MİKROENJEKSİYON NEDİR?

Mikroenjeksiyon, diğer bir değişle ICSI tüp bebek tedavisinde kullanılan döllenme yöntemlerinden biridir.Tüp bebek tedavisi kapsamında yumurtalık uyarımı yapıldıktan sonra elde edilen olgun yumurtaların döllenmesi aşamasına geçilir.  Döllenme standart tüp bebek (in vitro fertilizasyon; IVF) veya mikroenjeksiyon (intrasitoplazmik sperm injeksiyonu; ICSI) ile sağlanır.

Diğer tüp bebek aşamaları ve tedavi ile ilgili tüm uygulamalarımıza ulaşmak için tüp bebek sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

MİKROENJEKSİYON TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? AŞAMALARI NELERDİR?

  • Mikroenjeksiyon tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan bir işlemdir.
  • Yumurta toplama günü yumurtalar özel bir işlemden geçirilir ve olgun yani matür olanlar seçilir.
  • Ardından mikromanipülatör dediğimiz cihaz yardımı ile her bir sperm bir tane yumurta içine enjekte edilir.
  • Ardından yumurtalar  özel solüsyon içeren kaplarda, inkübatör dediğimiz cihazlara kaldırılır.
  • Ertesi gün, mikroenjeksiyondan yaklaşık 16-18 saat sonra döllenme durumları değerlendirilir.

MİKROENJEKSİYON AŞAMASI NE KADAR SÜRER

Mikroenjeksiyon yönteminde, tüp bebek tedavisinde yumurtalık uyarımı sonrasında toplanan  her bir olgun yumurta içine bir sperm enjekte edilir. Bu işlem mevcut olgun yumurta sayısına göre yaklaşık olarak 10-20 dakika sürmektedir. Ardından yumurtalar özel bir solüsyon içerisinde inkübatör dediğimiz cihazlara kaldırılır ve ertesi gün döllenp döllenmedikleri kontrol edilir.

MİKROENJEKSİYON YÖNTEMİNİN AVANTAJLARI

Invitrofertilizasyon (IVF) metoduna göre mikroenjeksiyon yöntemi tüp bebek tedavisinde döllenme oranlarının en yüksek olduğu metottur. Bu yöntemle yumurtaların döllenme oranı yaklaşık olarak %80’ler civarındadır. İlaveten sperm sayısı çok az olan ve menide hiç sperm bulunmayıp, cerrahi yolla (PESA/TESE) sperm elde edilen çiftlerde de bu çok az sayıda spermin kullanılabilmesine olanak sağlar. Çiftlerin çocuk sahibi olmalarına olanak tanır. Çünkü IVF metodunda döllenmenin sağlanabilmesi için her bir yumurta başına yeterli sayıda spermin bulunması gereklidir. Az sayıda sperm varlığında döllenme oranları olumsuz etkilenmektedir.

MİKROENJEKSİYON BAŞARI ORANI

Mikroenjeksiyon tekniğinde, eşin olgun yumurta sayısı kadar sperm bulunması yeterlidir. Eğer, hareketli, normal dış görünüşte olan ejekülat yani meni spermi ile mikroenjeksiyon yapılırsa yumurtaların döllenme oranları %80’ler civarında olmaktadır. Ancak azospermi mevcut olup, menide sperm bulunmadığı için cerrahi yolla erkeğin testislerinden PESA/TESE yöntemi ile sperm elde edildi ise ya da tamamen hareketsiz spermlerle mikroenjeksiyon yapılırsa ve ya da spermlerde baş kısmında döllenmeye yardımcı olan akrozom kısmında aykırılık varsa döllenme oranları daha düşük olmaktadır.

Her Yumurta Döllenir mi?

Sadece olgun yumurtalara mikroenjeksiyon yapılır. Bununla birlikte her olgun yumurta döllenmeyebilir. Meni spermi ile ortalama %75-80, mikro-TESE ile elde edilen sperm ile de %50-55 oranında döllenme sağlanmaktadır. Döllenen yumurtaların %97-99’u bölünerek embriyo gelişimi gösterir. Tüm embriyoların kalitesi aynı düzeyde olmayıp, belli kriterlere göre kalitelerinin nasıl olduğu belirlenir. 

IVF VE ICSI (MİKROENJEKSİYON) FARKI

IVF ve ICSI'nin tek farkı dölleme safhasıdır; bunun dışında tüm basamaklar tamamıyla aynıdır.

  • IVF görünür sperm problemi olmayan olgularda tercih edilebilir.
  • ICSI ise sperm problemi olan ve izah edilemeyen infertilite olgularında tercih edilir.
  • IVF'de yıkanan sperm yumurta yanına konur ve sperm kendisi döllemeyi gerçekleştirir.
  • ICSI'de IVF'den farklı olarak öncelikle, yumurta etrafındaki hücreler eritilir ve bu şekilde yumurta mikroenjeksiyona hazır hale getirilir.

Biz kliniğimizde, döllenme oranlarının daha yüksek olması nedeniyle, gebe kalamama nedeninden bağımsız olarak her hastada mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini kullanmayı tercih etmekteyiz.

(Şekil 1).

Mikroenjeksiyon Şekil 1


Şekil 1. Mikroenjeksiyon.
Sağda olan mikroenjeksiyon pipeti içinde
mikroenjekte edilecek sperm gözlenmektedir.

Yumurta etrafındaki hücreler eritildikten sonra, yumurtanın olgunluğu değerlendirilir. Üç tip olgunlukta yumurta vardır:

  1. Metafaz-2 yumurta (olgun yumurta) (Şekil 2);
  2. Metafaz-1 yumurta (orta derecede olgun yumurta) (Şekil 3);
  3. Germinal-vezikül yumurta (olgun olmayan yumurta) (Şekil 4).

Sadece metafaz-2 yumurtalara mikroenjeksiyon yapılır. Germinal vezikül yumurtalar, maalesef, kullanılamaz. Metafaz-1 yumurtaların ortalama %20'si metafaz-2 yumurtaya gün içinde dönüşebilir ve ancak metafaz-2 yumurtalara dönüşürler ise mikroenjeksiyon için kullanılabilirler.

Genel olarak, iyi bir yumurtalık uyarımı ve zamanında çatlatıcı iğne verilmesi ile elde edilen yumurtaların %80’nin metafaz-2 (olgun) olması beklenmelidir. Anatolia Tüp Bebek Merkezi'nde ortalama olarak toplanan yumurtaların %80’i metafaz-2’dir (olgundur).

Olgun (metafaz-2) yumurta Orta derecede olgun (metafaz-1) yumurta Germinal-vezikül (olgun olmayan) yumurta

Şekil 2. Olgun (metafaz-2) yumurta.

Şekil 3. Orta derecede olgun
(metafaz-1) yumurta. Metafaz-1 yumurtaların ortalama %20'si, gün içinde, metafaz-2 yumurtaya dönüşür. Ancak metafaz-2 yumurtaya dönüşür ise mikroenjeksiyon için kullanılabilirler.

Şekil 4. Germinal-vezikül
(olgun olmayan) yumurta. Mikroenjeksiyon için kullanılamazlar.

MİKROENJEKSİYON FİYATLARI

Mikroenjeksiyon yöntemi tüp bebek tedavisi içinde uygulanan basamaklardan biri olduğu için ayrıca fiyatlandırılmaz ve ücreti tüp bebek paket fiyatına dahildir. Tüp bebek fiyatları da anne adayının yaşına, yumurtalık rezervine, ilave işlem gereği olup olmamasına göre değişmektedir. Ücretlendirmelerle ilgili daha fazla bilgiye tüp bebek fiyatları bölümümüzden ulaşabilirsiniz.

MİKROENJEKSİYONDA CİNSİYET

Bebeklerin cinsiyeti spermin taşıdığı cinsiyet kromozomuna göre belirlenmektedir. Sperm eğer X kromozomu taşırsa bebek kız, Y kromozomu taşırsa da erkek olmaktadır. Mikroenjeksiyon yapılırken seçilen spermlerin hangi cinsiyet kromozomunu taşıdığını anlamak mümkün değildir. Bu nedenle bebeğin cinsiyeti tamamen tesadüfi olarak oluşmaktadır.

SIK SORULANLAR

Mikroenjeksiyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

Mikroenjeksiyon özellikle sperm sayısında şiddetli düşüklük olan çiftlerde, spermlerde önemli hareket ya da şekilsel sorun varlığında, daha önce invitrofertilizasyon (IVF) yöntemi ile döllenme oranı düşük olanlarda ya da yumurta sayısı az olan çiftlerde uygulanmaktadır. Ancak IVF yöntemine göre döllenme oranları daha yüksek olduğu için merkezimizde tüm çiftlerde, gebe kalamama nedeninden bağımsız olmak üzere mikroenjeksiyon yöntemini uygulamaktayız.

Mikroenjeksiyon İle Tüp Bebek Farkı

Mikroenjeksiyon, tüp bebek tedavisi kapsamında, döllenmenin elde edilebilmesi için, yumurtalık uyarımı sonrasında elde edilen her bir olgun yumurtanın içine bir sperm enjekte edilmesidir ve tüp bebek tedavisinin basamaklarından biridir.

Mikroenjeksiyon ve Aşılama Arasındaki Fark Nedir?

Mikroenjeksiyon, tüp bebek tedavisinde elde edilen yumurtaların döllenmesi için, özel cihaz olan mikro-manipülatörler yardımı ile spermin yumurta içine enjekte edilmesi işlemidir. Böylece yumurtalardan döllenmiş olanlar gelişimlerini devam ettirirler ve embriyolar oluşur. Aşılama tedavisinde ise, bir ya da iki tane olacak şekilde yumurta gelişimi sağlanır ve tam yumurtlama zamanında eşin spermleri yıkanarak, hareketli ve konsantre spermler rahim içine nakledilir. Spermle yumurtanın kendiliğinden karşılaşması ve yumurtanın döllenmesi beklenir.

Mikroenjeksiyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

Mikroenjeksiyon özellikle sperm sayısında şiddetli düşüklük olan çiftlerde, spermlerde önemli hareket ya da şekilsel sorun varlığında, daha önce invitrofertilizasyon (IVF) yöntemi ile döllenme oranı düşük olanlarda ya da yumurta sayısı az olan çiftlerde uygulanmaktadır. Ancak IVF yöntemine göre döllenme oranları daha yüksek olduğu için merkezimizde tüm çiftlerde, gebe kalamama nedeninden bağımsız olmak üzere mikroenjeksiyon yöntemini uygulamaktayız.



Aklınıza Takılan Sorular İçin Bizimle İrtibaya Geçin!

Anatolia Tüp Bebek Merkezi laboratuvar kalitesi ile Türkiye'deki en çok tavsiye edilen tüp bebek merkezleri arasına adını yazdırmış, güçlü ekibi ile 15 binden fazla ailenin tüp bebek sevincine ortak olmuştur. Ortaya çıkan güzel tablo hastaların yorumlarına da yansımıştır. Aklınıza takılan sorular, bireysel tedavi protokollerimiz hakkında bilgi almak yada bu ailenin bir parçası olmak için aşağıdaki whatsapp yada arama butonları ile bizimle hemen irtibata geçebilirsiniz  

Puan Ver
4 Kişi. Ortalama puan: 4.25
İlk Yayımlanma Tarihi: 13.04.2021
Güncellenme Tarihi: 20.08.2021
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Yaralı, tüp bebeğin hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikalı çok nadir hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.