylarına uygulanan yardımcı üreme tekniğine verilen isimdir. İnsanda ilk kez 1978 yılında İngiltere’de başarı ile uygulanmıştır. Günümüzde tüm kısırlık olgularında başarı ile uygulanmaktadır. 

TÜP BEBEK TEDAVİSİ


Tüp Bebek Tedavisi
; kadından yumurta toplama ile elde edilen yumurta ve erkekten alınan spermin, laboratuvar ortamında birleştirilmesi / döllenmesi sonrası elde edilen embriyonun rahim içine nakledilmesidir. Bu tedaviden sonra elde edilen gebelik ile normal yolla elde edilen gebelik arasında bir fark yoktur. 

IVF'in ilk kullanıldığı yıllarda tüp bebekte yumurta ve sperm yan yana getirilerek, kendiliğinden döllenme hedeflenmiş ancak özellikle ağır sperm problemi olan olgularda standart tüp bebek ile maalesef döllenme çok düşük oranlarda olmuş veya hiç döllenmeme sıklıkla gözlemlenmiştir. İlk defa 1992’de Belçika Brüksel’de meni spermin mikroenjeksiyonu ile ağır sperm problemi olan bir çiftte ilk gebelik tanımlanmıştır. Ardından yine Belçika’dan 1994’de tıkayıcı azopermili bir olguda, 1995’de de tıkayıcı olmayan azospermik bir olguda testisten biyopsi ile elde edilen sperm kullanılarak ve mikroenjeksiyon ile ilk gebelikler yayınlanmıştır.

Biz kliniğimizde, döllenme oranlarının daha yüksek olması nedeniyle, gebe kalamama nedeninden bağımsız olarak her hastada mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini kullanmayı tercih etmekteyiz.

Elbette zaman içinde tüp bebek tedavilerinde baş döndürücü hızla olan gelişmeler ile hem etkinlik (gebelik oranları) hem de emniyetlilik (çoğul gebelik oranlarının azalması, aşırı uyarım sendrom riskinin neredeyse sıfırlanması) artmıştır.

Tüp Bebek Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Hastalarımıza yaptığımız ilk değerlendirme sonrasında, her hastanın bireysel özelliklerine, yaşına ve yumurtalık rezervine göre, kişiye özel tedavi protokolünü belirlemekteyiz. Bu nedenle adet öncesi dönemde bazı hastaların, kendilerine uygun görülen ilaç tedavi protokolü kapsamında 1 hafta 10 gün kadar ilaç kullanmaları gerekebilmektedir.

Ardından kadının adeti ile başlayan tüp bebek tedavisi adetten itibaren yaklaşık olarak 2-2.5 hafta sürmektedir. Yani tüp bebek tedavisi ortalama 14 gün ila 18 gün arası sürmektedir. Yumurta toplama gününden 2 hafta sonra yapılan kanda gebelik testi ile de gebelik durumu anlaşılabilmektedir.

Tüp bebek öncesine dair beslenme nasıl olmalı, kullanılması gereken vitaminler, hangi testler yapılmalı gibi bir çok sorunuzun cevabı için tüp bebek öncesi merak edilenler yazımızı okuyabilirsiniz. 

TÜP BEBEK KİMLERE, NE ZAMAN YAPILIR?

  • Kendiliğinden gebe kalmaya engel yaratacak kadın ait problem (hidrosalpenks , endometriozis) ya da erkeğe ait problem varlığında ya da tüp bebek öncesi tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek yöntemi uygulanır.
  • Ayrıca, kadın yaşı 38 yaş ve ötesinde ise, çiftlerden birine ait kromozomal bir sorun var ise ya da ailede bilinen bir genetik hastalık varlığında da sağlıklı embriyonun saptanması amacıyla tüp bebek tedavisine ilaveten genetik tanı amaçlı embriyo biyopsisi ve pre-implantasyon genetik tarama/tanı (PGT-A/M/SR) işlemleri de yapılabilmektedir.
  • Zaman zaman sorulan ''İsteğe bağlı tüp bebek yapılır mı?'' sorusunun cevabı da evettir. Elbette çiftin arzu etmesi halinde tüp bebek tedavisi planlanabilir.

PGS/PGT Yönteminin tüp bebek sonuçlarını nasıl iyileştirdiğini merak edenler Genetik Ayıklama sayfamızdan detaylı bilgi alabilirler.

Düzenli Bir Cinsel Beraberliğe Rağmen Çocuk Sahibi Olamayan Çiftler, Ne Zaman Tüp Bebek Tedavisine Yönelmeli?

Kısırlık (infertilite), düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Bayan yaşı 35 ve üzeri olgularda bu süre 6 ay olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle bayan yaşı 35'in üzerinde ise veya öykü ve fizik muayenesinde kısırlık ile ilişkisi olabilecek herhangi bir bulgu varsa araştırmalar daha erken başlatılmalıdır.

Bayan yaşı 40 üzerinde olan olgularda ise birkaç ay içerisinde hızlı ve etkin bir değerlendirme yapılmalıdır.

Kısırlık konusunda Anatolia'da yapılan uygulamalara Kısırlık Tedavisi sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

AŞAMA AŞAMA TÜP BEBEK SÜRECİ

Tüp bebek yöntemi, her hastaya özel olarak seçilen ilaç şeması dahilinde yapılan yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, yumurtaların sperm ile döllenmesi (mikroenjeksiyon) ve oluşan embriyo(ların) nakli (embriyo transferi) aşamalarından oluşur. Bu aşamaları birlikte detaylı bir şekilde inceleyelim.

Ön Görüşme ve Başlangıç

  1. Uzman Doktorumuz anne baba adayının geçmiş hikayesini dinler.

  2. Anne adayı muayene edilir ve anne/baba adayına başlangıç testleri yaptırılır.

  3. Infertilite (kısırlık) nedenleri hakkında bilgi verilir.

  4. Uygulanacak testler konusunda bilgi verilir.

  5. Tedavi başarı oranları hakkında bilgi verilir.

  6. Tüm bu bilgiler ışığında, tüp bebek tedavisi bireyselleştirilerek uygun tedaviye başlanılır.

Yumurtalıkların Uyarılması (Ovülasyon İndüksiyonu)

  1. Tüp bebek tedavisinde amaç çok sayıda folikül-yumurta elde etmektir.

  2. Bu nedenle  adet kanamasının 2. ya da 3. günü itibari ile yumurtaları uyarmaya başlarız. Adetin 2-4. günü başlangıç ultrasonografisi yapılıp, kan estradiol ve progesteron düzeyi bakıldıktan sonra yumurtaları uyarıcı iğnelere başlanır. Yumurtaların uyarımı kişiden kişiye değişmekle birlikte  ortalama 8 - 12 gün kadar sürer. Bu sürenin sonunda 17 mm çapın üzerine ulaşmış en az 3 tane follükül varlığında çatlatıcı iğne uygular, yumurta toplama yapmayı planlarız

  3. İlaç dozlarınızı içeren ilaç karnesi hemşirelerimiz tarafından verilecektir.

Yumurtalıkların uyarılması oldukça detaylı bir konudur. Ovülasyon indüksiyonundan ilaçların yan etkileri var mıdır, ilaçların saklanma koşulları, aşırı uyarım sendromu gibi soruların cevabı için yumurtalıkların uyarılması yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Yumurta Toplama

  1. Olgun yumurta, çoğunlukla, çapı 15mm’nin üzerinde olan foliküllerden elde edilir.

  2. Tercihen 3 veya daha fazla folikül 17mm’nin üzerine ulaştığında çatlatıcı iğne uygulanır.

  3. Genellikle çatlatıcı iğne saatinden 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Her kadının yumurtalık rezervi farklıdır. Bu nedenle tüp bebekte toplanan yumurta sayısı da kadının yumurtalık rezervine göre farklılık gösterir.

Bu işlem ile ilgili aklınıza takılan soruların cevaplarına yumurta toplama yazımızdan ulaşabilirsiniz. 

Tüp Bebek Tedavisinde Erkekten Sperm Nasıl Alınır?

Azospermi olmayan erkeklerde, yumurta toplama günü (öncesinde 3-6 gün arası cinsel perhiz uygulanması istenir.) herhangi bir kayganlaştırıcı jel, krem vs. kullanmadan, erkeğin mastürbasyon yöntemi ile sperm üretmesini isteriz. Azospermi olan erkeklerde yumurta toplama işleminden 1 gün önce MikroTESE / PESA / TESA yöntemleri ile sperm elde edilebilir.

Yumurtaların Sperm ile Döllenmesi (Mikroenjeksiyon)

  1. Döllenme standart tüp bebek (in vitro fertilizasyon; IVF ) veya mikroenjeksiyon (intrasitoplazmik sperm injeksiyonu; ICSI ) ile sağlanır.

  2. IVF ve ICSI'nin tek farkı dölleme safhasıdır. Bunun dışında tüm basamaklar tamamıyla aynıdır.

  3. ICSI daha çok sperm problemi olan ve izah edilemeyen infertilite olgularında tercih edilse de merkezimizde tüm olgularda daha yüksek döllenme oranları elde edilmesi nedeniyle ICSI yöntemi uygulamaktayız.

  4. ICSI öncesinde, yumurta etrafındaki hücreler eritilir ve bu şekilde yumurta mikroenjeksiyona hazır hale getirilir.

  5. Ardından her bir olgun yumurtanın içine bir sprem hücresi enjekte edilir.

Sperm tetkikinde sperm bulunmaması durumunda hangi işlemlerin yapıldığını Azospermi sayfamızdan okuyabilirsiniz.

Embriyo Transferi - Oluşan Embriyo(ların) Nakli

Tüp bebek tedavisinde embriyoların anne rahmine yerleştirilme adımları şu şekilde ilerler ve transfer genellikle hazırlık dahil ortalama 5 dakika sürer.
  1. Vajen ıslak bir gazlı bezle usulüne uygun temizlendikten sonra, özel kültür sıvısı ile rahim ağzı yıkanır.
  2. Biz transfer yapmadan hemen önce bir deneme kateteri ile (trial katater) rahim içine girme yolunu belirler ve bu şekilde, 1 dakika sonra yapılacak embriyo transferi sırasında embriyoların çok hızlı, hiç zedelenmeden rahim içine yerleştirilmesi için “haritalaması”nı yaparız.
  3. Embriyolog transfer edilecek embriyoları katetere yükleyerek laboratuvardan getirir. Ardından transfer gerçekleştirilir.
  4. Çiftin bireysel özelliklerine, transfer edilecek embriyo sayısına ve embriyo kalitesine göre embriyoların 3. gün yada 5. gün nakledilmesine karar verilir.
  5. Transfer ardından 3. gün nakledilen embriyo rahimde 5.6. Gün embriyosuna dönüştükten sonra, blastokist aşamasında nakledilen embriyo da günler içerisinde rahime tutunmaya baslar. 2. Gun embriyo naklini ise merkezimizde tercih etmemekteyiz.

Embriyo transferi ile ilgili merak ettikleriniz, öncesi ve sonrası yapılması gerekenlerle ilgili daha fazla bilgi için embriyo transferi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Transfer edilen embriyolar dışında kaliteli embriyo varlığı durumunda ise embriyo dondurma yapabilmekte ve gelecekte dondurulmuş embriyoların nakli ile en az taze uygulamalar kadar başarılı bir şekilde gebelik elde edebilmekteyiz. 

Tüp bebekte transfer sonrasına dair kahverengi lekelenme, transfer sonrası beslenme gibi bir çok sorunuzun cevabına tüp bebek sonrasına dair merak edilenler yazımından ulaşabilirsiniz.

Nakledilecek embriyo sayısı neye göre belirleniyor? 1 mi 2 mi?

Ülkemizdeki Tüp Bebek Yönetmeliği uyarınca transfer edilen embriyo sayısına yasal düzenleme getirilmiştir. Bu nedenle kadın yaşı 35 yaş altı olan olgularda, ilk 2 uygulama için tek, 2’den fazla başarısızlık var ya da kadın yaşı 35 üstü ise sadece 2 embriyo transferine izin verilmektedir.

Bu yasal düzenlemenin çok doğru olduğuna kalben inanmaktayız. Çünkü çoğul gebelik hem anne hem de bebek açısından her türlü riski beraberinde getirir. Özellikle erken doğum sonrası prematüre bebeklerde hafiften-ölümcüle değişkenlik gösteren ve sekel bırakacak komplikasyonlar artmaktadır.

Başarı oranı iyi tüp bebek merkezleri az sayıda embriyo transfer ederek canlı doğum oranlarından feragat etmezler. Biz de bu konuda çok duyarlı olduğumuz için, yasal düzenleme müsade etse dahi, 35-38 yaş aralığında, hastamız ile detaylı görüşerek 1 (hasta isteğinde 2) embriyo transferini planlamaktayız.

38 yaş üzerinde bir nedenle preimplantasyon genetik tanı (PGT-A/M/SR) yapılmasını arzu etmeyen hastalarımızda 2 embriyo transferi yaparken, PGT-A/M/SR uyguladığımız hastalarda, kadın yaşından ve normal olan embriyo sayısından bağımsız olarak, daima tek embriyo transferi planlamaktayız.

Gebelik Testi

Yumurta toplama gününden 14 gün sonra kanda gebelik testi yapılarak tup bebek tedavisi sonrasında gebelik elde edilip edilmediği anlasilabilir. Gebelik testi değerinin 2 gün ara ile yaklaşık olarak 2 katına çıkması normal olarak kabul edilir. Tüp bebekte gebelik testi ne zaman yapılır ve test ile ilgili bilmeniz gerekenleri tüp bebekte gebelik testi yazımızdan okuyabilirsiniz.

Tüp Bebekte Tutunma Belirtileri Var mıdır?

Tüp bebek tedavisinde, gebeliğin oluşup oluşmadığını ancak  embriyo transferinden 9-11 gün sonra kanda gebelik testi ile anlayabiliyoruz. İlk bakılan Beta-HCG değerinin en az 30 IU/L olmasını bekliyoruz. Bu değerin iki gün aralıklarla, 2 kez daha iki katına yükselmiş olduğunu gördükten 10 gün sonrası için de anne adayımızı ilk gebelik ultrasonografisinin yapılması için davet ediyoruz. Bu aşamalarda anne adayında herhangi bir tutunma belirtisi gözlenmemektedir. Ancak gebelik oluşması dahilinde, gebelik hormonunun yükselmesi nedeniyle mide bulantısı, yorgunluk hissi, halsizlik  gibi şikayetler olabilir.

Tüp Bebeğin Tutmadığı Nasıl Anlaşılır?

Tüp bebek tedavisinde gebeliğin oluşmadığı, kanda gebelik testi yapılarak anlaşılır. Vajinal kanama dışında özel bir belirtisi yoktur. Ancak bazen gebe kalan hastalarda da farklı miktarlarda kanama görülebildiği için, size söylenen günde mutlaka kanda gebelik testi yaptırmanızı öneririz.

TÜP BEBEK FİYATLARI 2021

Tüp bebek fiyatları 2021 yılında Türkiye'nin farklı noktalarındaki tüp bebek merkezlerinde farklılıklar gösterebilmektedir. Ancak ortalama güncel tüp bebek ücretleri 10.000 ile 14.000 TL aralığında olmaktadır. Tüp bebek tedavi ücretindeki bu farklılık bir çok faktöre bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Tüp bebek hasta danışmanlarımızdan tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak isterseniz hemen aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir, tüp bebek ücretleri ile ilgili size geri dönüş sağlamamız için iletişim formu üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Tüp Bebek Fiyatlarına Etki Eden Faktörler

Tüp bebek fiyatlarına etki eden faktörleri 2 başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar tedavi protokolü ile merkezin donanımı ve konumudur.

Tedavi Protokolündeki Farklılıklar:

Şüphesiz ki tüp bebek fiyatlarına etki eden en önemli hususlardan biri tedavide uygulanan protokoldeki farklılıklardır. Ön muayeneden sonra çiftlere ait bulgular hekim tarafından etraflıca değerlendirilir. Değerlendirme sonrasında çiftimize uygulayacağımız tedavi seçeneği belirgin hale gelir. Merkezimizde her çiftimize muayene sonrasında gerek yazılı gerekse de sözlü tüp bebek maliyeti hakkında bilgilendirme yapılmaktadır.

  • Çiftlerimize; transfer günü transfer edilen embriyoların dışında, dondurma kriterlerine uygun embriyoların olması durumunda embriyo dondurma önerebiliyoruz. Çiftlerimiz dondurmayı arzu ederlerse, standart tüp bebek fiyatı dışında embriyo dondurma maliyeti de eklenir.
  • Rahim Dinlendirme yapılacak olgularda, taze transfer yapmayarak bütün embriyoları donduruyoruz. Bu hasta gruplarında donma çözme uygulaması ile birlikte iki aşamalı bir tedavi sürecimiz olmaktadır. Bu nedenle tüp bebek tedavi fiyatına ek olarak embriyo dondurma ve embriyo transferi maliyeti de eklenebilmektedir.
  • Sürekli Embriyo İzleme Sistemi (Embriyoskop) gibi teknolojileri özellikle önceki uygulamalarında embriyoları 5. Güne  ulaşamamış olgularda çiftlerimizden gelen talep dahilinde kullanabiliyoruz. Transfer edeceğimiz embriyoya karar verirken tutunma olasılığı en yüksek olan embriyoyu belirlememize olanak sunan bu teknolojinin kullanılması durumunda tüp bebek maliyetine ek olarak embriyoskop maliyeti de doğabilmektedir.
  • Preimplantasyon Genetik Tarama olgularının tedavi ücretlendirmesi standart tüp bebek ücretlerinden farklıdır. Bu nedenle PGT uygulamalarında standart tüp bebek uygulamalarına göre farklı bir ücretlendirme geçerlidir.
  • Azospermi varlığında da tüp bebek fiyatına ek olarak Mikro – TESE maliyeti olmaktadır.
  • Standart tüp bebek tedavilerinde vajinismus olgularında (bu olgular transvajinal ultrason işlemini tolere edemedikleri için) tüp bebek tedavi fiyatına ek olarak genel anestezi maliyeti de ortaya çıkmaktadır.
  • Bunun yanı sıra vajinismus olmayan olgularda da  embriyo transferinde hasta isteğine bağlı genel anestezi talebi olması durumunda tüp bebek fiyatı yanında ek olarak genel anestezi maliyeti doğar.

Merkezin Donanımı ve Konumu

Tüp bebek ekibinin iş gücü verimliliği ve  akademik alandaki yetkinliği, tecrübeleri  ve çalışan insan sayısı, laboratuvarın teknolojik donanımları , kullanılan cihazlar, uluslararası kalite standartları, kaliteli sarf malzeme kullanımı gibi unsurlar da tüp bebek ücretlerine etki edebilmektedir.

Saymış olduğumuz bütün bu unsurlar merkezlerin birbirinden farkını ortaya koymaktadır. Bu nedenle tüp bebek tedavi maliyeti merkezin bütün alanlardaki donanımına göre değişiklik gösterebilmektedir.

Ayrıca, Türkiye’nin farklı noktalarındaki tüp bebek merkezlerinde de tüp bebek tedavisi fiyatları konuma bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Örneğin Ankara’da tüp bebek fiyatları 10 bin ila 14 bin arasında gerçekleşirken İstanbul’da tüp bebek tedavi maliyeti daha farklı olabilmektedir.

TÜP BEBEKTE BAŞARI ŞANSI NEDİR?

Tüp bebek tedavisi başarı oranı;

  1. Kadının yaşı,

  2. Yumurtalık rezervi (yumurta sayısı, yumurtalık tembelliği ),

  3. Transfer edilen embriyonun sayısı ve kalitesi,

  4. Var ise daha önceki uygulama sayısına göre değişkenlik gösterebilir. Kliniğimizde, 35 yaşın altında, tek, 5. gün blastokist aşamasındaki bir embriyonun, taze uyarım sonrası transferi ile, %63-65 oranında gebelik elde etmekteyiz. Ancak her hastada gebelik elde edilemeyebilmektedir. Gebelik olmaması pek çok duruma bağlı olarak gelişebilir. 

Kliniğimizde kadın yaşı 38 ve üzeri olan olgularda yoğun bir şekilde uyguladığımız, preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) yöntemi ile, sağlıklı embriyonun bulunması halinde, transfer başına gebelik oranı %70’ler civarında olmaktadır. 

Tüp Bebek Neden Tutmaz?

Doğada insan türünün doğurganlığı, diğer canlı türlerine göre daha düşüktür. Gebelik şansının en yüksek olduğu yaş grubu olan yirmili yaşlarda bile ilk bir yıl içerisinde yeni evli bir çiftin her ay için kendiliğinden gebe kalma şansı %20-25 civarlarındadır. Tüp bebek tedavisinde de gebelik oranı; kadın yaşı, embriyo kalitesi, tedaviyi yöneten hekimin tecrübesi, laboratuvarın teknik/teknolojik altyapısı, laboratuvar kalite standartları ve embriyoloğun yetkinliğine göre değişiklik göstermektedir. Konun detaylarına tüp bebek tutmama nedenleri yazımızdan ulaşabilirsiniz.
 

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARI ARTIRICI YÖNTEMLER

Tüp bebekte başarıyı artıran faktörler içinde, uzmanlık ve deneyim kadar laboratuvar donanımının da en üst düzeyde olması zorunludur. Tüp bebek başarı oranı konusunda en önemli unsur (%80) tüp bebek embriyoloji laboratuvarıdır.

Anatolia Tüp Bebek Laboratuvarı Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından denetlenmiş ve ISO 15189 akreditasyon belgesi ile kalitesi tescillenmiştir. Ayrıca Uluslararası Kalite Uzmanı UK Neqas'ın programını tamamlamış ve Türkiye'de güncel olarak uluslararası tüp bebek laboratuvarı standartlarına uygunluğunu tescilleyen Tüp Bebek Laboratuvarından biri olma özelliğine kavuşmuştur.

Elbette, çifte ait faktörler ve bayanın yumurtalık uyarılması/uygun zamanda, uygun ilaç ile çatlatma iğnesi kullanılması da önemlidir. İyi yönetilmiş bir uyarım, zamanında çatlatıcı iğne sonrası, çifte ait yumurta ve sperm ile ilgili bir sıkıntı da yok ise, iyi bir tüp bebek laboratuvar hizmeti ile gayet yüksek canlı doğum oranları elde edilebilir.

Laboratuvar faktörünün yanında hastamız stresten, sigaradan ve alkolden uzak durmalı, dengeli beslenmelidir. Konun detaylarına Tüp Bebekte Başarıyı Artıran Faktörler yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Tüp Bebekte PRP Yönteminin Yeri Var mıdır?

Fizyolojik olarak kadınlar, doğarken yaşamları boyunca tüketecekleri yumurtalık rezervi ile dünyaya gelirler. Her kadında doğum anından ilk adet görülen yaşa kadar yumurta hücreleri uykuda kalır ve ilk adet görülen yaş (menarş) itibari ile de yumurtlama ile birlikte her ay belli sayıda yumurta hücresi kaybedilir. Bununla paralel olarak, yaşın ilerlemesiyle birlikte hem yumurtalık rezervi azalır hem de kalan yumurtaların hataya yatkınlığı artar. Yani yapısal ve sayısal olarak kromozomlarda aykırılıklar oluşabilir. Bu durum da sağlıksız bebek gelişme riskini arttırır. Bu nedenle kadın yaşı ilerledikçe hem gebe kalmak güçleşir hem de oluşan gebeliğin düşükle kaybedilme ya da sağlıksız olma riski artar. 

Dışarıdan uygulanan hiçbir  tedavinin yumurta sayısını ya da kalitesini arttırmaya yönelik bir katkısı bulunmamaktadır. Üreme tıbbı alanında yapmış olduğu bilimsel çalışmalarla ulusal ve uluslararası alanda referans olarak gösterilen merkezlerden biri olan Anatolia Tüp Bebek Merkezi, kendi bünyesinde  yalnızca etkinliği bilimsel olarak ispatlanmış tedavi yöntemlerini uygulamaktadır. Tüp bebek tedavisinde prp  yönteminin ne yumurta sayısını ne de sağlıklılık oranını arttırmaya yönelik bir faydasının olmadığı yapılmış olan  bilimsel araştırmalar ile gösterilmiştir. İlaveten, Ülkemizin en saygın üreme derneği olan Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM)  bu kapsamda camiamızı ve kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı yayınladığı metni sizlerle paylaşıyoruz. Yazının linkine buradan ulaşabilirsiniz.

BAŞARISIZ TÜP BEBEK DENEMELERİNDE BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ HASTA PROTOKOLÜNÜN ÖNEMİ

Başarısız tüp bebek denemesi olan olgularda bireyselleştirilmiş tedavi protokolünün uygulanması tüp bebek başarı şansını arttıran en önemli faktörlerden biridir.

  • Biz kliniğimizde, başarısız tüp bebek denemesi olan olgularda, tüp bebek başarısızlık nedenlerini sorgularken hastalarımızın önceki uygulamalarını büyük bir titizlikle analiz ederiz.
  • Uygulayacağımız yeni tedavi modelini buna göre belirleriz. Örneğin; önceki uygulamalarında olgun yumurta oranı düşük olan bir hastada, daha iyi olgun yumurta elde edebilmek ve tedavideki olası çap uyumsuzluğunu önlemek adına, tedbir alıcı, iyileştirici bir tedavi protokolü geliştiririz.
  • Eğer önceki uygulamalarda döllenme oranı düşük olmuş ise iyileştirmek amacıyla Ca - Ionofor metodunu uygulayarak daha iyi bir döllenme oranı elde etmeyi hedefleriz.
  • Ya da daha evvelki başarısız tüp bebek uygulamalarında embriyoları 5.gün blastokist aşamasına ulaşamamış olgularda sürekli embriyo izleme sistemi ile izlemeyi tercih ederiz. Tedavi sürecinde  amacımız öncelikle, 5.güne en az zaiyatla, en iyi sayı ve kalitede embriyo ile ulaşmaktır. Hastalarımızın ilk muayenelerinde bireyselleştirilmiş tedavi protokollerinin belirlenmesi bu kapsamda büyük önem taşımaktadır.
  • Her ne kadar, kişinin farklı aylarda farklı yanıtları olabilse de, tedavi öncesinde, tedavide karşılaşabilinecek sorunlar tespit edilmeli ve önlem alarak ilerlenmelidir. Konuyla ilgili diğer detaylara tüp bebekte tedavide karşılaşılan sorunlar sayfamızdan ulaşabilirsiniz.


Bireysel tedavi protokollerimiz hakkında bilgi almak yada bu ailenin bir parçası olmak için aşağıdaki whatsapp yada arama butonları ile bizimle hemen irtibata geçebilirsiniz. Ekibimiz en kısa sürede size dönüş sağlayacaktır.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ SIK SORULANLAR

Tüp Bebek Tedavisi Süresince Hastanede Yatmak Gerekli midir?

Tüp bebek tedavisi sırasında hiç bir aşamada tüp bebek merkezinde yatarak izlenme gereği yoktur. Tedavinin tüm basamakları ayakta yapılabilir.

Tüp Bebekte Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde, normal gebeliklerde olduğu gibi bulantı, kusma, bel ağrısı, kasık ağrısı, göğüs uçlarında gerginlik gibi şikayetler oluşabilmektedir. Ancak hiçbir belirti gebeliğin sağlıklı gideceğinin bir göstergesi olmadığı gibi, belirti olmaması da sağlıksızlık göstergesi değildir.

Tüp Bebekte Kese Ne Zaman Görülür?

Tüp bebek tedavisinde kanda gebelik testinin pozitif gelmesinden sonra 2 gün aralıklarla 2 kez daha gebelik testi kontrolü yaparız. Her değerin bir öncekinin en az iki katı olmasını bekleriz. BetahCG değeri arzu ettiğimiz biçimde yükselmiş ise, 3. gebelik testinden 10 gün sonrası için ultrasonografi yaparak gebelik kesesinin varlığını kontrol edebiliriz.

Tüp Bebekte Kalp Atışı Ne Zaman Duyulur?

ilk gebelik muayenesinden yaklaşık 2 hafta sonra, 6-7. Gebelik haftalarında ultrasonografi ile bebeğin kalp atımlarını görmeyi bekleriz. Kalp atımlarını duymak için beklenen süre son adet tarihine göre 6. ve 7. haftalara tekabül etmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Hormon İlaçları Kanser Riskini Artırır mı? Bu İlaçların Yan Etkileri Var mı?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlara bağlı olarak kanser riskinde (rahim, meme, yumurtalık) artış söz konusu değildir. Yumurtalıkların aşırı uyarılması (hiperstimülasyon-OHSS) en önemli risktir. Son yıllarda bu konuda aldığımız önlemler nedeniyle, hastaneye yatmayı gerektirir, şiddetli OHSS vakalarını artık hiç görmemekteyiz.

Tüp Bebek Kaç Yaşına Kadar Yapılır?

Tüp bebek tedavisi, uygun olan olgularda 45 yaşına kadar yapılabilir. Ancak 40 yaşından sonra, hem üretilen yumurtanın kromozomal olarak hataya yatkınlığının artması, hem de yumurtalık rezervinin azalması nedeniyle kendiliğinden ve de tüp bebek ile gebelik şansının azaldığı ve oluşan gebeliğin düşükle kaybedilme riskinin arttığı bilinmelidir. Tam bu noktada belirtmek gerekir ki Pre-implantasyon Genetik Tarama (PGT-A/M/SR) yöntemi ile, kadın yaşı 38 yaş ve sonrası olan olgularda embriyolar rahime nakledilmeden önce alınan hücre örnekleri üzerinde genetik tarama yapılarak, normal kromozomal yapılı olan embriyo tespit edilebilmektedir. Bu sayede, yaşın ilerlemiş olmasının getirdiği olumsuzluklar ortadan kalkmakta ve normal olarak rapor edilen embriyonun nakledilmesi ile canlı gebelik oranları %70, canlı doğum oranları %60’lar civarına ulaşmaktadır.

Bu Tedaviler Sonucu Yumurtalık Rezervi Tükeniyor mu?

Yumurtalıkların tüp bebek amaçlı uyarılması, tüp bebek uygulama sayısı veya kullanılan dozlardan bağımsız, yumurtalık rezervini azaltmaz.

Histeroskopi Sonrası Tüp Bebek Ne Zaman Yapılır?

Histeroskopi adetin ilk gününe göre 6-12. günleri arasında yapılmaktadır. Histeroskopi işleminde rahim ağzından ışıklı bir kaynakla girilerek, cihaz ucundaki optik yardımı ile rahim içi görüntülenir. Histeroskopi işlemi Ofis ve Operatif olmak üzere 2’ye ayrılır. Ofis Histeroskopide rahim içinde izlenen küçük yapışıklıklar, polip, hafif septum(perde) gibi işlemler yapılabilir. Myom, orta-derin septum(perde), ileri derecede yapışıklıklar gibi işlemlerde operatif histeroskopiye ihtiyaç duyarız. Histeroskopi sonrası tüp bebek işlemine, genellikle 1-2 ay sonraki adetle başlanabilir. Ancak rahmin toparlanma sürecine ve ikinci bir histeroskopi işleminin gerekip gerekmeyeceğine hekiminiz karar verir.

Tüp Bebekte Beta HCG Değerleri Nasıl Olmalıdır?

Tüp bebek tedavisinde betahCG değerlerinin 2 gün aralıklarla en az iki kat artması, sağlıklı bir yükselişle ilerlediğinin göstergesidir. Eğer betahCG değerleri 2 gün aralıklarla iki katından daha az yükseliyorsa ya da değerler düşmeye başladı ise bu durum biyokimyasal gebeliğin göstergesi olabilir. Ancak değerler belli bir seviyeye yükseldikten sonra bir düşüş yaşanıp sonra tekrar artış gösteriyor ve tam bir düşme trendine geçmiyorsa (yani biyokimyasal gebeliğe dönmüyorsa) ektopik (dış) gebelik olma olasılığı da gözden kaçırılmamalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Dış Gebelik Olur mu?

İlk gebelik testi yapılması ardından pozitif olan olgularda 2 gün aralıklarla 2 kez daha gebelik testi değerinin seviyesini takip etmekteyiz. Normalde beklediğimiz test değerinin 2 gün ara ile 2 katı ya da daha fazla yükselmesidir. Tüp bebek gebeliklerinde de dış gebelik gelişme olasılığı bulunmaktadır. Bu risk %1-3 civarındadır. Aynı anda hem rahim içinde hem de dışında gebelik olma olasılığı ise %0.5 tir. Buna heterotopik gebelik denilmektedir.

Bu nedenle, başta gebelik testi yükseliş dinamiği iyi olmayan hastalar olmak üzere, tüm hastalarımızda uygun zaman gelince ilk gebelik değerlendirmelerinin yapılmasını ve gebeliğin rahim içi yerleşimli sağlıklı gebelik olduğunun tespit edilmesini önermekteyiz.

Tüp Bebekte Boş Gebelik Olur mu?

Tüp bebek yöntemi ile elde edilen gebeliklerde boş gebelik olma riski kendiliğinden olan gebelikler kadardır.

Tüp Bebekte Rahim Kalınlığı Kaç Olmalı?

Tercih edilen, rahim iç duvarı kalınlığının taze uygulamalarda çatlatıcı iğne günü, dondurulmuş embriyo transferi planlanan hastalarda da nakil öncesinde 7 mm’nin üzerinde olmasıdır.

Dondurulmuş Embriyo Transferi ya da Taze Uygulama Tüp Bebek Yöntemi Sonrasında Doğmuş Bebekler Arasında Bebek Sağlığı Açısından Bir Fark Var mıdır?

Fark yoktur. Her ne kadar donma çözme bebeklerinde, taze uygulama bebeklerine göre, gebelik sonuçların biraz daha iyi olduğuna dair çalışmalar vardır.

Tek Yumurta ile Tüp Bebek Yaptırılır mı?

Yumurtalık rezervi çok düşük olan kadınlarda tek yumurta ile de tüp bebek tedavisi yapılabilir. Ancak elbette rezervin azlığı nispetinde tüp bebek tedavisinde iptal riski artmakta ve gebelik ihtimali düsmektedir

Tüp Bebekte Down Sendromu Riski Var mıdır?

Down sendromu gelişme riski anne adayının yaşı arttıkça artmaktadır. Özellikle 38-40 yaş sonrasında Down Sendromu riski belirgin olarak yükselmektedir. Bu kapsamda tüp bebek yapılması down sendromu olma olasılığını değiştirmemekte ancak preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) yapılan hastalarda embriyolar rahime nakledilmeden önce incelenerek kromozomal sorun olan embriyolar tespit edilebilmektedir.

Tüp Bebekte İkiz Olma İhtimali Nedir?

Tüp bebek tedavisinde transfer edeceğimiz embriyo sayısına Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olacak şekilde karar veriyoruz. Kadın yaşı 35 yaş altında olan hastalarımızda ilk 2 uygulama sırasında tek, 35 yaş altında 3. Denemeden itibaren ya da yaşı 35 üstünde olan hastalarımızda da 2 embriyo transferi gerçekleştirebiliyoruz. Tek embriyo transferi yapılan hastalarımızda 8/1000 kadında embriyonun kendi içinde bölünmesi sonucunda tek yumurta ikizi oluşabilmektedir. İki embriyo transferi yapılan kadınlarda da ikiz olma ihtimali kadın yaşına göre değişmektedir.

Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha mı Yüksektir?

Tüp bebek yöntemi ile elde edilen gebeliklerde düşük riski kendiliğinden olan gebelikler kadardır.

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenebilir?

Sınır olmasa da 6-8 uygulama genel olarak tavsiye edilebilir.

Tüp Bebek Normal Doğum Olur mu?

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde de tıpkı kendiliğinden gerçekleşen gebelikler gibi, anne ve bebek açısından koşullar uygun ise normal doğum yapılabilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Olumsuz Yönde Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Kadın yaşının ilerlemiş olması (38 yaş ve sonrası), rahim içinde embriyoların tutunmasını engelleyecek yapışıklık, myom veya polip gibi problemlerin olması, tüplerin tıkalı ve içlerinin sıvı dolu olması (hidrosalpenks) tüp bebekte başarıyı olumsuz olarak etkilemektedir.

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı Olması Durumunda Yönetim Nasıl Olmalıdır?

Tüp bebek tedavisinde başarı kadın yaşına, nakledilen embriyo sayı ve kalitesine göre değişkenlik göstermektedir.

Başarısızlık olması durumunda tedavi ile ilgili tüm aşamaların hekiminizle birlikte dikkatle gözden geçirilmesi, gelecekteki tedavinin başarısı açısından faydalı olacaktır. Kadınla ilgili, erkekle ilgili hususlar ve tedavide nasıl bir yol izlendiğini Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı  sayfamızdan öğrenebilirsiniz.

Her Hastaya Histeroskopi Yapılmalı mıdır?

Eğer hastada karından girişimle rahime yönelik bir müdahale öyküsü (myom ameliyatı vs) yok ise, kürtaj öyküsü yok ise ve adetin 10-12. günlerinde yapılan transvajinal ultrasonografi tamamıyla normal ise, bu olgularda çoğu zaman histeroskopi sonuçları normal olmakta ve ilave gebelik katkısı sağlamamaktadır.

Eğer rahim için anormallik açısından bir risk faktörü var ise (myom ameliyatı, kürtaj öyküsü, vajinal ultrasonografide polip-myom varlığı veya iç tabaka düzensizliği), tartışmasız olarak, tüp bebek öncesi histeroskopi yapılmalıdır.

Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT-A/M/SR) Uygulaması Kimlere Önerilmektedir?

PGT-A/M/SR yöntemini aşağıdaki durumlarda uygulamaktayız;

  1. Kromozomal olarak sağlıksız embriyo oluşturma riski her yaş grubundaki kadınlar için söz konusudur. Ancak risk, kadın yaşı arttıkça artmaktadır. Örneğin genç yaş olarak kabul ettiğimiz 26-29 yaş grubunda bu risk %20-25’ler civarında iken, 42-45 yaş aralığında %80-90’lara kadar çıkmaktadır. Bu nedenle, özellikle kadın yaşı 38 yaş ve üstünde olan olgular başta olmak üzere, isteğe bağlı olarak her yaş grubunda uygulanabilir.

  2. Eşlerden birinde kromozomal olarak kopma, yer değiştirme gibi yapısal ya da sayısal kromozomal bir problem varlığı durumunda da embriyodan alınan örneklerde hem bu problem taranabilmekte hem de diğer tüm kromozomlar açısından da tarama yapılabilmektedir.

  3. Saptanmış bir genetik hastalık varlığı nedeniyle preimplantasyon genetik tanı uyguladığımız hastalarımızda, genetik hastalık taramasına ilaveten doğru sayıda-46 kromozom taraması yapılmasını da önermekteyiz. Bu sayede hem genetik hastalığı barındırmayan hem de tüm kromozomlar açısından sağlıklı olan embriyo tespit edilebilmekte ve sağlıklı çocuk sahibi olma ihtimali artırılmaktadır.

  4. İlaveten, daha önce tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan hastalarda ve tekrarlayan gebelik kaybı olan çiftlerde de PGT-A/M/SR yöntemi uygulanabilmektedir.

Gebelik Oluşmadan Önce, Ailede Var Olan Genetik Hastalık Öyküsü Durumunda Alınabilecek Önlemler Var mıdır?

Eğer aile içinde rastlanan, tanısı konulmuş, metabolik hastalık ya da diğer tek gen üzerinden geçiş yapan bir genetik hastalık varsa ve bu hastalığın, embriyodan alınacak hücre örneği ile tanısı konulabilecek (Preimplantasyon genetik tanı – PGT-M) ise embriyolar üzerinde inceleme yapılabilir. Bunun için, tüp bebek tedavisi yoluyla elde edilen embriyoları blastokist aşamasına kadar laboratuvar ortamında takip etmekte ve uygun kalitede olanlarına, embriyonun dış hücre kütlesinden (trofoektoderm) olacak şekilde biyopsi yaparak dondurarak saklamaktayız. Alınan hücre örneklerinde genetik tanı amaçlı, mevcut hastalık açısından inceleme yapılmasının yanı sıra tüm olgularda, kadın yaşından bağımsız olarak tüm kromozomların taranması yöntemini yani preimplantasyon genetik taramayı (PGT-A) da tavsiye etmekteyiz. Tüm bu incelemeler sonrasında sağlıklı rapor edilen embriyoyu, gerekli hazırlığı yaptıktan sonra transfer etmekteyiz.

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavileri güvenli tedavilerdir ve kadın sağlığı açısından bir risk teşkil etmezler. Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlarla rahim, meme ya da yumurtalık kanser riskinde artış olmaz. En önemli riskler çoğul gebelik ve aşırı uyarım sendromudur (OHSS). Ancak günümüzde hem nakledilen embriyo sayısının daha kısıtlı olması hem de yumurtalık uyarımı sırasında alınan bazı önlemlerle her iki komplikasyonun da olma ihtimali oldukça azalmıştır.

Mikroenjeksiyon (ICSI) ve In-Vitro Fertilizasyon (IVF; Tüp Bebek) Nedir?

Her ikisi de tüp bebek tedavisi sırasında uygulanan döllenme yöntemlerinden biridir.

In-vitro fertilizasyon (IVF; tüp bebek) yönteminde, belirli sayıdaki sperm yumurtanın çevresine bırakılır ve spermlerden bir tanesi yumurtanın içine kendiliğinden girer ve döllenme sağlanır. Mikronenjeksiyon (ICSI) ise, tek bir spermin olgun yumurta içine enjekte edilmesi sonrasında döllenmenin sağlandığı yöntemdir.

Biz kliniğimizde, tüm olgularda ve tüm gebe kalamama nedenlerinde, döllenme oranlarının daha yüksek olması nedeniyle ICSI yöntemini kullanmaktayız. 

İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Yumurtaların laboratuvar ortamında olgunlaştırılması (IVM) 1990’lı yılların sonlarından itibaren kullanılmaya başlamış olan bir yöntemdir. IVM’de kısa süreli ilaç kullanımı veya hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtalar laboratuvar ortamında olgunlaştırılır ve daha sonra döllenerek transfer edilir.

IVM, ilk olarak ilaçlara aşırı cevap verme riski olan polikistik over sendromlu kadınlarda denenmiştir. Daha sonra düşük over rezervli olgularda ve de kanserli kadınlarda denenmiştir. Bununla birlikte IVM kullanımı dünyada hiç popüler olamamıştır. Bunun gerekçeleri;

  1. Başarı oranının düşük olması,
  2. Polikistik over sendromlu olgularda alınacak tedbirler ve tüm embriyoların, taze transfer yapılmaksızın, dondurularak saklanması ve sonrasında transferi ile çok yüksek gebelik oranları elde edilmesi ve aşırı uyarım sendrom riskinin neredeyse sıfırlanması,
  3. IVM ile doğan bebeklerde emniyet ile ilgili geniş hasta sayısına dayalı bilgi olmaması.

Bu nedenlerden dolayı biz Anatolia Tüp Bebek’te IVM kullanmamaktayız.


Puan Ver
113 Kişi. Ortalama puan: 3.28
İlk Yayımlanma Tarihi: 09.07.2011
Güncellenme Tarihi: 17.11.2021
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Tüp bebek alanında hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikası bulunan hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.