YUMURTALIK TEMBELLİĞİ

Her kız çocuğu anne karnında iken, oluşan yumurtalık dokusu içerisinde yumurta hücreleri de gelişir. Anne karnında iken yumurta sayısı 7 milyon civarında olan kız çocuğu doğuşta bu sayının 6 milyonunu kaybeder ve 1 milyon yumurta ile doğar. Bu yumurta hücreleri ergenliğe kadar uykuda bekler. Ergenlik ile birlikte adet döngüleri başlar ve her ay bir yumurta yumurtlanırken, kişiden kişiye değişen miktarda yumurta hücresi de kaybedilir. Yani sabit sayı ile doğulduğu halde, sonrasındaki tüketim hızındaki farklılık nedeniyle yaşıt kadınların yumurtalıkta kalan yumurta sayısı yani rezervi farklılık gösterir.

Bu yazımızda yumurtalık tembelliği nedir, yumurtalık tembelliği belirtileri, nedenleri ve konuyla ilgili akla takılan soruların cevaplarını bulacaksınız.

YUMURTALIK TEMBELLİĞİ NEDİR?

Yumurtalık tembelliği yumurtalık dokusu içindeki yumurta sayısının azalmış olması demektir.

Yumurtalık içindeki yumurtaların artan yaşla birlikte azalması normal ve fizyolojik bir süreçtir. Daha önce çocuk sahibi olmuş kadınlarda bile gebe kalabilme 39-40 yaşından itibaren zorlaşır ve 45 yaşından sonra ise neredeyse imkansızdır. Elbette mucizeler olabilir ancak kayda değer bir şans 45 yaşından itibaren yoktur. Bu nedenle biz Anatolia Tüp Bebek olarak kadın yaşının 45'in üzerinde olduğu olgularda tüp bebek tedavisi önermemekteyiz.

Anatolia Tüp Bebek Merkezi'nde tüp bebek ile ilgili yapılan uygulamaları görmek ve tedavinin detaylarını öğrenmek için Tüp Bebek sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

YUMURTALIK TEMBELLİĞİ BELİRTİLERİ

  • Hafif düzeyde yumurta rezerv azlığı yani yumurtalık tembelliği olan kadınlarda çoğu zaman bir bulgu yoktur. Adetler düzenli devam edebilir ve bu kadınlar çoğunlukla rutin kontrol sırasında ya da gebe kalamama nedeniyle doktora başvurduklarında rezerv azlığını öğrenebilirler.
  • Adet kanamaları birbirine yaklaşır. Daha önceleri 28-30 günde bir adet gören kadınlarda kanamalar 21-27 günde bir olmaya başlar. Bazen 15 gün aralıklarla adet kanamaları olabilir. Kanamanın miktarı genelde değişmez. Kanamam azaldı acaba menopoza mı giriyorum savı genelde doğru değildir. Bazı durumlarda ise yumurtlamanın olmaması veya gecikmesi sonucunda adet kanamaları da gecikebilir.
  • Tüp bebek ve benzeri tedavilerde yumurtalıkların uyarılması sonucunda gelişen yumurta sayısı az olur. Yüksek doz ilaç uygulaması veya değiştirilen tedavi protokollerine rağmen yumurtalıklar tedaviye dirençlidir ve az sayıda yumurta gelişir. Yumurta sayısının az olması bu tedaviler ile elde edilebilecek gebeliklerin olasılığını, rezervin azalması şiddetinde, azaltmaktadır. Zayıf yumurtalık cevabı tekrarlayıcıdır ve bugün için bilinen herhangi bir tedavisi yoktur.

YUMURTALIK REZERVİ TESTLERİ NELERDİR

Yumurtalık rezervi düşüklüğü için risk altında olan kadınlarda (Endometriozis, geçirilmiş yumurtalık cerrahisi veya ailesinde erken menopoz öyküsü olan), yumurtalık rezervi kanda AMH testi veya ultrasonografide antral folikül sayısı ile değerlendirilir. Konunun detaylarına Yumurtalık Rezervi Testleri sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Not: AMH testinin güvenilir olması için çalışma koşulları, dolayısıyla yapıldığı laboratuvar çok önemlidir. 

Anatolia Tüp Bebek Merkezi Laboratuvarı, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından ISO 15189 akreditasyon belgesi ile kalitesi tescillenmiştir. Bu yönüyle Ankara’da TEK, Türkiye’de ise 2 Tüp Bebek Merkezinden biridir.

AMH testi, adet döngüsünün herhangi bir zamanında, aç/tok olmasına bakılmaksızın yapılabilir. AMH değeri 1 ng/ml altında ise düşük, 1-2 ng/ml ise alt-normal (sub-optimal), 2-4 ng/ml ise normal, 4 ng/ml üzerinde ise yüksek over rezervi olarak sınıflandırılabilir.
Yumurtalık rezervi düşüklüğü kendiliğinden gebe kalınamayacağı anlamına gelmez. Ancak bu durumda zaman kaybetmemek önemlidir. Çünkü rezerv düşüklüğü varlığında tüp bebek uygulamalarında dahi rezerv azlığı derecesine göre, canlı doğum oranı azalır.

YUMURTALIK TEMBELLİĞİ NEDEN OLUR

Yumurtalık tembelliğinin çoğu zaman saptanabilen bir nedeni yoktur. Ancak kadında yaş ilerledikçe, her ay yumurta sayısında azalma olması ve yeni yumurta yapılamaması nedeniyle rezerv azlığı görülme riski artmaktadır. Özellikle 38 ila 40 yaş sonrasında rezerv azlığı çok sık görülmektedir.

Genetik Yatkınlık

Ailede genetik bir yatkınlık olması durumunda da kadında erken yaşta rezerv azlığı görülebilir. Özellikle anne, teyze, anneanne ya da kız kardeşte erken yaşta rezerv azlığı ya da erken menopoz öyküsü varlığı, kadında genç yaşta rezerv azlığı görülme riskini belirgin olarak arttırmaktadır.

Geçirilmiş Yumurtalık Cerrahileri

Yumurtalığın tamamen alınması veya kist ameliyatı yumurta sayısını azaltacağından rezervi azaltır. Özellikle halk arasında çikolata kisti diye bilinen endometriozis kistlerinin alınması o taraftaki yumurtalık kapasitesini azaltabilir. Bu tür cerrahilerin yetkin cerrahlar tarafından ve normal dokulara maksimum saygı gösterilerek yapılması çok önemlidir.

Endometriozis

Çikolata kistleri olarak da bilinen bu durumda, cerrahi yapılmasa bile yumurta sayısı, dolayısıyla yumurtalık rezervi azalabilmektedir. Endometriozis, Anatolia Tüp Bebek Merkezi'nin özel çalışma alanlarından biridir. Bu konuda merkezimizce yapılan uluslararası alanda yayınlanmış 3 ayrı çalışmamız bulunmaktadır. Endometriozis konusunda yaptığımız çalışmalar, endometriozis belirtileri ve tedavisi ile ilgili daha fazla bilgiye Endometriozis sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Geçirilmiş Radyoterapi ve Kemoterapiler

Yumurtalık fonksiyonuna toksik olması nedeni ile rezervi azaltır ve hatta bazı olgularda kalıcı menopoza neden olabilirler. Böyle bir tedavi öncesi kadın yaşı ve yumurtalık rezervi, gelişecek yumurtalık hasarının belirleyici unsurlarındandır.

Ağır Sigara İçimi

Günde 10’dan fazla sigara içiminde yumurtalık rezervi azalmaktadır.

Kromozomal Problemler

Kromozomal bir problem  varlığında da (Turner Sendromu ya da bazı translokasyonlar) yumurtalık rezervinde erken tükenme görülebilir.

YUMURTALIK TEMBELLİĞİ İLE İLGİLİ SIK SORULANLAR

Yumurta Tembelliğinde Adet Düzensizliği Neden Olur?

Yumurta tembelliği derecesi arttıkça, yani yumurtalıkta kalan yumurta sayısı azaldıkça adetler düzensizleşmeye başlar. İlk bulgu adet aralarının kısalmaya başlamasıdır. Önceleri düzenli ve normal aralıkta (27-28 günde bir) adet olunurken, adet araları kısalmaya yani sık adet görmeye başlanır. Adet araları ilk günden ilk güne 23-24-25 günde bir olmaya başlar ve daha ileriki zamanlarda da adet aralarında açılma görülür. Yani ilk günden ilk güne 35-40-45 günde bir adet olur hatta ilaçsız adet görmeme raddesinde düzensizlik görülebilir.

Yumurtalık Tembelliğine Ne iyi gelir?

Bir kadın hayatının hiçbir döneminde yeni yumurta hücresi yapamaz. Doğuştan yumurtalığına yerleşmiş olan  sabit sayıdaki yumurta hücrelerini ancak kullanabilir. Yani  her ay yumurtlama olurken belli sayıda yumurta hücresini kaybeder. Sayı hiç artamaz aksine her ay bir tüketim vardır. Kadına uygulanacak hiçbir tedavi ile, müdahale ile, prp gibi işlemler ile yeni yumurta üretimini sağlamak mümkün değildir. Ancak var olan yumurtalar kullanılabilir. Beslenme şeklinin değiştirilmesi, ilave takviye edici gıdalar, vitamin ya da antioksidanların kullanımı da yumurta sayısını arttırmamaktadır.

Yumurtalık Tembelliği Kilo Aldırır mı?

Yumurtalık tembelliği var olan kadında, hafif düzeyde rezerv azlığı varken adetler çoğunlukla düzenlidir. Bu dönemde kiloda bir farklılık olması beklenmez. Ancak rezerv azlığı şiddetlendiğinde hatta ilaçsız adet görmeme raddesinde adet düzeni bozulduğunda ise metabolizma hızı düşebilir ve kilo almaya meyil olabilir.

Yumurta Tembelliği Ağrı Yapar mı?

Yumurtalık tembelliği varlığında tek sorun yumurta sayısında azalma olduğu için, kişide herhangi bir şikayete yol açmaz. Ağrı yapmaz.

Yumurtalık Tembelliği Geçer mi?

Yumurtalık tembelliği, yumurtalık dokusu içindeki yumurta sayısının azalması demektir. Yumurta sayı azalması süreklilik arz eden bir durumdur. Yumurta sayısı her ay azalmaya devam eder.  Hiçbir kadın yeni yumurta hücresi üretemez. Bu nedenle de yumurtalık tembelliği kalıcı bir durumdur ve zamanla da yumurtalık fonksiyonu tükenir ve menopoz gerçekleşir.

Yumurta Tembelliği Cinsel İsteksizlik Yapar mı?

Adet görülmeye devam edildiği sürece, yumurtalıklardan  hormon üretimi devam ettiği için cinsel istek açısından bir farklılık olmaz. Ancak menopoz gerçekleşti ise bazı kadınlarda cinsel isteksizlik görülebilir.

Yumurta Tembelliği Çocuğa (hamileliğe) Engel mi?

Yumurta tembelliği olması kendiliğinden gebe kalmaya engel değildir. Eğer kadın düzenli adet görüyor ve düzenli olarak yumurtluyor ise, eşe ya da kendisine ait ilave bir gebe kalamama nedeni yok ise kendiliğinden gebelik elde edilebilir. Ancak rezerv azlığı yani yumurtalık tembelliği varlığında oyalanmamak önemlidir. Giden yumurta geriye gelmediği, hiçbir ilaç tedavisi ile bir kadına yeni yumurta ürettirilemediği için zaman değerlidir. Hiç kendiliğinden gebeliği denememiş, ilave bir problemi olmayan, kadın yaşının genç olduğu çiftlerde bir süre kendiliğinden gebelik için beklenebilir. Ancak bir süredir gebe kalınamadı ise, kadın yaşı ileri ise ya da ilave erkeğe ait gebeliği zorlaştıracak bir neden de varsa hızlıca tedavi seçeneklerinden uygun olanı seçmek başarı şansını arttıracaktır. Rezerv azlığına ilaveten 2-3 ayda bir adet gören ya da ilaçsız adet görmeyen kadınlarda tüp bebek tedavi şansı bile olamayabilmektedir.

Yumurtalık Rezervindeki Azalma Menopoz mudur?

Yumurtalık rezervinin azalması ve dolayısıyla üreme fonksiyonunun kaybı menopoz ile eşdeğer algılanmamalıdır. Kadınlarda üreme ve hormon salgılama fonksiyonlarında 38 yaşından itibaren bir ayrışma başlar. Üreme fonksiyonu bu yaştan itibaren hızla düşerken hormon salgılama fonksiyonu son adetin görüleceği menopoz yaşına kadar devam eder. O halde adet oluyorum neden çocuk sahibi olamam sorusunun cevabı işte bu fizyolojik değişiklikte yatmaktadır. Ailesinde erken menopoz olan kadınlarda yumurtalık kapasitesi daha erken tükenir. Bu kadınlarda genetik olarak programlanmış olan menopoz yaşından yaklaşık 10 yıl öncesinden üremede güçlükler yaşanabilir.


Puan Ver
4 Kişi. Ortalama puan: 4.50
İlk Yayımlanma Tarihi: 13.04.2021
Güncellenme Tarihi: 01.10.2021
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Yaralı, tüp bebeğin hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikalı çok nadir hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.