Kısırlık

Kısırlık üreme çağındaki her 100 çiftten 10 ila 15'inde görülebilen üreme ile ilgili bir sağlık sorunudur. Bu sıklık yaşın ilerlemesine bağlı olarak artış göstermektedir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Bazen tek bir sebebe bağlı olabildiği gibi bazı durumlarda birden fazla faktöre bağlı olarak da gelişebilir. Ancak günümüzde infertilite tedavisinde oldukça yüz güldüren sonuçlar alabilmekteyiz.

Bu alanda kullandığımız ve oldukça güvenli olan tedavi seçenekleri çiftlerin bebek sahibi olma şansını artırıyor.

Bu bölümde kısırlık nedir, kısırlık tedavisi kimlere uygulanır, kadına bağlı kısırlık nedenleri, erkeğe bağlı kısırlık nedenleri, kısırlık teşhis ve tedavi yöntemleri gibi bir çok sorunuzun cevabını bulabilir yada hemen alttaki bölümden kısırlık konusunda Anatolia Tüp Bebek Merkezi’nde yapılan uygulamalara ulaşabilirsiniz.

KISIRLIK NEDİR?

Kısırlık (infertilite), düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Bayan yaşı 35 ve üzeri olgularda bu süre 6 ay olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle bayan yaşı 35'in üzerinde ise veya öykü ve fizik muayenesinde kısırlık ile ilişkisi olabilecek (hastalık, geçirilmiş ameliyatlar, uygulanan tedaviler vb.) herhangi bir bulgu varsa araştırmalar daha erken başlatılmalıdır. Bayan yaşı 40 üzerinde olan olgularda ise bir kaç ay içinde hızlı ve etkin bir değerlendirme yapılmalıdır.
Kısırlığın araştırılması hızlı, etkin, bilgilendirici ve en az maliyetli olmalıdır.

KISIRLIK ŞÜPHESİ İLE KİMLER DOKTORA BAŞVURMALI

Bir yılı aşkın süredir düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerin doktora başvurmalarını öneririz. Ancak kadın yaşı 35 yaş üstü olan çiftlerde 6 aylık bir deneme sonrasında doktora başvurulması daha doğru olacaktır. İlaveten kadın ya da erkek tarafında gebe kalamamaya yol açacak daha önceden saptanmış sperm sayı ya da hareket düşüklüğü, kadınlarda tüplerle ilgili problemi adet düzensizliği vb varlığında çocuk isteği olduğu dönemde bir değerlendirilme yapılmasını öneririz. 

Erkeğin Değerlendirilmesi:

Öncelikle detaylı bir öykü alınması ve bu sırada daha önce geçirilmiş hastalıklar, görülmüş olan tedaviler, cerrahi öyküsü detaylı olarak sorgulanmalıdır. Ergenliğe giriş yaşı, vücutta kıllanmanın nasıl olduğu, ereksiyon, cinsel ilişki  ve boşalma ile ilgili problem yaşanıp yaşanmadığı öğrenilmelidir. 
 

Erkeğin değerlendirilmesinde yapılması gerekenler, sperm analizi, spremdeki normal değerler gibi detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Kadının Değerlendirilmesi:

Kadında da öncelikle detaylı bir öykü alınması ve bu sırada daha önce geçirilmiş hastalıklar, görülmüş olan tedaviler, cerrahi öyküsü detaylı olarak sorgulanmalıdır. Ergenliğe giriş yaşı, meme gelişimi, vücutta kıllanma durumu, adet düzeni ve cinsel ilişki düzeninin sorgulanması önemlidir. 
Adet düzeninin sorgulanması çok önemlidir. Yumurtalık rezerv azalması varlığında ilk bulgu adet aralarının kısalması ardından da adet aralarının uzamasıdır. İlaveten adet aralıklarının ilk günden ilk güne 35 günden daha uzun olması, yumurtlamanın olmaması açısından bir gösterge olabilir. 
Düzenli adet görülmesi, bir kadının hemen daima düzenli yumurtladığının bir göstergesi olarak kabul edilir. 
Kadının fizik muayene ve ultasonografik değerlendirme yanında detaylı olarak geçmişte kullanılan tedaviler, geçirilmiş ameliyatlar ve hastalıklar açısından değerlendirilmesi çok önemlidir. Adet düzenin bizzat sorgulanması yumurtlama ilgili aykırılıkların anlaşılabilmesi açısından yol gösterici olabilir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgiye Kadına Bağlı Kısırlık makalemizden ulaşabilirsiniz.

KISIRLIK NEDENLERİ

Erkeğe ve kadına bağlı ya da her iki tarafta da mevcut olan sorunlar nedeniyle gebeliği elde etmekte güçlük yaşanabilir. Ancak bebek sahibi olamayan 5 çiftin birinde yapılan tüm değerlendirmelere rağmen hiçbir sorun saptanamamaktadır. Biz bu olgulara açıklanamayan kısırlık demekteyiz.

Erkeğe Bağlı Kısırlık Nedenleri

  • Sperm sayısının ve hareketinin azalması 
  • Menide hiç sperm hücresi bulunmaması (Azospermi)
  • Genetik hastalıklar (Klinefelter Sendromu vb)
  • Sperm taşıyıcı kanal tıkanıklıkları ya da doğuştan yokluğu
  • Beyindeki hipofiz bezinde yetersiz FSH, LH salgılanmasına bağlı hormonal yetersizlik
  • Varikosel (testisten kirli kanı taşıyan toplar damarların genişlemesi)
  • İnmemiş testis varlığı
  • Geçirilmiş hastalıklar (yetişkin yaşta geçirilen kabakulak, kanser rahatsızlığı
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları (sertleşme ve erken boşalma gibi)
  • Spermin dışarı çıkmaması geriye idrar torbasına doğru boşalması

Erkeğe bağlı kısırlıkla ilgili azospermiden mikro-teseye ve klinefenterden varokosele kadar tüm detaylara buradan ulaşabilirsiniz.
 

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

A-) Yumurtalama Problemleri

Bir kadının adet düzeni hemen daima kendiliğinden gebelik ihtimali açısından bilgi vericidir. Düzenli adet gören bir kadının hemen daima düzenli yumurtladığı kabul edilir. Ancak adet araları 35 günden daha seyrek olan ya da ilaçsız adet görmeme raddesinde düzensizliği olan kadınlarda yumurtalama ile ilgili sorunlar görülebilir. 

Kadınlarda yumurtalama sorununa yol açabilen en sık görülen rahatsızlık polikisitk over sendromudur. Ayrıca nadir olgularda beyinden FSH, LH salgılanma sorununa bağlı olarak gelişen hipogonadotropik hipogonadizm ya da  şiddetli rezerv azlığı (hipergonadotropik hipogonadizm) varlığında da yumurtlama problemleri görülebilir. 

B-) Endometriozis (Çikolata Kisti)

Endometriozis, rahim iç tabakasından her ay adet kanaması ile dökülen yapışma yeteneğindeki hücrelerin karın boşluğunda yerleşmesi ya da yumurtalıklarda yerleşerek kistleşmesi ile oluşmaktadır. En sık görülen belirtileri adet döneminde şiddetli karın ağrısı, gebe kalmakta sıkıntı ve karında ele kitle gelmesidir. Bazı hastalarda adet dışı dönmde ya da cinsel ilişki sırasında da karın ağrısı olabilir.

Endometriozisin üreme açısından en önemli olumsuz etkileri, yumurtalıklar, rahim, tüpler ve barsaklar arasında şiddetli yapışıklığa yol açarak organlar arasındaki anatomik ilişkiyi bozması ve bu nedenle kendiliğinden gebeliğe engel yaratabilmesi ve  yumurta rezervinde azalmaya yol açabilmesidir.
Çok gerekli olmadıkça yumurtalıklara yönelik cerrahi girişimden kaçınmak cerrahiye bağlı yumurtalık doku kaybı ve yumurta sayısında azalma olmaması açısından önemlidir.
 

Endometriozisin evreleri, kısırlık ile ilişkisini bu konuda merkezimizin yaptığı araştırmaların sonuçları gibi detaylı bilgilere Endometriozis sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

C-) Tüplere Bağlı Kısırlık Neden Olur?

Tüpler rahimin her iki tarafından karın boşluğuna doğru uzanan tüp şeklinde yapılardır.  Yumurtalama ile yumurtalık dokusundan atılan yumurta hücresi tüpe geçer ve sperm ile yumurtanın karşılaşması ve döllenme işlemi tüplerde gerçekleşir. Ardından bölünme aşamalarının ilk birkaç gününü de tüplerde tamamlayan embriyo rahim içine gelir ve tutunur. Bu nedenle kendiliğinden ya da yumurtlatma aşılama ile gebelik elde edilebilmesi için tüplerden en az birinin sağlıklı olması gereklidir.

Geçirilmiş karın içi ameliyatlar, yumurtalık cerrahileri, karın içi rahim tüp ve yumurtalıkları ilgilendiren enfeksiyonlar (cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, tüberküloz vb) ya da çikolata kisti (endometriozis) nedeniyle tüplerde tıkanma ya da  yapışıklık  gelişebilir ve bu durum gebe kalabilirlik açısından sorun yaratabilir.

Tüplerde tıkanıklıktan şüphelenilen hastalarda ve özellikle ultrasonografide içi sıvı dolu tüp yani hidrosalpenx şüphesi varlığında histerosalpingografi (HSG) çekilerek tüplerin geçirgenliği ve durumları hakkında bilgi sahibi olunabilir ve gerekli hallerde laparoskopi ile cerrahi yolla tedavi planlanabilir. 

D-) Rahim Kaynaklı Kısırlık Neden Olur?

Doğuştan Rahim Anomalisi
Rahimde doğuştan anomali varlığına bağlı olarak tüpler ile ilgili sorun, rahim ağzı kaynaklı problem varlığında gebelik elde edilemeyebilir. Ancak tek boynuzlu rahim (unikornus) ya da rahim içi perde varlığı gebe kalmaya engel yaratmaz. Sadece elde edieln gebelikte düşükle kaybedilme riski ya da erken doğum riskini arttırabilir. Bu nedenle rahim içi perde (septum) varlığında gebelik planı öncesinde histeroskopik yolla bu durumun düzeltilmesi gebelik sonuçlarını olumlu etkileyecektir. 

Rahim İçi Yapışıklık ya da İç Tabakada İncelik
Rahim içinde geçirilmiş küretaj ya da ameliyatlara bağlı olarak yapışıklık ya da rahim iç duvarında (endometrium) incelik gelişmiş olan olgularda da gebe kalmakta sıkıntı görülebilir. Bu durumlarda özellike geçirilmiş işlem sonrasında adet miktarında azalma öyküsü tipiktir. Rahim içi yapışıklıklar histeroskopik yolla açılarak düzeltilebilirler. 
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda gebeliği elde etmekte sıkıntı yaşayan 5 çiftin birinde hiçbir sorun bulamayabilmekteyiz. Biz bu duruma açıklanamayan (unexplained) gebe kalmakta sıkıntı demekteyiz. 

Myomlar

Myom gebe kalamama ilişkisi tartışmalıdır. Rahimin içine doğru büyümüş ve/veya rahimin iç tabakasına baskı yapan myomlar (submüköz ya da intramural-submüköz), gebe kalamamaya katkıda bulunabilirler. Bunun dışında baskı yapmayan myomların gebe kalamamaya etkileri tartışmalıdır. Karın boşluğuna doğru büyüyen myomların (subseröz) doğurganlık üzerine olumsuz etkileri olmadığını düşünmekteyiz. 
Rahim içine doğru büyüyen myomların uygun yerleşim ve boyutta  olanlarını histeroksopik yaklaşım ile etkin bir şekilde tedavi etmekteyiz. Bu konudaki daha detaylı bilgiye Myom makalemizden ulaşabilirsiniz.

KISIRLIK TEŞHİSİ

Gebelik elde edememe şikayeti ile başvuran çiftlerde, sebebi anlayabilmek ve çifti tedavi gereği olup olmaması açısından yönlendirebilmek için erkek ve kadının üreme fonksiyonları açısından detaylı olarak değerlendirilmeleri gerekir. Bu amaçla elbette ilk basamak detaylı bir öykü alınması ve fizik muayene yapılmasıdır. Ardından, aşağıda detayları anlatılan  testler ve görüntüleme yöntemlerinden çift için gerekli olanlar planlanabilir. 

Erkeğe Bağlı Kısırlıkta Tanı Yöntemleri

Semen Analizi

Erkekte ilk yapılması gereken test semen analizidir. İki ila 6 günlük cinsel perhizli olunan bir dönemde, erkeğin mastürbasyon ile ürettiği sperm laboratuvar ortamında, başlıca olarak hacim, renk, sayı ve hareketliliği açısından değerlendirilir. Anormallik saptanması halinde  6-8 hafta  aralıklarla en az iki defa test tekrarlanmalıdır. Sayının 15 Milyon7ml’nin üstünde, hareketliliğin de %50’nin üstünde olması normal olarak kabul edilir.

Hormonal Değerlendirme

Gerekli hallerde (vücutta kıllanma azlığı, cinsel işlev bozukluğu) erkeğin fizik muayenesi ve  hormonal değerlendirme (FSH, LH, Testosteron, prolaktin) yapılmalıdır. Hipogonadotropik hipogonadizm varlığında erkeğe tıbbı tedavi gereği olabilmektedir.

Kromozom Analizi

Menide sperm yokluğu (azospermi) ya da çok az sayıda olması vb. durumlarda   kromozom analizi yapılması da planlanabilir. Azospermi varlığında %10-15 erkekte kromozomal sorun da saptanabilmektedir. Erkelerde sperm sorununa en sık yol açan kromozomal sorun klinefelter Sendromu’dur. 

Unutulmamalıdır ki, erkeğin cinsel hayatının sorunsuz olması ve dışarıya boşalabiliyor olması, her zaman sperm değerlerinin normal olacağının garantisi değildir.

Erkekte ilk yapılması gereken test semen analizidir. Çünkü erkeğin kıllanmasının normal olması, cinsel ilişkide bir sorun yaşamıyor olması sperm değerlerinin normal aralıkta olduğunun kanıtı değildir. Bu konu hakkındaki daha detaylı bilgiye  Erkeğin değerlendirilmesi makalemize buradan ulaşabilirsiniz. 

Kadına  Bağlı Kısırlıkta Tanı Yöntemleri

Ultrasonografi ve Pelvik Muayene

Muayene kapsamında ultrasonografi yapılarak, rahim ve yumurtalıklar anatomik olarak değerlendirilmelidir. Aynı zamanda yumurtalık rezervi, rahimde yer işgal eden polip ya da miyom gibi yapılar açısından da detaylı değerlendirme yapılmalıdır.  
Kadında kısırlığa neden olabilecek sorun varlığının belirtileri adet düzensizliği, vücutta erkek tipi kıllanma artışı, yağlı cilt, sivilve ve yoğun saç dökülmesi, hiç adet görmemiş olmak ve meme gelişiminin yetersiz olması olabilir. Kadında  adet düzensizliği varsa hatta ilaçsız adet görmeme raddesinde ise, bu durum yumurtalama problemi olabileceğinin göstergesi olabilir. Bu durumda gebe kalabilmek için tıbbi tedavi ihtiyacı doğacaktır. Kadınlarda en sık görülen ve yumurtlama sorunu yaratan rahatsızlık Polikisitk Over Sendromu’dur (PCOS). 
 
Üreme çağındaki bir kadında en sık görülen hormonal bozukluk Polikisitk Over Sendromu’dur (PCOS). En sık görülen belirtileri yılda 6-8 ya da daha az adet görmek, yağlı cilt, sivilce ya da saç dökülmesi gibi deri bulguları ve kilo almaya meyildir. Aynı zamanda ultrasonografide polikistik over görüntüsü de izlenebilir. Gebe kalabilirlik açısından uygun olgularda yumurtlamayı uyarıcı hap tedavisi, yumurtlatma aşılama tedavisi ya da tüp bebek tedavisi ile çok yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgiye Polikistik Over Sendromu makalemizden ulaşabilirsiniz.

Yumurtalık Rezerv Testleri

Kadının yumurtalık rezervi değerlendirilmesi de çok önemlidir. Yumurtalık rezervi, kadının yumurtalık uyarımına vereceği yanıtın bir göstergesidir. Yani yumurtalıklardaki yumurta sayısının bir ifadesidir. Kız çocuğu doğduğunda yumurtalığında sabit sayıda yumurta hücresi ile doğduğu ve yaşam boyu yeni yumurta üretemediği için zamanla yumurta sayısı bireysel farklılıkların da etkisi ile farklı şiddette azalır.  Kadınlarda yumurtalık rezervi özellikle 35 yaşından itibaren belirgin olarak azalmaya başlar ve yaş ilerledikçe, özellikle 40’lı yaşlarda gebe kalma ve canlı doğum yapma şansı giderek belirgin ölçüde azalır. Bazen, 35 yaş altında dahi, yumurtalık rezervinde şiddetli  azalma görülebilir. 
Yumurtalık rezervi ultrasonografide 2-9 mm boyutundaki antral folliküllerin sayımı ile yüksek doğrulukla anlaşılabilir. Ya da gerekli olgularda kanda Antimüllerien Hormon (AMH) ölçümü yapılarak da rezerv hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Hangi Kadınlarda Daha Erken Dönemde Yumurtalık Rezervinde Azalma Olabilir?

Ailesinde erken menopoz (40 yaş öncesi menopoz) olan, yumurtalıklarından kist aldırmış olan, tek yumurtalığı alınmış olan, endometriozis öyküsü olan ve ağır sigara içen (günde 10’dan fazla) kadınlarda, daha önceden kemoterapi ya da radyoterapi uygulanma öyküsü varlığında yumurtalık rezervi daha erken azalabilmektedir.
İlaveten bazı kromozomal sorunlar (Turner Sendromu vb) varlığında da kadında yumurtalık rezervi erken tükenebilmekte ve gebe kalmakta sorun yaşanabilmektedir. Bu nedenle gerekli hallerde kadından kromozom analizi ve bazı genetik testlerin yapılması da planlanabilmektedir.

Kromozom Analizi

Yumurtalık rezervinde erken azalma olan, ilaçsız adet göremeyen, fizik muayenesinde rahim ya da yumurtalıklar ile ilgili aykırılık saptanan olgularda kromozom analizi yapılması düşünülebilir. 

Gebe Kalmakta Sıkıntı Çeken Kadınlarda İlaveten Hangi Görüntüleme Yöntemleri Kullanılmalıdır?

Histerosalpingografi (HSG)

Yumurtlaması ve yumurtalık kapasitesi normal olan çiftlerde, gerekli hallerde kadının tüplerinin açık olup olmadığı araştırılabilir.  Bunun için rahim tüp filmi (HSG-histerosalpingografi) çekilmesi gerekir. HSG’nin planlanabileceği hastalar, özellikle çikolata kisti öyküsü olan, daha önceden geçirilmiş karın ameliyatı öyküsü bulunan ve muayenede içi sıvı dolu tüp (hidrosalpenks) şüphesi olan kadınlardır. Bunun dışında her kadında HSG yapılması gerekli değildir.

HSG basit ve çoğu zaman ağrısız bir işlem olmasına rağmen teknik olarak ilacın hızlı ve basınçlı verilmesine bağlı rahimde kramplar yapabilir. İşlem adetinin bitiminden hemen sonra yapılmalıdır. Bu şekilde rahim içi daha iyi görülür ve yumurtlama döneminden sonra olabilecek çok erken bir gebelik olasılığı ortadan kaldırılır. HSG ile rahim iç boşluğu ve tüpler değerlendirilir. Tüplerin açık olup olmadığı ve kapalı ise hangi seviyede kapalı oldukları anlaşılabilir. Özellikle tek tüpün rahime bitişik olduğu yerden kapalı olarak görülmesi durumu bazen ilacın basınçlı verilmesi sonucunda tüpte kasılma olmasına bağlıdır. Bu durumda gerçek değil, yalancı bir tıkanıklık vardır. HSG ile karın içindeki yapışıklıkları ve bunların şiddetini anlama olasılığı azdır. HSG tüplerin açık olup olmadıkları hakkında bilgi verdiği halde tüplerin işlevi hakkında bilgi vermez.

Laparoskopi

Öyküsünde ve fizik muayenesinde herhangi bir bulgusu olmayan kadınlarda karın içinin bir teleskop yardımı ile gözlenmesine olanak tanıyan laparoskopi adı verilen bir işlem yapılması önerilmez. Laparoskopi eskiden çok sık kullanılan bir teknik olmasına karşın bugün özellikle tanısal anlamda kullanımı oldukça kısıtlıdır.

KISIRLIK TEDAVİSİ

Yumurtlama tedavisi


Yumurtalık rezervi iyi olup, kendiliğinde yumurtlaması olmayan özellikle polikistik over sendromu (PCOS) ya da diğer yumurtlama sorunları varlığında, kadın yaşı uygun, kadına ya da erkeğe ait ilave bir gebe kalamama nedeni yoksa  tüp bebek öncesi yumurtlama uyarıcı tedavi seçenekleri kullanılabilir.

Yumurtlamayı uyarmak için ilk basamak tedavi hap kullanımıdır. Ağızdan alınan haplarla yumurta gelişimi uyarılır. Hedef bir ya da 2 yumurta gelişiminin sağlanmasıdır. Verilen dozla yumurtlamanın olup olmadığı kontrol edilidir. Yumurtlamanın olduğu dozda tedaviye devam ediliri. Kullanımı ve takibi çok kolaydır. Bu şekilde hap tedavisi ile 6 aylık bir tedavi bitiminde hastaların %80’inde yumurtlama, %40’ında gebelik elde edilebilmektedir.

Yumurtlatma Aşılama Tedavisi

Hap tedavisi ile sonuç alınamayan (yumurtlama yapmayan veya yumurtlama yapıp gebe kalamayan) ya da hafif sperm sayı ve hareketlilik düşüklüğü olan çiftlerde  2. basamak tedavisi olarak günlük iğne tedavisi ile  yumurtlamayı uyarıcı tedavi yapılır ve yumurtlama zamanında yumurta ile spermin karşılaşma ihtimalini arttırmak içinde, erkeğin mastürbasyonla ürettiği sperm yıkanıp, konsantre bir halde rahim içine nakledilir.  Amaç böyle bir tedavi ile kadınların doğal yolla yaptıkları tek ya da en fazla iki yumurta gelişimini elde etmektir. Böyle bir tedavi ile bir uygulama başına %90’nın üzerinde yumurtlama, %17-25 oranında da  gebelik elde edilmektedir.

Yumurtlatma aşılama tedavisi ilaveten, açıklanamayan gebe kalmakta sıkıntı çeken çiftlerde, ya da sperm sayı azlığı varlığında da uygulanabilir.

Tüp Bebek Tedavisi

Hapla yapılan yumurtlama tedavisine ya da yumurtlatma aşılama tedavisine sonuç alınamayan ve ya kadın ya da ait erkeğe ait faktörler nedeniyle bu seçeneklerin kullanılamadığı (erkekte menide sperm yokluğu ya da sperm sayısının oldukça düşük olduğu, kadında yaşın ileri olduğu, yumurta rezervinin azaldığı, tüplerle ilgili sorun olduğu durumlarda) çiftlerde tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır. İlaveten ailede bilinen bir genetik hastalık ya da eşlerden birinde kromozomal yapısal ya da sayısal sorun varlığında ya da 38 özellikle 40 yaş üstü tüp bebek uygulanacak kadınlarda Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT-A/M/SR) amacıyla da tüp bebek tedavisi planlanabilir.

Tüp bebek tedavisi, kadının adeti ile birlikte başlanan günlük iğne tedavisi ile yapılan yumurtalık uyarımı ile başlar. Yaklaşık olarak 8-10 gün süre kullanılan ilaçlar ile çoklu yumurta gelişimi sağlanır. Ardından hafif anestezi altında yumurtalar toplanır ve aynı gün erkeğin mastürbasyon ile ürettiği ya da cerrahi yolla elde edilen spermlerle mikroenjeksiyon (ICSI) işlemi yapılır ve ertesi gün döllenme durumları kontrol edilir. Döllenen yumurtalar bölünerek embriyoları oluştururlar ve laboratuvarda takiplerinin ardından embriyo sayı ve kalitesine göre 3. ya da 5. gün embriyo transferi yapılarak embriyolar nakledilir. PGT-A/M/SR planlanacak çiftlerde ise elde edilen embriyolardan 5. ya da 6. gün yani blastokist aşamasında hücre örnekleri alınır ve embriyolar dondurularak hücre örneklerinin genetik inceleme sonuçları beklenir. Sağlıklı embriyoya ulaşıldığı takdirde dondurulmuş embriyo transferi yapılması planlanır. 


Puan Ver
4 Kişi. Ortalama puan: 4.75
İlk Yayımlanma Tarihi: 09.07.2011
Güncellenme Tarihi: 31.05.2021
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Yaralı, tüp bebeğin hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikalı çok nadir hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.