OVÜLASYON İNDÜKSİYONU

Ovülasyon İndüksiyonu Nedir? (Yumurtalıkların Uyarılması)

Yumurtalıkların uyarılması diğer adıyla ovülasyon indüksiyonu, anne adayının yumurtalıklarının (overler) uyarılması işlemidir. Kadınlar, doğal aylarında, her ay bir yumurta geliştirip yumurtlarlar. Tüp bebek tedavisinde amaç çok sayıda folikül-yumurta elde etmektir. Tüp bebekte elde edilen yumurtaların sadece olgun olanlarına mikroenjeksiyon (ICSI) yapılabildiği, mikroenjeksiyon (ICSI) yapılan yumurtaların sadece %80’i döllenebildiği ve her döllenen yumurta iyi kaliteli embriyoya dönüşmediği için, yani tüm bu  basamaklarda kayıplar olabileceği için, yumurtalıkların uyarılması sonrasında ne kadar fazla yumurta toplanırsa başarı o denli yüksek olmaktadır. Çünkü toplanan yumurta sayısının fazlalığı, elde edilen kaliteli embriyo (çoğu zaman blastokist) sayısını artıracaktır ve böylece hem taze transfer için en iyi kaliteli embriyonun seçilmesi yanında ileride kullanabilmek için dondurulmuş embriyo elde edilme ihtimali de artacaktır.  Tüm bunların sayesinde de tek bir yumurtalık uyarımı ile yıllar içerisinde birden fazla gebelik ve doğum elde edilebilecektir.

Taze transfer yapılan olgularda en yüksek canlı doğum oranları 10-15 yumurta toplanması ile elde edilmektedir. Ancak elbette 15’den fazla yumurta elde edilmesi durumunda, toplam canlı doğum (taze uygulama ve dondurulmuş embriyo transferi) oranları da, üst limit olmaksızın artmaktadır. Bununla birlikte, 15’den fazla yumurta topladığımız olgularda, aşırı uyarım sendromundan (OHSS) kaçınmak için, uyarım yapılan ayda  taze transfer yapmayıp, elde edilen uygun kaliteli  embriyoların tümünü farklı farklı tüplerde dondurmayı hastamızın emniyeti açısından tercih ediyoruz. Böyle bir uygulamada, yumurta toplama sonrasında başlayacak olan  ilk adetle de dondurulmuş olan embriyonun çözme transferini planlayabiliyoruz.

Yumurtalıkların uyarılması tüp bebek tedavisi aşamalarından sadece biridir. Diğer aşamalar ve Anataolia'da yapılan uygulamalar hakkında daha fazla bilgi almak için Tüp Bebek sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Tüp Bebekte Bireyselleştirilmiş Protokollerin ÖnemiProf. Dr. Hakan Yaralı, Tüp bebekte başarıya etki eden faktörler ve bireyselleştirilmiş protokollerin önemini anlatıyor.
 

Yumurtalıkların Uyarılması Nasıl Olur?

Kadının bireysel özelliklerine, muayene bulgularına, yaşına, geçmiş tedavi öyküsüne göre bireyselleştirilmiş tedavi şeklinin seçilmesi, yumurtalık uyarımı sonrasında alınacak yanıtın en iyi seviyede olmasını sağlayacaktır. Bu ön değerlendirme sonrasında, kişiye özel seçilen tedavi protokolü uyarınca bazen tedaviye başlanacağı aydan önce öncü hazırlık ilaçlarına başlanması gerekebilmektedir.

  • Hazırlık ilaçları kullanılmış olsun olmasın, yumurtalık uyarımına adet ile başlanır.
  • Adetin 2. ya da 3. günü ultrasonografi yapılarak yumurtalıklar mevcut yumurta sayısı ve kist varlığı açısından değerlendirilir. İlaveten  kanda estradiol düzeyi ve gerekli ise progesteron düzeyine  bakıldıktan sonra, değerler normal aralıkta ise  yumurtalıkları uyarıcı ilaçlara başlanır.
  • Yumurtalık uyarımında genellikle iğne şeklinde ilaçları tercih etmekteyiz. Bu ilaçlar, kullanımı kolay, hemen daima cilt altı enjeksiyon şeklinde yapılabilen ilaçlardır. Bu nedenle çoğunlukla hastalar kendileri enjeksiyonlarını kolaylıkla yapabilirler.
  • Yumurta rezerv düşüklüğü olan kadınlarda ise iğne tedavisinin yanında yumurtalık hassaslaştırıcı hap tedavisi de kullanabilmekteyiz. Size uygun olan ilaç tedavi şeklini doktorunuz seçecek ve  ilaç dozlarınızı tarif eden ilaç karneniz de hemşirelerimiz tarafından verilecektir.
  • Yumurtalık uyarımına başlandıktan sonra  belli aralıklar ile, ultrasonografi ile gelişen yumurta keselerinin (foliküllerin)  boyutları ölçülür ve  kanda estradiol düzeyi de belirlenerek yumurtalık yanıtı takip edilir.
  • Olgun yumurtalar çoğunlukla, çatlatıcı iğne uygulanma gününde çapı 15mm’nin üzerinde olan foliküllerden elde edilir. Bu nedenle, kullanılan ilaç protokolüne ve yumurtalık yanıtınıza göre değişmekle birlikte, tercihen 3 veya daha fazla folikül 17mm’nin üzerine ulaştığında çatlatıcı iğne uygulanır.
  • Çatlatıcı iğneyi uygulamadaki amaç yumurtaları çatlatmak değil yumurtaların son olgunlaşmasını sağlamaktır. Bu nedenle titiz takip ve uygun zamanda çatlatıcı iğne uygulanması elde edilecek yumurta sayısı ve olgunluğunu önemli ölçüde belirleyici olacaktır.
  • Aynı zamanda uygun zamandan daha geç çatlatıcı iğne yapılması durumunda rahim içi ile embriyo arasındaki uyum bozulabilecek ve bu da gebelik oranlarında azalmaya neden olabilecektir. Bu nedenle titiz takip ve doğru zamanlama çok çok önemlidir.

Bu süreç yaklaşık olaran 8-10 gün sürmektedir. Yumurtalar çatlamadan önce,  toplanmaları gereklidir. Genellikle çatlatıcı iğne saatinden 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Çatlatıcı iğne uygulama saati son derece önemlidir. Size verilen saate tam olarak uymanız şarttır. İlacın bozulmaması ve etkinliğinin azalmaması için, özellikle yazın sıcak havalarda uzun süre oda sıcaklığında bekletmekten kaçınmak, dolapta +40C’de saklamak gereklidir.

Ovulasyon İndüksiyonu İlaçlarının Yan Etkileri Var mıdır?

Yumurtalık uyarımı tedavisinde kullanılan ilaçların önemli yan etkileri bulunmamaktadır. En önemli yan etki, rezervi yüksek olan hastalarda, çok yumurta gelişmesine bağlı aşırı uyarım sendromu (OHSS) gelişmesidir. Bu rahatsızlık, gebelik testi planlanan günden (yumurta toplama gününden 14 gün sonra) önce (erken tipi) veya gebelik testi pozitif olan olgularda gebelik testi günü sonrasında (geç tipi) ortaya çıkabilir.

Yumurtalıkların Uyarılmasında Kullanılan İlaçların Saklanma Koşulları

Bu ilaçların buzdolabında (buzlukta değil, yumurtalık veya raf kısmında +4°C’de) saklanması tercih edilir. Bununla birlikte 25°C ‘nin altında olmak kaydıyla, oda sıcaklığında da uzun süre muhafaza edilebilir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması Ne Demektir?

Tüp bebekte yumurtalık uyarımı ile yumurta keseleri (folliküller) büyütülmektedir. Her bir büyüyen follikülden çatlatıcı iğne uygulanması sonrasında VEGF isimli bir madde salgılanmaktadır. VEGF, damar geçirgenliğini arttırıcı rol oynamakta ve sıvının damar içinden vücut boşluklarına yani göğüs boşluğu ve karın boşluğuna geçmesine neden olmaktadır. Elbette bu sıvı toplanması her hastada oluşmamaktadır.  Gelişen follikül sayısı arttıkça bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Bu tabloya aşırı uyarım sendromu (OHSS - Ovarian Hiperstimulasyon Sendromu) denilmektedir. 
Yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu, özellikle karın ve göğüs boşluğunda sıvı toplanması ile karakterize olup, gürültülü bir klinik seyri vardır. Ancak ağır olgularda, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında azalma, nefes darlığı, vücutta pıhtı oluşma riskinde artışa yol açabilmekte ve nadiren hayatı bile tehdit edebilmektedir. Bu nedenle bu tablonun oluşmaması için gerekli önlemlerin alınması çok çok önemlidir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılmasının Belirtileri Nelerdir?

Yumurtalıkların aşırı uyarılması sonucunda OHSS tablosu gelişirse ilk bulgu karın ve göğüs boşluğunda sıvı toplanmasıdır.
Bunun sonucunda hastada; Nefes darlığı, tek yastıkla yatmakta zorluk ve yastık sayısını arttırma gereği, karında şişkinlik, karın çevresinde artma, kıyafetlerin dar geldiğinin fark edilmesi, idrar miktarında azalma, kan yoğunluğunda artma nedeniyle vücutta pıhtı oluşma riskinde artış olabilir.

Yumurtalıklarda  Aşırı Uyarılma Olmaması için Hangi Önlemler Alınabilir?

Aşırı uyarım sendromuna en eğilimli olan hastalar, yumurta sayılarının fazla olması nedeniyle polikistik over sendromlu (PCOS) hastalardır.  Ancak, bazen PCOS temelinde olmasa da iyi yumurtalık yanıtı sonrasında da OHSS gelişme riski söz konusu olabilir.

Günümüzde yumurtalık uyarımı sırasında aldığımız bazı önlemlerle OHSS gelişme riski artık neredeyse sıfırlanmaktadır. Bu kapsamda aldığımız önlemler;

  • Yumurtalık rezervi iyi olarak değerlendirilen hastalarda kısa (antagonist) protokol kullanımı,
  • Kilo, yaş ve yumurtalık rezervine göre uygun dozlarda yumurtalık uyarıcı dozun belirlenmesi,
  • Yanıtın fazla olduğu değerlendirilirse (çatlatıcı iğne günü 18’den fazla sayıda 11 mm’den büyük follikül gelişmesi durumunda) uygun çatlatıcı iğne (GnRH agonist) seçimi
  • On beşden fazla yumurta toplandığında hiç taze transfer yapmayıp tüm embriyoların dondurulmasıdır.

Literatürü yakinen takip eden Anatolia Tüp Bebek Merkezi’nde aşırı uyarım sendromu riski, alınan bu tedbirlerle, hiç kalmamıştır. Çok başarılı bir embriyo dondurma programımız olduğu için, bu yaklaşımla, çok yüksek canlı doğum oranlarını da sunabilmenin haklı gururunu yaşamaktayız.

Tüp Bebek Tedavisinde Toplanan Yumurta Sayısını Belirleyen Unsurlar Nelerdir?

Toplanan yumurta sayısını belirleyen 2 temel unsur, hastanın yumurtalık rezervi ve de kullanılan yumurtalıkları uyarıcı protokolü ve ilaç dozlarıdır.
Yumurtalık rezervini ultrasonografi (antral folikül sayısı) ve de kan AMH seviyeleri ile ≈%80 güvenilirlikle öngörebiliyoruz. Yumurtalık rezervi testleri yanı sıra;

  • Kadının genetik yapısı,
  • Kilosu (vücut-kitle endeksi),
  • Endometriozis varlığı,
  • İnsülün direnci ve Kullanılan ilaç protokolü ile uyguylanan ilaç dozu da toplanan yumurta sayısını belirler. (Şekil 1). 
Eğer yumurtalık uyarımı ideal koşullarda yapılmazsa, iyi yumurtalık rezervine rağmen yumurta sayısı az olabilir. Bu nedenle, tüp bebeği uygulayan hekimin tecrübesi ve dünyadaki gelişmeleri yakinen takip etmesi ve hastalarına uygulaması çok ama çok önemlidir.
 

Anatolia Tüp Bebek Merkezi’nde kişiye özel tedavi protokolleri kullanılır. “Tek bedenin herkese uymayacağı” gerçeği tüp bebek hastaları için de geçerlidir. Anatolia'da yapılan uygulamalarla ilgili detaylı bilgi için Tüp Bebek sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bu Tedaviler Sonucu Yumurtalık Rezervi Tükeniyor mu?

Tüp bebek tedavisi kapsamında yumurtalıkların uyarılması, tüp bebek uygulama sayısı veya kullanılan dozlardan bağımsız olarak yumurtalık rezervini azaltmaz. Yumurtalık uyarımı ile sadece o ay kadının kendiliğinden üreteceği bir yumurta yanında kaybedeceği yumurta hücreleri kullanılan ilaçlarla büyütülür. Bu nedenle yumurtalık uyarımı ile gelecekte kullanılacak olan yumurta hücreleri tüketilmez.

Yumurtalıkların Uyarılması

Şekil 1. Yumurtalık yanıtını ve toplanan yumurta sayısını belirleyen unsurlar.

Yumurtaları Geliştirebilmek için Ne Yapılmalıdır?

Maalesef yumurtalıklardaki yumurta sayısını arttıracak  herhangi bir tedavi bulunmamaktadır. Dışarıdan verilecek hiçbir vitamin desteğinin, PRP uygulamasının ve ilaçların rezervi iyileştirici, yani yumurta sayısını arttırıcı etkisi yoktur. Uygulana ilaçlar sadece yumurtalıklarda bulunan yumurta hücrelerini büyütebilirler.


Yumurtalıkların Uyarılması (Ovülasyon İndüksiyonu) ile İlgili Sık Sorulanlar

Yumurtalık uyarılması nasıl olur?

Tüp bebek tedavisinin basamaklarından biri olan yumurtalık uyarımı, yumurtalıklardaki yumurta keselerinin (folliküller) büyümesini sağlayan yumurta uyarıcı ilaçlarla yapılır. Bu amaçla yumurtalık uyarımına adetin 2. ya da 3. günü yapılan kontroller sonrasında başlanır. Uyarım gerekli ilaç dozu kişinin yaşına, kilosuna, yumurtalık rezervine ve var ise daha önceki deneme öykülerine göre belirlenir. Belli aralıklarla kanda estradiol  ve ultrasonografide follikül gelişimleri takip edilerek, folliküller 17 mm’ye ulaştığı zaman çatlatıcı iğne uygulanır. Yumurtalık uyarımı yaklaşık olarak 8-10 gün sürmektedir.

Yumurtalıkların canlanması için ne yapılmalıdır?

Yumrutalıklardaki potansiyel yumurta hücre sayısına yumurtalık rezervi denilmektedir. Yumurtalık rezervi, kadının yumurtalık uyarımına vereceği çoklu yumurta geliştirme kapasitesini gösterir. Bu rezervi dışardan kullanılacak vitamin desteği, PRP uygulamaları ya da ilaçlar arttıramaz. Sayıyı iyileştiremez. Ancak tek düzeltilebilir faktör sigaradır. Sigara içilmesi yumurta sayısında azalma hızın arttırıcı rol oynamaktadır.

Gonapeptyl ne işe yarar?

Gonapeptyl çatlatıcı iğne olarak kullanılan ilaçlardan biridir. Gelişen yumurta keselerinin içindeki yumurta hücrelerinin son olgunlaşmasının olmasını sağlar. Özellikle aşırı yumurtalık uyarımı olan hastalarda OHSS gelişme riskini azalttığı için gonapeptyl türevi ilaçlar tercih edilirler.


Puan Ver
5 Kişi. Ortalama puan: 4.00
İlk Yayımlanma Tarihi: 13.04.2021
Güncellenme Tarihi: 30.06.2021
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Yaralı, tüp bebeğin hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikalı çok nadir hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.