Sizlerden Gelen Mektuplar

#HikayemeOrtakOl


22.02.2017

Geçmiş öykümde başarısız iki tedavim vardı,eşim 6 yıl önce kanser tedavisinde ağır kemoterapi almadan sperm dondurmuştu. Ulaşabildiğim bütün röportajlarını dinleyerek, açıklamalarını okuyarak ve tüm kalbimle inanarak seçmiş olduğum sevgili doktorum Hakan Bey ve ekibiyle tanışmak üzere Anatolia Tüp Bebek Merkezi ile ilk görüşmemizi 2012 yılının Ağustos ayında gerçekleştirdik. Geçmiş öykümde başarısız iki tedavim vardı,eşim 6 yıl önce kanser tedavisinde ağır kemoterapi almadan sperm dondurmuştu.Doktorum hiç vakit kaybetmeden aşılamayı değil tüp bebek tedavisini tercih etmemizi,37 yaşında oluşum nedeniyle geç kalmamız gerektiğini belirtti.Koşulsuz,kendisinin ve ekibinin tecrübesine emanet ettik kendimizi...   Yaz tatilimizin ardından 5 Eylül'de tedaviye başladık.Güvenli bir merkezin,tedavi planına harfiyen uymanın ve yüksek moralin ne kadar etkili olacağının farkındaydık.Bu süreci sıkıntılı bir tedavi gibi değil,aile olmaya yürüdüğümüz ve yalnız olmadığımız bir yol olarak görmeyi tercih ettik.Eşim tüm enjeksiyon sorumluluğunu üstlendi,destek verdi.Güleryüzlü Anatolia ekibinin de yardımıyla,hep gülümsedik.Tüp şeklinde bir kutuya sevdiğimiz insanların güzel dileklerini yazdığı minik notları biriktirişim ve bunun bize enerji vereceğine inanışım,gelişmekte olan yumurtalarıma " Omlet yapılacak kıvama geliyorlar" diye takılışım da,stresten uzak kalmak için kendimce bulduğum küçük çözümlerdi:))   26 Eylül'de toplanan 12 yumurtanın 7'sine işlem yapıldı ve tümü döllendi.Merkezin embriyoloji labaratuarı başarısına bizzat şahit olduk.Her sabah embriyo gelişimi hakkında özenle bilgilendirildik.30 Eylül'de idrara çok sıkışık olmak dışında hiçbir sıkıntı yaşamadan,en kaliteli 2 embriyonun transferi gerçekleşti,3 embriyo da dondurularak saklandı.Gerek yumurta toplama,gerekse transfer sırasında Hakan Hocam'ın bizzat işlemde bulunması müthiş güven vericiydi.Transfer sonrası 3 gün yatak,bir hafta işten uzak bir ev istirahati yaptım.Tedavinin başından beri tuttuğum günlüğe duygularımı yazmaya ve olumlu düşünmeye devam ettim.10 gün sonrasında kan tahlilinden aldığımız pozitif sonuç ve 24 Ekim'de ilk muayenede bebeğimizin sağlıklı kesesini görmek;bizi çok ama çok mutlu etti.    Anne ve baba olmaya giden yolun başından itibaren bizi yüreklendiren,ailemizin bir ferdi gibi mutluluğumuzu yürekten paylaşan,her zaman nazik ve güleryüzlü çalışan Anatolia Tüp Bebek Merkezi'ne,başta bu alanın duayeni Prof.Dr.Hakan Yaralı'ya,hastalarına şefkatle yaklaşan sevgili doktorlarım Mehtap Polat ve Kübra Boynukalın'a,bana deliksiz bir uyku yaşatan Prof.Dr.Fehmi Coşkun'a,sperm ve yumurtayı maharetle birleştiren embriyologlar  Elif Gül ve Bilge Ekin'e,zarif gülümsemesiyle içimizi aydınlatan Başhemşire Emel Efe Kaya'ya,sabah kan alma işini tatlı bir sohbete çeviren Zehra İnce'ye,saat kaç olursa olsun aynı nezaketle sorularımı yanıtlayan hemşire Buket Görgicen'e,iletişimi süratle sağlayan ve  kişiye ismiyle hitap ederek özel olduğunu hissettiren tüm banko personeline ve adını sayamadığım herkese sonsuz teşekkürler.....    Anatolia Tüp Bebek Merkezi'ni konusundaki uzmanlığı ve hassasiyeti nedeniyle,ihtiyaç duyan herkese tereddütsüz tavsiye ederiz.Umarız, bütün hikayelerin mutlu bir sonu olur.


22.02.2017

Anatolia Tüp Bebek Merkezi Tüp Bebek Hasta Öyküleri Hüzün, Gözyaşı, Sevinç, Gurur, Minnet, Teşekkür Eşim ve ben  2000 senesinin  ağustosunda evlendik. Ben 29 eşim 27 yaşındaydı. Beş ay sonra neden çocuğumuz olmuyor diye doktora gitmeye karar verdik. Ne yazık ki yapılan tahliller neticesinde eşimin beyninde tümör olduğunu öğrendik. Kelimenin tam anlamıyla beynimizden vurulmuşa döndük. Evlilikten beklentilerimizin asla gerçekleşmeyeceği umutsuzluğunun yanı sıra bütün umutlarımıza da toprağa gömdük diyebilirim.          Hipofiz bezindeki bu tümör bilenler bilir Vücudun hormon merkezi olması sebebiyle endokrinel olarak her şeye engel bir tümördür.          Eşimi beyin ameliyatı yaptırıp tümörü aldırdıktan sonra monoton bir hayata merhaba demek zorunda kalarak ayda bir hastane ortamında sandostatin lar yaptırmaya başladık.  Monoton diyorum çünkü;  Her ay iğneyi yaptırıp altı ayda bir bütün tahlilleri yaptırmayı periyodik hale getirmiştik. Tabi hastalığın seyriydi bu bizim istediğimiz için değil…          İğnenin yan etkisi olarak kalp hastalıklarına ve kadın hastalıklarına da muayene olmamız gerekiyordu.  Yaklaşık 3 yıl sonraki  kadın hastalıkları muayenesinde çocuk sahibi olup olamayacağımızı bir umutsuzlukla, üzüntüyle bir iki gözyaşıyla ve biraz da cesaretle doktorumuza sorduk. Tabii neden olmasın dedi doktor. Gözümüzün içi parladı birden. Ancak hemen arkasından hormonsal dengesizlikler sebebiyle bunun zor olduğunu aşılama ya da tüp bebek yapılmasının daha uygun olacağını söyleyince öyle acı bir şekilde yutkunduk ki anlatamam. Olsun ne yapalım. Hiç olmazsa öyle bir şansımız var, ya olmasaydı ne yapardık diye kendi kendimize teselli veriyorduk.          Bir iki aşılama sonunda başarısız olduk. Sürekli ağlıyor, umutsuzluğa kapılıyorduk. Baktık ki  olacak gibi değil psikolojimizi biraz olsun düzeltebilmek için bir psikologa  gitmeye karar verdik.  3- 4 seanstan sonra Doğrusu faydasını da gördük.          Tüp bebek denemeye karar verdik. Bunu için Ankara'nın sayılı bu işi bilen  bir tüp bebek merkezine gittik.  3 sene içinde 4 deneme yaptık. Biri düşük oldu, diğerleri hiç tutmadı bile. Hem maddi hem manevi çöküntümüz artarken artık eş olarak da birbirimize sevgimizi hatta saygımızı bile kaybetmeye başladığımızı hissediyordum.          2009 senesinde bütün gücümüzü toplayarak bir daha denemeye karar verdik. Bunun için artık başka bir merkezi denemeyi düşünüyorduk. Derken  Anatolia ile görüşüp randevu alarak Prof. Dr. Hakan Yaralı ile görüşecektik. Ne yalan söyleyim Daha öncesinde mükemmel duyumlar almıştık kendisi hakkında ama, bizim de bir hastalık geçmişimiz ve hatta başarısız aşılama ve tüp bebek denemelerimiz olmuştu. Haydi hayırlısı diye dualar edip görüşme günü merkeze gittik.           Herkes bilir profesör doktora gittiniz mi en az bir iki saat beklersiniz, çünkü bir türlü hastalar zamanında bitirilemez, bir sonraki hastanın randevusu sürekli sarkar.           İçeri girdiğimizde adımızı söyledikten sonra tamam bu hasta çıksın sizi görüştüreceğiz dediler. Şaşırdık alışık değildik çünkü. Neyse. Az da olsa umutla, sıkılgan bir şekilde en önemlisi  yine olmayacak başarısız olacağız korkusuyla görüşmeye el sıkışarak başladık.  Evveliyatımızı anlattıktan sonra kendisi bazı tahliller istedi ki biz bunlara alışığız zaten. Kendisi çok fazla birşey konuşmayacağını tahliller neticesinde her şeye karar vereceğini söyledi. Eeee haklıydı tabii. Yaptırdık tahlilleri getirdik gösterdik. Kendisi olumsuz bir durum olmadığını hamile kalmamızın  kendisi açısından bir sakınca olmadığını, endokrin doktorumuzun onayıyla hemen de başlayabileceğimizi söyledi.Öyle güzel şeyler söylüyordu ki adeta yarı yarıya olmuş kadar sevindik. Çünkü daha önce duymuştuk; Eğer olumsuz bir şey görür ve hissederse boşuna uğraşmayın paranızı da boşu boşuna heba etmeyin dermiş.  Cinnah caddesinden aşağı eşimle kol kola inerken kısmet hayırlısı inşallah bu sefer olur inşallah diye dualar ediyorduk.          Endokrin doktoruyla görüşüp olumlu sonuç alınca daha da sevindik. Geldik tekrar nerdeyse hiç beklemeden Hakan Hocayla görüştük. Eşimin yaşı itibariyle gerekli planlamayı yaptı, bana da sen de bir Müfit Hocayla görüşeceksin, senin durumun da önemli dedi. Müfit hoca da  ürolog. Görüştüm benim da bu süreçte ilaç kullanmam gerektiği söylendi. Kullandık. Geldik  transfere. 12 gün sonra eşim kanaması olunca anladık ki başarısız olmuşuz. Başta Hakan Hoca, Dr. Mehtap Hanım,  Dr. Kübra Hanım, Hemşire Emel hanım. Odada olumsuzluğun sebebini konuştuk ama göz yaşıyla beraber takdiri ilahi, kısmet, hayırlısı, Allah büyüktür. Gibi tesellilerle görüşme bitti. Sağ olsunlar daha 1-2 ay önce tanışmıştık bu ekiple ama sanki 40 yıldır tanıyoruz gibi en az bizim kadar mutsuz olduklarını bize hissettirdiler. Bunu görmek şunun için önemli, hem ekibin işini savsaklamadığını, hem büyük bir ciddiyetle bu işlemleri yaptığını ve hem de başarısızlıkta kendilerinde bir pay var mı yok mu sorguladıklarını gördük.           Ağlaya ağlaya cinnahtan aşağıya yürürken yine eşimle birbirimize teselliler veriyor,  hayata bir şekilde devam etmemizin gerekli olduğunu söylüyor ve maddi bakımdan bir birikim yapıp tekrar deneme planları yapıyorduk.          4-5 ay sonra tekrar bir randevu almak için telefon ettiğimizde sekreter hanım hemem bizi tanıdı şaşırdık doğrusu. Onlarca hasta nerden hatırlasın. Ama hatırladı işte.  Hakan Hocayla  tekrar görüştük. Muayeden ve tahlillerden sonra tekrar denememizin olumlu olabileceğini ve hatta maddi olarak da bize yardımcı olabileceğini söyledi. Bu durumda olanlar çok iyi bilirler ki maddi imkansızlık gerçekten hiçbir şeye benzemiyor. Fakat daha ilginç olanı 2. gelişimiz olmasına rağmen gerek doktorlarda gerek muhasebede gerekse de  sekreterlerde  ve hatta embriyologlarda bile her zaman bir güler yüzlülük vardı. Bu bize biraz daha olumlu düşünmeyi ve bu sefer olacak umudu veriyordu. Yine bilenler bilir bu bizim durumumuzdaki hastalar için son derece önemlidir.          Tedavi başladı. Transfer yapıldı. 12 gün sonra tahlil yaptırdık. VE NİHAYET eşim hamileydi. Bu durumu anlatamam sanki kanat taktılar da uçuyor gibiydik. Haberi Anatoliaya verdik. Herkeste ayrı bir  sevinç. Sekreterle konuştuktan sonra nerdeyse bütün ekip ayrı ayrı arayıp tebrik etti. Fakat tahliller 2 günde bir en az 3 sefer tekrar edilmeliydi.  Tahlilleri yaptırdık, ancak yolunda gitmeyen bir şeyler vardı çünkü olması gerektiği kadar çıkmıyordu. Hakan Hocayla yeniden odasında görüştük ultrasondan sonra dış gebelik olduğunu ve bunun da ameliyatla alınması gerektiğini öğrendik ki, gerçekten beynimizden vurulmuşa döndük. Hakan Hocanın odasında ağlarken bir an ki işte o zaman ilk kez gördüm ben hastası için yaşaran gözlerini saklamaya çalışan doktoru. Hakan Hoca da, yanındaki Mehtap Hanım da, Baş hemşire Emel Hanımda göz yaşlarını saklamaya çalışıyorlardı. Dışarı çıktığımda bütün çalışanlar diğer hastalara belli etmemeye çalışarak bizlere teselli veriyorlardı. Alt kata indik muhasebe ekibi başta Şefika Hanım olmak üzere hepsi bize teselli veriyordu.          Hakan Hoca Bir gün belirledi Hacettepe'de ameliyatla dış gebelik sonlandırıldı.          Hakan Hoca 10 gün sonra bizi muayeneye çağırdı. Gittik Görüştük. Son derece üzgün olarak üzüntümüzü atmak için bir şeyler yapmamızı hatta bir kısa süreli de olsa tatile çıkmamızı söyledi, söyledi söylemesine ama bizde para yok ki neyle çıkacağız bunu da söyleyemedik tabii. Fakat 3-4 ay sonra tekrar yaptırıp yaptırmayacağımız değil de en azında eşimin genel durumu konusunda  bir muayeneye gelmemizi de ekledi. Allah'tan hayırlısı diyerek bir kez daha cinnahtan aşağıya gözlerimiz yaşlı olarak kendi kendimize teselli vererek indik.            5 Ay sonra muayeneye gittik. Hakan Hoca sağolsun her seferinde olduğu gibi bizden hiç muayene parası almadan muayene sonunda durumumuzun olumlu olduğunu eğer istersek bir kez daha deneyebileceğimizi maddi ve manevi yardımda bulunabileceğini, hatta ilaçlar konusunda da araştıracağını eğer yapılabilirse yardım edebileceğini söyledi.  Eşim ve ben bu konuda çok olumsuz şeyler yaşadığımızı biraz düşünmemiz gerektiğini söyleyerek Anatoliadan ayrıldık.              Yedi kez deneme yapmış, maddi manevi çok çok ezilmiş bir çift olarak biz. Bütün umutlarımızı toplayarak, bankadan kredi çekerek, diğer olumsuzlukları bir kenara bırakarak yeniden denemeye karar verdik.              Anatoliada artık biz kıdemli hasta idik. Gerçekten sağ olsunlar nerdeyse bütün çalışanlar haydi hayırlısı diyerek bize güler yüzlü teselliler veriyordu. Hocanın randevu zamanının beklerken tesadüfen  Emel Hemşirenin tüp bebek koçluğu yaptığını duyduk. Nedir bu diye sorduğumuzda çok stresli  ve evhamlı hastalara bir nevi psikolojik destek diyebiliriz diye söyledi Emel hanım. Bu kadar olumsuzluktan sonra bizde fazlasıyla hem evham hem stres var tabii.. Konuştuk kendisiyle cüzi bir miktar karşılığında bu hizmeti verebileceğini söyledi. Biz de bu hizmeti almak istiyorduk çünkü gerçekten artık son şansımızı kullanıyorduk diyebiliriz. Hem maddi hem manevi yıkıntı içindeydik ve hem de yaş itibariyle  artık çok daha olumsuz bir döneme giriyorduk. Bu nedenlerle gerçekten son çırpınışlarımızdı demek yanlış sayılmaz bizim için. Sağ olsun 4 seansta yapacak, 45 dakikalık. Öyle de oldu. Transfere kadar tam 4 seans aldık. Diğer taraftan yapılan tedavi sonucunda 4 yumurta toplanabilmiş, bunların 3 tanesi sağlıklı durumda imiş bu üçüne işlem yapılacakmış. İşlemden sonra sadece bir yumurta döllenmiş o da sağlıklı bir durumdaymış. Hocam bunun transfer edilip edilmemesini bize bıraktı. Karar verdik tek de olsa şansımızı denemek istiyorduk. Tek yumurtayı büyük bir umut, özveri ve özenle gerek Anatolia ekibi gerekse de bizler nakletmeye karar verdik. Nakil günü son kez Emel hemşirenin direktiflerini yeniden gözden geçirdik. Transfer başarıyla yapıldı. Artık 12 gün sonundaki  tahlili bekleyecektik.           12 gün sonra tahlil sonuçları pozitif çıktı. Tabii biz hemen sevinemedik. Dur bakalım 3-4 kez daha tekrarlayacaktık. Tekrarladık. Süper bir şekilde hamilelik devam ediyordu. Yine tam olarak sevinemiyorduk, çünkü bir keseyi görmemiz gerekiyordu. 3 hafta sonra keseyi gördük kalp atışını duyduk artık dünyalar bizim, eşime hamilesin diyebilirdik. Bu arada  abartısız bütün Anatolia ekibi bizimle beraber nefeslerini tutmuş inşallah hayırlısı dualarıyla sevinç içinde bizlere sarılıp teselli veriyordu.           Şimdi bugün tarihi itibariyle eşim takvim yaşı olarak tam 4 ayı, hafta olarak 18 haftayı tamamlamış durumda . Bir aksilik olmaması için elimizden gelen gayreti sarf ediyor; Her zaman olduğu gibi Hakan Hocanın söylediklerini harfiyen yerine getirmeye çalışıyoruz. Hocam ve ekibi Allah Razı Olsun bizlere yaparız ederiz dedikleri her konuda gerekeni yaptılar. Artık ben ve eşim hayata çok çok çok çok daha pozitif bakıyor, hatta kız ya da erkek isimleri bile düşünmeye başladık.           Bütün Anatolia ekibine sonsuz minnetlerimizi bir borç olarak görüyoruz. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır, çünkü gerçekten her aşamada bizlere bıkmadan usanmadan hiçbir şekilde sonraya bırakmadan yardımcı oldular.          Allah'tan dilerim ki bizim buraya kadar yaşadığımız sevinci isteyen dileyen her kuluna yaşatsın.  İnşallah sağlıklı sıhhatli ve hayırlısıyla evladımızı kucağımıza alırız. Bizim gibi çaba harcayan herkes inşallah sağlıklı sıhhatli ve en önemlisi hayırlısı ile evlatlarını kucaklarına alırlar. 02.11.2012                                                                                                                  FADİME - ALİ


22.02.2017

Hastanenizde tedavi gördük ve ilk denememizde tutu çok şükür.  Şuan 11+2 günlük sizinle paylaşmak istedik sevincimizi..  


22.02.2017

Bebeğimi uyuturken mutlulukla televizyonda izledim Hakan hocamı :)   Şiveroğlu Ailesi


22.02.2017

Kızımız Deniz, 20 Ocak 2017 tarihinde dünyaya geldi. Hakan Hocam ve tüm ekibine teşekkür ederiz.   Çağatay -Tülin Cengiz


20.02.2017

Mehtap Hanım ve Anatolia Ekibine...


16.02.2017

Mehtap Hanım ve Anatolia Ekibine;


07.02.2017

2008 yılında merkezinizden tüp bebek tedavisi aldık.2009 yılında Alperenimiz ve Hilalimiz doğdu.Şimdi 2.sınıftalar ellerinizden öperler..Hakan Hocama,mehtap hocama,şimdi aranızda olmayan Bülent hocama ve tüm Anatolia ailesine teşekkür ediyoruz..Trabzon'dan selamlar(Zahide ve Süleyman KÖR)


15.06.2016

Sevgili Prof. Dr. HAKAN YARALI Hocam başta siz olmak üzere tüm sorunlarımla mücadele etmeme yardımcı olan ve ümit veren Zuhal ve Mehtap hocama, Bütün her şeyi titizlikle anlatmalarına rağmen gereksiz olsa bile tüm sorularımı bıkkınlık belirtisi bile göstermeden cevaplamaya çalışan tüm Anatolia ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Hepsinden ayrı ayrı enerji aldığım titizlikle ve ilkeli çalışan, işini çok seven, güler yüzlü ve bu kadar iyi insanın bir araya toplanması mükemmel olmuş. Herkesin emeğine ve gönlüne sağlık, kanatsız melekler. Gelelim benim hikâyeme, 3 başarısız tüp bebek denemesinden ve yaşımın 40 olmasından sonra iyice ümitsizliğe kapılmıştım. Artık kadınların çok güzel diye bahsettiği o "annelik " denen duyguyu tadamayacak gibiydim. Öyle ki anneler gününü bile sevmez olmuştum. Bazen kendi kendime konuşuyor, doğadaki her şeyin yavrusu var benim yok diyordum, Allah bana da verir elbet diyordum, sonra herkes anne olmuyor ben de yoluma bakarım diyordum ama kafam karışık bir şekilde araştırma yapıyordum. Bütün araştırmalarım Hakan hocaya çıkıyordu. Daha önce orada tüp bebek yapıp (tabii onların çocuklarının tüp bebek olduğunu önceden bilmiyordum) çocuk sahibi olan arkadaşlarım da beni cesaretlendirdi. Son bir kere deneyeceğim dedim, Anatolia kapılarını bize açtı, gönülleri yüce olan bir sürü insan yardımcı olmak için elinden geleni yaptı. Tanıtım toplantısı; yeni bir teknoloji uyguluyorlarmış tüp bebekte ileri yaş çocuk sahibi olmak canlı doğum elde etmek için mükemmel bir yöntem PGS trofaktoderm. Kolları ekipçe sıvadık çünkü bende ekibe dahil oldum. Başladık heyecanlı sürece 3 yumurta 3 embriyo biri gelişmedi ikisinden 5. gün alınan biyopsiler gen analizine gitti ve sonuç gelene kadar embriyolar donduruldu. Korktum donunca çözülmezse hasar görürse ne olacak diye. Sonuçlar belli oldu biri sağlıklı idi. Tekrar hazırlıklar ve transfer zamanı 1 tane embriyo verildi. 10 Eylül sonuç pozitif idi, tutmuştu gebeydim, yaşamadığım deneyim.   Sonra ultrason görüntüleri kaygılar endişeler hastalıklar bu süreçte de tüm ekip hepsi birbirinden güzel insanlar hep yanımdaydı tam destek. (sorgulama ve bıkkınlık yok)   Ben onları bırakmadım onlar beni bırakmadı. Hakan hocam hep canlı doğumu hedefledi. Sorunsuz, güzel, sağlıklı bir bebeği kucağıma almamı istedi. Kızımla beni hiç yalnız bırakmadı onca işi gücü öğrencileri ve hastaları arasında bizi ihmal etmedi, hep ilgilendi.   Çok zorlandığım zaman moral verdiler, ellerinden gelen hiçbir şeyi esirgemediler. Fazlasını yaptılar.   Ve 2 Mayıs 2016 anne oldum. 41 yaşında 41 kere maşallah meleğimi kucağıma aldım.   Evet, çok güzel bir duygu canınızdan can, Ama lohusalık sürecinde de Anatolia yanımdaydı.   Hakan Hocam ellerinizden öpüyorum, hakkınız çok büyük ödeyemem. Tüm ekibe sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Hepsi birer melek, Ama ben bunları anne oldum diye değil istediğim oldu diye yazmıyorum. Hamile kalamasaydım da sizleri tanımış olmaktan memnuniyet duyardım.   Siz günümüzde böyle insanlar var mı denecek kadar mükemmel bir insansınız. (Haddim olmayacak hocam) Dürüst, ilkeli, tamahsız. Siz de neyse o. Ne bir eksik ne bir fazla. Eğer Elif Naz, bizim güzel kızımız dünyaya gelmeseydi ve siz bana çocuğun olmayacak deseniz inanırdım ya da tekrar deneyelim deseniz de denerdim. Size koşulsuz inanırdım. Güven insana en zor verilen duygudur. Biz size ve ekibinize sonsuz güveniyoruz.   Size şöyle demek istemek istiyorum: Anatolia Uğurlu eller güzel kalpler güvenilir insanlar...   Tüp bebek Anatolia demek...   Mutluluk ve sağlıkla kalın...   Üzüntü sizden uzak olsun. Ne güzel ki Türkiye de sizin gibi insanlar var ve insanların umutlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar tüm kalpleri ile. Adanmışlık budur.   Vatan için kutsal bir değersiniz. iyi ki varsınız. Anneniz sizi iyi ki doğurmuş. Öpüyorum uğurlu ellerinizden, sevgiyle,   MEHTAP KAROĞLU 13 HAİZRAN 2016  


12.04.2016

Sevgili Hakan Hocam;   Söze nereden başlayacağımı bilemiyorum. Zaten hiçbir sözün duygularımı tam anlamıyla ifade etmeye yeteceğini de sanmıyorum.    Sizinle ilk görüştüğüm gün karşınıza umutlarını tamamen kaybetmiş ama anne olabilmek için mücadeleyi bırakmayı yüreğine kabul ettirememiş bir kadın olarak geldim. Size söylediğim ilk cümle şuydu: "Hocam lütfen bebeğimin olmayacağını düşünüyorsanız bunu bana söyleyin. Eğer gerçek buysa ve bu gerçekle yüzleşmemi sağlarsanız bana en büyük iyiliği yapmış olursunuz. Zira benim artık mücadele edebilecek gücüm kalmadı. Sizin bana verdiğiniz cevapsa hala dün gibi kulaklarımda çınlıyor. Sibelcim şu duvarların dilleri olsa da konuşsa. Sana neler neler anlatırlardı. Sana asla bebeğinin olmayacağını söyleyemem" dediniz. İşte ben o an sizin gözlerinizde umudu gördüm, güveni gördüm, inancı gördüm, cesareti gördüm. Size başka hiçbir şey sormadım.   Önce bir operasyon geçirmem gerektiğini, ardından bir ay sonra yeni bir tüp bebek denemesi için hazır olabileceğim' söylediniz. Hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Beni ameliyat ettiniz, Ardından yeni ve zorlu bir süreç daha Beşinci tüp bebek denememiz...Ve ardından mutlu son...   Bize neler verdiğinizi tahmin bile edemezsiniz... Allah'ımın izniyle bize verdiğiniz şey sadece minicik bir bebek değildi. Siz bize hayallerimizi verdiniz... Rüyalarımızı verdiniz... Umutlarımızı verdiniz... teşekkürler hocam...    Anatolia'nın sevgili doktorları; Mehtap Hanım, Zuhal Hanım, sevgili hemşireleri, memurları ve tüm çalışanları eşim ve kendi adıma hepinize sonsuz teşekkürler...    Sevgili Hocam; Sizden son bir ricam var. Kaan bebeğimizin anı defterinin ilk sayfasına yazabilmemiz için bize birkaç satır yazıp gönderebilirseniz çok mutlu oluruz. Bu sayede belki anne baba olmayı isteyen başka ailelere minicik bir ışık olabilir ve tabi ki yavrumuz büyüdüğünde ona okutup, anlatabileceğimiz güzel bir anı bırakmamıza yardımcı olabilirsiniz.    Sizleri çok seviyoruz Anatolia Ailesi...   Umarım uzun yıllar boyunca bizim gibi pek çok aileye daha kalplerini dolduracak en büyük mutluluğu yaşatabilirsiniz...    Sevgilerimle.... SİBEL - BÜLENT BALDIL / 10.04.2016