AMH TESTİ

AMH, Anti-müllerian hormon kelimesinin kısaltması olarak kullanılır. Üremeyi sağlayan hormonlardan biridir.

Her kadın belli bir yumurtalık rezervi ile dünyaya gelir ve ilk adet göreceği döneme (menarş) kadar yumurtaları uykuda bekler. Menarş başladığında her ay ovülasyonla birlikte yumurta tüketimi  de başlamış olur.

Yumurta sayısı yaş ilerledikçe azalır ve genellikle  45-50 yaş aralığında menopoz sürecinin başlamasıyla birlikte bütün  yumurtalar tüketilmiş olur. Ancak her kadının üreme fizyolojisi aynı değildir. Genetik faktörler, çevresel faktörler ya da geçirilmiş yumurtalık cerrahileri gibi nedenlerle daha erken yaşlarda da yumurtalık rezervinde azalma ile karşılaşabilmekteyiz.

Bu yazımızda, AMH testinin nasıl yapıldığı, hangi amaçlarla kullanıldığı, AMH düşüklüğü, yüksekliği gibi konuların yanında AMH testi ile ilgili sık sorulan soruların cevabını bulacaksınız.

AMH TESTİ NEDİR?

Kadınlarda AMH testi, alınan kan örneğinde çalışılan ve fonksiyonel yumurtalık rezervini değerlendirmek için ölçülen bir testtir. Anti-müllerian hormon (AMH), yumurtalık içinde büyüyen küçük foliküllerin granüloza hücreleri tarafından üretilir.

Kanda bakılan AMH değeri, büyüyen foliküllerin sayısı ile ilişkilidir. Bu nedenle Anti-müllerian hormon (AMH) testi, yumurtalık rezervini en belirgin biçimde gösteren bir tanı testidir.

Her ne kadar yumurtalık rezervini transvajinal ultrasonla saptayabiliyor olsak da, Amh testi ile de son derece güvenilir bir biçimde potansiyel folikül havuzunu tespit edebiliyoruz.

AMH NEDEN YAPILIR?

Kadınlarda Anti-müllerian hormon (AMH),  yumurtalık rezervini saptamak için yapılır. Bunun yanısıra;

  • Yumurtalıkların, tüp bebek tedavisi için uyarılması sırasında yumurtalık tepkisini ölçmek,
  • Geçirilmiş bir yumurtalık cerrahisine bağlı Yumurtalık  rezervindeki hasarı tespit etmek açısından kullanılabilir.

AMH Değerleri Neden Önemlidir?

Amh değerlerinin yüksek olması, kadının çok sayıda yumurtası olduğunun, düşük olması ise az sayıda yumurtası olduğunun göstergesidir. Ancak Amh dışında doğurganlığı etkileyen birçok faktör vardır.

Amh, bize rezervi değerlendirirken yardımcı üreme teknikleri kapsamında izleyeceğimiz süreci belirlememiz kapsamında yol göstericidir.

Örneğin 30 yaş altı 1 yıllık evli bir çiftimizi infertilite kapsamında değerlendirdiğimizi varsayalım. Erkeğin sperm sayı ve hareketliliği normal, kadının tüpleri açık, fakat Amh seviyesinin 0.3 ng/ml olduğu bir durumda doğrudan tüp bebek tedavisi şeklinde bir süreç belirleyerek gebelik şansını artırmak isteriz. Diğer süreçlerle zaman kaybetmek, Amh seviyesinin o süreçte daha da düşeceği anlamını taşır.

Ancak aynı özellikleri taşıyan ve Amh seviyesi 1ng/ml’nin üstünde olan bir kadında zamansal açıdan acele etmemizi gerektiren bir durum yoktur. Bu nedenle bu olgularda öncelikle yumurtlatma - aşılama tedavisi ile ilerlemek isteriz.

AMH TESTİ NE ZAMAN YAPILIR?

Amh testi, her ne kadar isteğe bağlı da  yapılabilen bir test olsa bile, yumurta rezervini saptamak amaçlı çalışılan bir tanı testi olduğu için kadın hastalıkları uzmanı tarafından istendikten sonra bakılması daha doğru olacaktır. Teste bakılması için özel bir zamana gerek yoktur.

AMH KAÇ OLMALI?

Serum AMH düzeyinin çalışıldığı laboratuvar, sonucun güvenilirliği kapsamında önem arz etmektedir. Amh seviyesi;

  • 1 ng/ml altında ise düşük,
  • 1-2 ng/ml ise alt-normal (sub-optimal),
  • 2-4 ng/ml ise Amh normal değeri,
  • 4 ng/ml üzerinde ise yüksek yumurtalık rezervi olarak sınıflandırılır.

Çıkan sonuç ile transvajinal ultrasonda görülen antral folikül sayısı uyumsuz ise yeniden daha güvenilir bir laboratuvarda çalışılması önerilebilir.

AMH DEĞERİ DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR?

Yumurtalık rezervi düşüklüğüdür. Amh seviyesinin 1 ng/ml’nin altında olması durumuna ‘’Amh değeri düşüklüğü’’ denir. Bu durumda zaman kaybetmeden yardımla üreme tekniklerine başvurulması gerekir.

Bekar olup, Amh düşüklüğü saptanan kadınlarda da yumurta dondurma tedavisine başvurmak, üremeyi korumak adına doğru ve etkin bir yoldur.

AMH Düşüklüğü Nedenleri

  • Kadın yaşının ilerlemesi,
  • Geçirilmiş yumurtalık cerrahileri,
  • Genetik ve çevresel faktörler,
  • Ağır sigara içimi,
  • Kemoterapi ya da radyoterapi uygulanmış olması
  • Yumurtalık rezervindeki düşmenin yani Amh düşüklüğünün nedenleri arasında sayılabilir.

Ancak Amh, yaştan bağımsız olarak düşük ya da yüksek olabilmektedir.,

AMH Düşüklüğü Belirtileri

Kadınlarda yumurtalık rezervi azaldıkça adet araları birbirine yakınlaşır. Normal yumurtalık yanıtı olan kadınlarda adet döngüsü 27-32 gün iken, yumurta sayısı azalan kadınlarda çoğunlukla 21-25 gün şeklinde bir döngü gerçekleşir.

Rezerv azalma seyri gösterdikçe premenopoz dönemle birlikte bu kez adet araları açılır. Dolayısıyla AMH düşüklüğü olan olgularda karşılaşılan en önemli belirti adet düzensizliğidir.

Yumurta Rezervi Düşüklüğü Tespit Edildiğinde Ne Yapılmalı?

Amh değerinin düşük olması, kendiliğinden gebe kalınamayacağı anlamını taşımaz. Ancak yine de bebek isteği olan ve Amh değeri 1ng/ml seviyesinin altında  olan anne adaylarının zaman kaybetmeden bir infertilite uzmanınına başvurmalarında yarar vardır.

Eğer bekar ve  Amh seviyesi 1ng/ml’nin altında ise Yumurta Dondurma tedavisi doğurganlığı korumak adına etkin bir yoldur.

Yumurta Rezervi Düşük Olan Bir Kadın Hamile Kalabilir mi?

Evet, hamile kalabilir. Ancak doğada insan türünün diğer canlı türlerine göre doğurganlığı düşüktür. Bu nedenle rezervi düşük olgularda zaman kaybetmek yerine gebe kalma şansı en yüksek olan tedavi seçeneğine yönelmeniz en doğru yaklaşım olacaktır.

AMH YÜKSEKLİĞİ NEDİR?

AMH değerinin 4 ng/ml üzerinde olmasıdır. Bu durumda yardımla üreme tekniklerine başvurulacaksa yüksek yanıt olasılığı akılda tutulmalı ve tedavi dozları dikkatle düzenlenmelidir.

AMH Yüksekliği Nedenleri

Amh yüksekliği çoğunlukla genetik faktörler nedeniyle, yumurtalık rezervi iyi olan ve PCOS olgularında karşılaşılan bir durumdur. PCOS, özellikle preantral ve küçük antral foliküllerde görülen tüm büyüme evrelerinde artan sayıda folikül ve artan serum Anti-Müllerian Hormon (AMH) seviyesi ile belirlenir.

AMH Yüksekliği Belirtileri

Amh yüksekliği PCOS’lu olgularda karşılaştığımız bir durumdur. Bu olgularda da adet düzensizliği görülebilir. PCOS’lu olguların bir kısmı çoğunlukla 45-60 günde bir adet görmektedir.Bu nedenle Amh yüksekliğinde de adet düzensizliği görülebilmektedir.

AMH İLE İLGİLİ SIK SORULANLAR

AMH Testi Nasıl Yapılır?

Anti-müllerian hormon (AMH) testi, aç ya da tok olmak fark etmeksizin damardan alınan kan örneğinden  çalışılır. Kadının adetli olup olmadığına bakılmaksızın herhangi bir dönemde yapılabilir.

Yaşa Göre Amh Değerleri Nasıl Olmalıdır?

Her kadının yumurtalık rezervi bireysel olarak farklılık gösterdiği için Amh değerleri yaştan bağımsız farklılık gösterebilir. 25 yaşında bir kadının yumurtalık rezervi 0.5ng/ml olabilirken, 35 yaşında bir başka kadının 2.5 ng/ml olabilir.

Ancak yine de AMH seviyelerinin 35 yaş itibari ile yumurta rezervindeki azalmaya bağlı olarak düşüş sürecine girdiğinden bahsetmek de yanlış olmaz.

Amh Kaç Olursa Hamile Kalınır?

Amh’nın, gebelik oluşması yahut oluşmaması kapsamında etkin bir rolü yoktur. AMH düzeyi kadının gebe kalabilirlik potansiyelini göstermez. Düşük AMH’ya sahip bir kadın da eğer düzenli yumurtluyorsa ve ilave bir sorun yoksa kendiliğinden gebe kalabilir.

Amh Sonucu Kaç Günde Çıkar?

Amh sonucunun ne kadar sürede çıkacağı çalışılan laboratuvara göre farklılık göstermektedir. Genellikle kan verildiği gün sonuç alınabilmektedir. Sonucun güvenilirliği açısından uluslararası kalite standartları akretitasyonu olan laboratuvarlarda çalışılması önerilir.


Puan Ver
2 Kişi. Ortalama puan: 3.00
İlk Yayımlanma Tarihi: 27.05.2022
Güncellenme Tarihi: 04.06.2022
Prof. Dr. HAKAN YARALI
YAZAR
Prof. Dr. HAKAN YARALI

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Hakan Yaralı, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. Halen, kısmi statüde Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. Tüp bebek alanında hem klinik hem de laboratuvar kısmında sertifikası bulunan hekimlerdendir. 2018 yılında Turkish time tarafından, Dünyada Yankı Uyandıran İlk 100 Türk Hekim arasına seçilmiştir.