KADINA BAĞLI GEBE KALMAKTA SIKINTI

Kadına bağlı gebe kalmada sıkıntılar 4 ana başlıkta toplanır. Bunlar yumurtlama bozuklukları, tüp tıkanıklıkları ve etrafındaki yapışıklıklar, endometriozis ve diğer nedenler olarak sıralanabilir. Her bir bağlığın da kendi içinde ayrımları mevcuttur.

A -Yumurtlama Bozuklukları

Kadınlarda gebe kalmakta sıkıntı yaratabilecek yumurtlama bozukluklarını 3 grupta inceleyebiliriz;

1. Hipogonadotropik Hipogonadizm

Beyinden salgılanıp yumurtalıkları idare eden hormonların (FSH, LH) yetersiz olmasından kaynaklanan bir durumdur. Tedavisinde beyinden salgılanan hormonların enjeksiyonlar ile yerine konması planlanır. Bu kadınlarda tedavi öncesinde görüntüleme (hipofiz MR) ve prolaktin ölçümleri yapılır.
Tedaviye yanıt ve gebelik oranları, tüp bebek gerekmeksizin, oldukça iyidir. Bir aylık uygulama başına gebelik oranı %20-25’dir; bu şekilde neredeyse doğal yolla gebelik oranları sağlanabilmektedir. Bu şekilde iğne tedavisi ile gebelik elde edilemeyen olgularda tüp bebek tedavisi planlanır; tüp bebek tedavisi ile de gayet güzel gebelik oranları sağlanmaktadır.

Merkezimizde tüp bebek tedavisi alanında yapılan uygulamalara aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. https://www.anatoliatupbebek.com.tr/tup-bebek/

2. Hipergonadotropik Hipogonadizm (Yumurtalık Yetmezliği, Erken Menopoz)

Yumurtalık içindeki yumurtaların erken tükenmesine bağlı olan durumdur. Halk arasında erken menopoz olarak da bilinir. Çocuk sahibi olabilmek için bilinen bir tedavisi yoktur.

3. Polikistik Over Sendromu (PCOS)

Polikistik over sendromunda yumurtlamanın seyrek veya hiç olmamasına bağlı gebe kalamama olur. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, yumurtlamayı uyarıcı ilaçların kullanılması gerekir. Konu ile ilgili sorularına cevap bulacağınız ve dikkat edilmesi gerekenleri sıraladığımız yazımıza PCOS sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

B - Tüp Tıkanıklıkları ve Tüp Etrafındaki Yapışıklıklar

Tüp faktörüne bağlı gebe kalamama nedenleri;

  1. Geçirilmiş cerrahi (myom ameliyatı, kist ameliyatı vs) nedeni ile tüp ucunun kapanması ve/veya tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulmasına neden olabilecek yapışıklıkların gelişmesi;
  2. Endometriozis, cerrahi yapılmamış olsa bile tüp ucunun kapanması ve/veya tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulmasına neden olabilmektedir. Geçirilmiş endometrozis cerrahisinde bu risk daha da artabilmektedir.
  3. Geçirilmiş appendisit; özellikle komplike olan olgular.
  4. Geçirilmiş cinsel yolla geçen hastalık öyküsü (gonore (bel soğukluğu) veya klamidya vs);
  5. Ülkemizde çok sık görülmese de geçirilmiş tüberküloz; bu olgularda tüpler orta bölgelerinden tıkanırlar ve etkilenmiş olguların yarısında da rahim içi yapışıklık olabilmektedir. Bu olgularda tüpü açmaya yönelik cerrahinin yeri olmayıp, tek çare tüp bebek yapılmasıdır.

Her tüp tıkanıklığı mutlaka hemen, direkt olarak tüp bebek yapılması anlamına gelmese de eğer tübal hasar derecesi ağır ise, ki çoğu zaman ağır olmaktadır, tüp bebek tercih edilmelidir.

Tüpün yumurtalık tarafındaki ucu tam kapalı ise (hidrosalpenks, içi sıvı dolu ve “sucuk” gibi şişmiş tüp), tüp bebekten önce, tüp bebeğe hazırlık olarak laparoskopi yapıp, tüpü tamamıyla almayı, bu mümkün değil ise, tüpün rahim ile ilişkisini bloke etmeyi hedeflemekteyiz. Böyle bir laparoskopi yapıldıktan 1-2 ay sonra tüp bebek uygulamasına başlayabilmekteyiz. Bu konudaki daha detaylı bilgiye Hidrosalpenks sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

C - Endometriozis

Endometriozis varlığı erken evrelerde bile kadının gebe kalma potansiyelini azaltıcı bir unsurdur; endometriozise bağlı gelişen ve iki taraflı tüp-yumurtalık ilişkisini bozan yapışıklıklar varlığında kendiliğinden gebe kalma ihtimali belirgin olarak azalır.
Eskiden çok daha liberal olarak yapılan çikolata kisti ameliyatlarından, günümüzde, önemli ölçüde uzak durmaktayız. Çünkü, çikolata kisti, cerrahi yapılmadan da yumurtalık rezervini azaltıcı bir durumdur. En yetkin ellerde bile yapılan cerrahide yumurtalık rezervi azalabilmektedir. Hele, deneyimli olmayan ellerde, bu azalma çok daha fazla olabilmektedir.
Bununla birlikte;

  1. Kadın yaşı 35 altı,
  2. Sperm problemi olmayan,
  3. Gebe kalamama süresi uzun olmayan (2-3 yıldan kısa),
  4. Yumurtalık rezervi normal olan,
  5. Tek taraflı çikolata kisti olan,
  6. İki taraflı ağır tüp etrafı yapışıklığı olmayan olgularda, seçici olarak, kendiliğinden gebe kalma şansını arttırmak için laparoskopik cerrahi planlanabilir. Bunun dışındaki olgularda laparoskopik kist ameliyatından uzak durmak gereklidir.

Çifte bir şekilde tüp bebek tedavisi planlanmış ise, bu olgularda da, tüp bebek öncesi çikolata kist ameliyatı yapmamaktayız. Çünkü kist ameliyatı, ameliyat yapmaya göre tüp bebek ile elde edilen gebelik oranını iyileştirmemekte ve de üstelik en yetkin ellerde bile yumurtalık rezervini azaltabilmektedir.

Endometrozis varlığı ve yaygınlığının (şiddeti; erken/ileri evre olması), tüp bebekte gebe kalma üzerine etkisi tartışmalıdır. Prof. Dr. Hakan Yaralı’nın son 15 yılda yapmış olduğu 3 yurt dışı çalışmada, biz, endometriozis varlığı ve şiddetinin, endometriozis olmayan olgular ile karşılaştırıldığında, tüp bebekte gebe kalma üzerine herhangi bir olumsuz etkisi olmadığını gözlemledik.

Endometriozisin evrelerinden, infertilite ile ilişkisine oradan Endometriozisde tüp bebek uygulamalarına kadar detaylı bir yazıya Endometriozis sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

D - Diğer Nedenler

Myom gebe kalamama ilişkisi tartışmalıdır. Rahimin içine doğru büyümüş ve/veya rahimin iç tabakasına baskı yapan myomlar, gebe kalamamaya katkıda bulunabilirler. Bunun dışında baskı yapmayan myomların gebe kalamamaya etkileri tartışmalıdır. Karın boşluğuna doğru büyüyen myomların doğurganlık üzerine olumsuz etkileri olmadığını düşünmekteyiz.

Rahim içine doğru büyüyen myomların uygun olanlarını histeroksopik yaklaşım ile etkin bir şekilde tedavi etmekteyiz. Bu konudaki daha detaylı bilgiye Myom makalemizden ulaşabilirsiniz.

Doğuştan rahim anomalilerinin (en sık olanı rahim içi perde (septum)dur. Septumun doğurganlık üzerine olumsuz etkisinden ziyade, düşük oranlarını artırdığına inanmaktayız. Bu gerekçe ile, gebe kalmakta sıkıntı, gebelik kaybı (düşük) öyküsü olmasa bile, orta/derin perdeleri, gebe kalmaya teşebbüs etmeden, histeroskopik yaklaşım ile kesmeyi arzulamaktayız. Septum ile ilgili daha detaylı bilgiye makalemizden ulaşabilirsiniz.


Puan Ver
3 Kişi. Ortalama puan: 5.00
İlk Yayımlanma Tarihi: 13.04.2021
Güncellenme Tarihi: 30.06.2021
Prof. Dr. MEHTAP POLAT
YAZAR
Prof. Dr. MEHTAP POLAT

Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

Prof. Dr. Mehtap Polat 2000 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda uzmanlığını tamamladı. 2015 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Doçenti, 2021 yılında da Profesör oldu. Prof. Dr. Mehtap Polat'ın yurt dışı ve yurt içi dergilerde yayınlanmış 50’den fazla makalesi ve bildirisi bulunmaktadır. Tüp bebek, endometriozis ve polikistik over sendromu tedavileri özel ilgi alanlarıdır